(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 11.05.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 10 Ağustos 2000 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacının Foça AMF.Dz.P.Tug.K.Ds.Tç.Muh.Bl.Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada 20.3.1998 günü gecesi saat 03 sularında nöbete gitmek üzere giyinirken aniden şuurunu kaybederek yere beyni üzerine düştüğü, yapılan tedaviler sonunda GATA Sağlık Kurulunun 11 Ocak 1999 tarih ve 11104 Sayılı raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, askerlikte usta nöbetçi erlerin nöbet çizelgesinde değişiklik yaptıklarının bir gerçek olduğu, olay hakkında soruşturma yapılmadığından olayın açıklığa kavuşamadığı, davacının askerliğe elverişsizlik halinin birincisinin düşmeye bağlı Epidural Hematom olduğu, ikincisinin ise doğuştan olan Hidrosefali olduğunun savunmada belirtilmesi nedeni ile davacıda doğuştan Hidrosefali varsa askere sevk edildiği sırada da askerliğe elverişsiz olduğundan askere alınmaması gerektiği idarenin askerliğe elverişsiz kişiyi askere almakla kusurlu olduğu belirtilerek 2.000.000.000.TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgele ile ilk kaza raporunun tetkikinden davacı ..........'in FOÇA AMF.Dz.P.Tug.Amf.Ds.Tb.Muh.Ds.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada 20 Mart 1998 tarihinde saat 04.30'da kendine ait olan ranzasından düştüğü, gürültüyü duyan 03- 05 saatleri arasında silahlık nöbetçisi olan Dz.P.Er ..........'in davacının yanına giderek durumunu sorduğu, davacının iyi olduğunu belirterek yatağına yattığı, yarım saat sonra başının ağrıdığını söyleyerek ayağa kalktığı ve tekrar yattığı kalk saati olan 06.30'da kaldırılmak üzere Dz.Er ..........'in davacının yanına gittiğinde kalkamayacak durumda olduğunu görmesi üzerine nöbetçi subayına haber verilmesi üzerine Foça Üs Revirine, oradan İzmir Mevki Askeri Hastanesine sevk edildiği, aynı gün ameliyata alındığı, yapılan tedaviler sonunda 22.5.1998 tarih ve 1621 Sayılı İzmir Mevki Askeri Hastanesinin sağlık kurulu raporu ile üç ay hava değişimi raporu verildiği, daha sonra sevk edildiği GATA Sağlık Kurulunun 21.9.1998 tarih 11104 Sayılı raporu ile Hidrosefali tanısı konularak Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davalı idarenin savunma ekinde gönderdiği GATA Baştabip Yardımcısı Prof.Hv.Tbp.Kd.Alb .......... ..imzalı .......... 6.3.2000 .......... tarihli davacı ..........'le ilgili olarak davacıda iki ayrı patoloji mevcut olduğu, birincisinin askerde iken ameliyat olma nedeni olan epidural hematom olduğu, ikincisinin ise doğuştan olan normal basınçlı Hidrosefeli olduğu askerlikle alakalı olmadığı her iki patolojide de Askerliğe elverişi değildir kararı verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dosyada mevcut Foça Amfibi Tugay Komutanlığının 7 Şubat 2000 tarih ve PER: 4060-330/00(SLA00) Sayılı yazısında davacı Dz.P.Er ..........'in 20 Mart 1998 tarihinde saat 21.00- 23.00 saatleri arasında nöbetçi olduğu saat 03.00'de nöbetinin bulunmadığı bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili nöbet çizelgesine rağmen nöbetçilerin nöbet saatinin usta nöbetçi erler tarafından değiştirildiğinin bir gerçek olduğu olay anında tahkikat yapılmamakla bu durumun açıklığa kavuşmadığı, ayrıca davacıda bulunan ikinci patolojinin doğuştan olduğu askere sevk edilirken davacının askerliğe elverişli olmadığının idarece tespit edilmemesinin hizmet kusurunu oluşturduğu ileri sürülmüş ise de; yukarıda izah edilen olayın ilk kaza raporuna göre saat 04.30 sıralarında olduğu ve silahlık nöbetçisi er tarafından görüldüğü, davacının ranzasından uyurken düştüğü nöbet görevi olmadığı için nöbetçinin yanında iyi olduğunu belirterek tekrar yatağına yattığı, ayrıca Amfibi tugay Komutanlığının 7 Şubat 2000 tarihli yazısında davacının 20 Mart 1998 tarihinde 21.00- 23.000 saatleri arasında nöbetçi olduğu, 03.00 sularında nöbetçi olmadığının bildirilmesi, davacıda doğuştan olan Hidrosefali rahatsızlığının bünyesel olduğu, askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığı, davacının da böyle bir rahatsızlığı olduğunu beyan etmemesi karşısında davacı vekilinin iddialarına itibar olunmamıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için;
1- Bir zararın varlığı,
2- Zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,
3- Zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması, Şartlarının birlikte tahakkuku gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu, idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle, ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte, davacının sakatlanmasının geceleyin ranzasında uyurken kendiliğinden düşmesi olup askeri hizmetin sebep ve tesirinden olmaması, ayrıca doğuştan olan Hidrosefali rahatsızlığının bünyesel olduğu ve askeri hizmetle ilişkisi bulunmadığı, davacının böyle bir rahatsızlığını beyan etmemesi nedeniyle zararlı sonuç ile eylem arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davacının sakatlanması olayında idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle;
1- Hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
2- Davacı tarafından peşin yatırılan 28.820.000. TL. harçtan 3.160.000. TL, başvurma harcı ile 4.240.000. TL. ilam harcının toplamı olan 7.400.000.TL. (Yedimilyondörtyüzbin TL.) harcın mahsubu ile arta kalan 21.420.000. TL. (yirmibirmilyondörtyüzyirmibin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
3- Sarf edilen posta pulu masraflarının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 74.500.000. TL. (Yetmişdörtmilyonbeşyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı ..........'in sakatlanmasının askerlik görevini ifa ettiği sırada ranzadan düşmesi neticesinde meydana geldiği, davacının nöbet hizmeti dışında ranzasından uyurken istemi dışında düşmesi olayının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile olmadığı kabul edilse dahi davacının doğuştan olan hidrosefeli rahatsızlığı nedeniyle başlangıçta askere alınmaması gerekirken davalı idarenin gerekli incelemeyi yapmadan askerliğe elverişli olmayan davacıyı askere almakla hizmet kusurunun bulunduğu, davacının bu rahatsızlığı sebebi ile ranzadan düştüğü kabul edilerek meydana gelen zarardan davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle sorumlu olduğu kanısında olduğumuzdan çoğunluk oyuna iştirak edemedik. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy