(1111 S. K. Geçici m. 37)
Davacı vekili, 05.05.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin öğretmen olarak görev yapmakta iken 05.06.1998 tarihli çağrı ile devre kaybı olarak askere alınmak istendiğini, bu işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebi ile dava açtığı, davayı açtığı anda yürütmenin durdurulması kararı verilemediği için kanun gereği uzun dönem er olarak askerlik görevine başladığını, 7.10.1998 tarihinde verilen yürütmenin durdurulması kararının davalı idarece 25.12.1998 tarihinde yerine getirildiğini ve tekrar yedek subay aday adayı olarak işlem tesis edildiğini, 12.4.2000 tarihinde bedelli askerlik yapmak için başvuruda bulunduğunu, ancak bu istemin reddedildiğini, halen yürütmeyi durdurma kararı uyarınca askerde bulunmayan ve idare tarafından askere gitmeden önceki hale getirilerek yedek subay aday adayı olarak beklemekte olan müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığında kadrolu öğretmenlik görevine de devam ettiğini, bedelli askerlik yasasından yararlandırılmamasının hukuka aykırı bulunduğunu belirterek işlemin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi Dairemizin 14 Haziran 2000 gün ve Gensek No: 2000/723, Esas No:2000/435 Sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Suudi Arabistan Medine İslam Üniversitesinde İlahiyat alanında gördüğü eğitim sonucu, 15 Eylül 1995 tarihinde verilen lisans denklik belgesinin, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 31.03.1998 gün ve 12 Sayılı kararıyla iptal edilerek ön lisansa dönüştürülmesi nedeniyle daha önce yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının, MSB. lığının 07.09.1998 gün ve ASAL.:4400-55-98/Yd.Sb.Ş.CST.Ks. yazısı uyarınca er olarak tadil edildiği, askerlik şubesince, 22.6.1998 tarihinde er olarak askere sevk edileceğine ilişkin çağrı pusulasının 05.06.1998 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine, 15 Haziran 1998 tarihinde kayda geçen dilekçe ile er olarak askere sevk edilme işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesine, yürütmenin durdurulması istemli dava açtığı, 24 Haziran 1998 tarihinde er olarak Isparta 3 ncü Piyade Alayı Havan Er Eğitim Tabur Komutanlığına sevk edilen davacının yürütmenin durdurulması isteminin AYİM. 2. Dairesinin 7 Ekim 1998 gün ve Gensek No: 1998/1004, Esas No: 1998/540 Sayılı kararı ile kabul edilmesini takiben yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın icrasını teminen, er olarak alınan askerlik kararının tekrar yedek subay aday adayı olarak tadil edildiği ve 25 Aralık 1998 tarihinde terhis edildiği, bilahare davacının 4 Kasım 1999 tarihinde yürürlüğe giren 1111 Sayılı Askerlik Kanununa Geçici 37 nci madde eklenmesine ilişkin 2.11.1999 gün ve 4459 Sayılı Kanunla getirilen bedelli askerlik uygulamasından yararlanmak için yaptığı başvurunun anılan kanunun ...her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış... hükmünü amir olduğu, davacının ise 8 aylık askerlik hizmetinin bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine vekili aracılığıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının, Medine İslam Üniversitesinden aldığı diplomasına verilen lisans denklik belgesinin ön lisans denklik belgesine dönüştürülmesi işleminin iptali istemiyle açmış olduğu dava, Danıştay 8 nci Dairesinin 21.12.1999 gün ve E:1998/5003, K:1999/7840 Sayılı kararıyla reddedilmiş, davacı tarafından temyiz olunan hüküm Danıştay İdari Dava Daireleri Genel kurulunun 1.12.2000 gün ve E:2000/595, K:2000/l 195 Sayılı kararıyla onanmış bulunmaktadır.
Davacının, yedek subay statüsünden çıkarılarak er olarak askere sevk edilme işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açmış olduğu davada da, AYİM. 2. Dairesinin 04 Mayıs 2001 gün ve E: 1998/540, K.2001/362 Sayılı hükmüyle; Danıştay 8 nci Dairesinin kararı uyarınca davacının 1076 Sayılı Kanunun 3 ncü maddesinde belirtilen şartları taşımadığının anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununa 02.11.1999 tarih ve 4459 Sayılı Kanunla eklenen geçici 37 nci maddesinin birinci fıkrası aynen Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun fiili askerlik hizmetine başlamamış, 1 Ocak 1973 tarihinden önce doğan ve 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanununa tabi yükümlüler, istekleri halinde, bu Kanunun yürürlülüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları, 15.000 Alman Markı veya ödeme tarihindeki karşılığı konvertibl yabancı ülke parasını ya da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası parayı ödemeleri ve Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek birlik ve kurumlarda temel askerlik eğitimlerini yapmaları şartıyla askerlik hizmetlerini yerine getirmiş Sayılırlar. hükmünü amirdir.
Askerlik Kanununun geçici 37 nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esasların 5 nci maddesinde bedelli askerlik hizmetinden faydalanma şartları açıklanmış olup maddenin (a) bendinde 1.1.1973 tarihinden önce doğmuş ve henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak şartı yer almıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, yasanın öngördüğü her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.
Er olarak askere sevk edilme işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli dava açtıktan kısa bir süre sonra, 24.6.1998 .......... tarihinde askere sevk edilen ve AYİM. 2. Dairesinin 7 Ekim 1998 tarihli yürütmenin durdurulması kararı üzerine 25 Aralık 1998 tarihinde terhis edilen davacının, Medine İslam Üniversitesinden aldığı lisans denklik belgesinin ön lisans denklik belgesine dönüştürülmesi ve er olarak askere sevk edilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açmış olduğu davaların red ile sonuçlanmış olması karşısında, hakkında davalı idarece tesis edilen er olarak askere sevk edilme işleminde hukuka ve yasalara aykırı bir hususun bulunmadığı, dolayısıyla anılan tarihler içerisinde bir süre er olarak askerlik hizmetini ifa etmiş olan davacının Askerlik Kanununun geçici 37 nci maddesinde bedelli askerlik için öngörülen fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak koşulunu tanımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının bedelli askerlikten yararlandırılmaması işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacının, yurtdışında ilahiyat alanında yaptığı öğrenim sonunda, YÖK Başkanlığınca verilen 4 yıllık lisans denklik belgesinin, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 31.03.1998 gün ve 12 Sayılı kararı ile ön lisans denkliğine dönüştürülmesi üzerine, bu işlemin iptali için Danıştay'da dava açtığı, diğer taraftan Yükseköğretim Kurulunun denklikle ilgili kararı uyarınca davacının yedek subay adayı olarak alman askerlik kararının er olarak tadil edildiği ve Askerlik şubesince er olarak askere şevki için adına çıkarılan çağrı yazısının 5.6.1998 tarihinde kendisine tebliğ edilip sevk için çağırıldığı, davacının 15 Haziran 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 22 Haziran 1998 tarihinde er olarak askere alınması işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemli açtığı davada, yürütmenin durdurulması istemi hakkında hemen karar verilememesi sonucu 24 Haziran 1998 tarihinde er olarak askere sevk edildiği, yürütmenin durdurulması kararının AYİM. 2. D. nin 7.10.1998 gün ve Gensek No:1998/1004, Esas No: 1998/540 Sayılı kararı ile kabul edildiği, idarece yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın icrasını teminen er olarak alınan askerlik kararının tekrar yedek subay aday adayı olarak tadil edilip 25.12.1998 günü terhis edildiği, bu arada 4.11.1999 tarihinde bedelli askerlik yasasının yürürlüğe girmesi nedeniyle bu yasadan yararlanmak üzere başvuruda bulunan davacının isteminin fiili askerlik hizmetine başlamış olduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi davacının silahaltına alınması, askere şevkine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, hukuki zaruretler nedeniyle kısa sürede yürütmenin durdurulması kararı verilememesinden kaynaklanmaktadır. Yürütmenin durdurulması kararı üzerinde terhis edilen davacı, er olarak alınan askerlik kararı tekrar yedek subay olarak tadil edildiğine göre davacıyı yasanın öngördüğü anlamda fiili askerlik hizmetine başlamış olanlar kapsamında değerlendirmeye imkan bulunmamaktadır. Aksi takdirde davacıyla aynı hukuki durumda bulunmalarına karşın, yürütmenin durdurulması kararı askere şevklerinden önce sonuçlanmış olanlar ile askerlik hizmetinden kaçanların bedelli askerlik hizmetinden yararlanmaları, açtıkları davada yürütmenin durdurulması kararının hukuki zaruret nedeniyle geç verilmesi sonucu iyi niyetle, vatan hizmetine koşanların bedelli askerlik hizmetinden yararlanamayacakları gibi bir sonuç doğacaktır ki yasa koyucunun bunu amaçlamadığı açıktır. Bu itibarla davanın kabulü gerekirken, aksi görüşe dayalı çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy