(743 S. K. m. 31, 42) (1602 S. K. m. 43)
Davacılar vekilleri, 25 Mayıs 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını Dz.Er. ...........'ün askerlik görevini yaptığı TCG Yıldırım Gemisinin güvertesinden (henüz yeterince bilinmeyen) bir nedenle denize düşerek ya da düşürülerek ölümüne mutlak gözüyle bakılan bir olay sonrasında kaybolduğunu, olayda idarenin ağır kusur ve ihmalinin bulunduğunu, maktul erin cesedi bulunamadığından nüfus siciline ölüm kaydı düşülemediğini, ağır hizmet kusurunun gerçekleşmediği kanısına varılsa dahi idarenin tehlike (kusursuz) sorumluluk kapsamında her koşulda sorumlu bulunduğunu belirterek davacı anne baba için ayrı ayrı 3.000.000.000' ar TL. maddi, 3.000.000.000'ar manevi, davacı kardeşler için ayrı ayrı 3.000.000.000'ar TL. manevi olmak üzere toplam 18.000.000.000 TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir. 1602 Sayılı Kanunun 2568 sayılı kanunla değişik 43/1 maddesi aynen; İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler hükmünü içermektedir. Bu hükme göre hakları ihlal edilenler haklarının yerine getirilmesini istemek zorunda olduklarına göre zararın kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Medeni Kanunun 31 ve 32 nci maddesine göre ölüm tehlikesi içinde gaip olan kimsenin ölümünün pek muhtemel görünmesi halinde, hakları ölüme bağlı kimselerin istemi üzerine hakim tarafından gaipliğe karar verilebileceği, gaiplik kararı verilmesi için ölüm tehlikesinden en az bir yıl yahut gaibin son haberinden beş sene geçmesi gerektiği, diğer taraftan ayni kanunun 28 nci maddesine göre Bir hakkın kullanılması için, bir kimsenin vücudunu yahut öldüğünü.... iddia eden kimsenin iddiasını ispat etmek mecburiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesinin açık hükmüne göre bir idari eylemden zarara uğrayan kimse dava açılmadan önce bu eylemin yazılı bildirimi veya eylemi başka suretle öğrendiği tarihten itibaren bir yıl (veya beş yıl) içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemek zorundadır.
İdari eylemlerde zararın belirlenmesi konusunda Mahkememizce kabul edilen ölçü; bedeni zararlarda hastalık veya sakatlığı ortaya koyan kesinleşmiş sağlık kurulu raporunun onay tarihi, ölüm halinde ise ölüm olayının davacıya duyurulduğu veya davacı tarafından duyulmuş olduğu tarihin eyleme ıttıla", tarihi olarak kabulü şeklindedir.
Davacıların yakını Dz.Elk.Er .........'ün askerlik hizmeti nedeniyle içinde bulunduğu TCG. Yıldırım Gemisinden seyir halinde bulunduğu esnada denize düşmüş ve aramalara rağmen bulunamamış ise de dava dosyasına ekli 17.01.2000 tarihli nüfus kayıt örneğine göre halen sağ görünmektedir.
Denize düşen bir kimsenin cesedinin bulunamamış olması ölümüne karine teşkil etmesine rağmen, Medeni Kanunun 31 veya 42 nci maddesine göre davacıların yakını hakkında ÖLÜ veya GAİP olduğuna dair hakim tarafından bir karar verildikten sonra 1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesi gereğince ilgili Kuruma müracaat edilerek ön karar tesisi ile bu kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde davanın açılması gerekir iken bu hususlara riayet olunmadan idareye müracaat edilerek 60 gün içinde cevap alınmaması üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmakta ise de er ......... nüfus kayıtlarında sağ olarak göründüğünden davacılar henüz halefiyet yoluyla da olsa davada taraf olma ehliyetini kazanamamışlardır.
Oysa dava ehliyeti dava şartlarından olup, 1602 Sayılı Kanunun 44/c maddesinde ilk incelemede dikkate alınarak hususlar arasında belirtilmiş, aynı kanunun 45 nci maddesinin A bendinde ise dava ehliyetinin yokluğu halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın davacıların dava ehliyetinin yokluğu sebebiyle REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy