(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 03.03.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hakkari J.Özel Hrk.Gr.K.lığında görevli olduğu sırada, 12 Ekim 1997 tarihinde operasyon görevi esnasında teröristlerle çıkan çatışmada yaralanarak, yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını ancak başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül hale geldiğini, cinsel gücünü ve üreme yeteneğini kaybettiğini, kamu külfetleri önünde eşitlik ilkesine göre zararların idarece karşılanması gerektiğini belirterek davacı .......... ; ..........'nın maddi zararları için 130.000.000.000.TL., manevi zararları için 5.000.000.000.TL., davacılardan ..........'nın bundan sonra düzenli bir cinsel yaşamı sürdüremeyeceği ve eşinden çocuk sahibi olamayacağı nedeniyle 5.000.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davacılardan ..........'nın Hakkari Jandarma Özel Harekat Grup Komutanlığı emrinde J.Astsb.Üçvş.olarak görevli iken, 12 Ekim 1997 tarihinde icra edilen operasyon sırasında PKK.terör örgütü mensupları ile girişilen silahlı çatışmada yaralanıp sakat kaldığı, davacının tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 6.1.2-000 gün ve 118 Sayılı raporu ile T 4 Parapleji tanısıyla 1.D/10 F.l Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz. 2.Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür. 3. Yüz yirmi gün iş ve gücünden kalmıştır. 4. Fonksiyon kaybı uzuv tadili niteliğindedir. 5. Hastanın bir yıl süre ile üropin te 3x1, duphalac syrup 3x1, Lioresal Tb. 3x1, Fleet enema 1x1 kullanması ve temini uygundur. 6. İki yıl süre ile günde bir adet canceen fastcath sonda no: 14 (5354) kullanması ve temini uygundur. 7. Bir adet ayaklıkları ve yanları çıkabilen katlanabilir şişme tekerlekli sandalye. 8. İki yıl süre ile günde bir adet covveen damla toplayıcı extral (5420) kullanması ve temini uygundur kararı verildiği, keza GATA Sağlık Kurulunun 09.08.2000 gün ve 191 Sayılı ek raporundan, yaralanması sonucu ereksiyon ve ejekülasyon disfonksiyonu oluşan davacının buna bağlı olarak cinsel gücünü yitirdiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının kusurunun olmadığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte olayın taraflara göre üçüncü kişi durumundaki teröristlerin eyleminden meydana gelmiş olması nedeniyle idarenin bu eylemden sorumlu tutulup tutulmayacağı, tutulacaksa sorumluluğun türü üzerinde durulmasına gerek görülmüştür.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Bilindiği gibi Güneydoğu ve Doğu Anadolu da yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve askeri kişi şehit olmuştur.
İdare Güneydoğu ve Doğu Anadolu da güvenliği sağlamak amacıyla kamu hizmetini yoğun şekilde ifa etmeye çalışmakta ve bu hizmeti ajanları vasıtasıyla yerine getirmektedir. İdarenin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığından mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceği gibi, bu tür faaliyetler sırasında kamu hizmetini ifa ederken zarar gören idare ajanının zarara uğramasında, hizmetin kurulmasından ve işletilmesinden doğan, idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından da söz edilemez. Dava -konusu zararın doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir olaydan kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olayla hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın yalnızca zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacıların zararlarının bu esaslara göre karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve Ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, maddi tazminat talebinde bulunan davacı ..........'ya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 2.11.2000 gün ve 71.462.036 Sayılı yazısından; Genel Müdürlüğün 15.09.2000 241269 Sayılı işlemi ile 15.07.2000 tarihinden itibaren 256.250.000.TL. 1. Derece TSK. vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 16.753.200.000.TL. emekli ikramiyesi ödendiği, ayrıca 3480 Sayılı Kanun uyarınca 2000 yılı için tahakkuk edecek (5 ay 15 günlük) tütün ikramiyesinin 01.01.2001 tarihinde tespit edilecek memur maaş katsayısı esas alınarak 2001 yılının ilk üç ayı içerisinde ödeneceği, davacının görevle ilgisi olmayan bir sebepten yaralanması halinde sandığa tabi olarak geçen 10 yıl 9 ay 15 gün hizmeti esas alınarak 15.07.2000 tarihinde 141.900.000.TL. aylık bağlanacağı, 4567 Sayılı Kanun uyarınca takip eden yıllarda her yılına bir kademe ve her üç yılına bir derece verilmek suretiyle intibak durumunun değişmesi, gösterge ve ek göstergesinde meydana gelecek değişiklikler nedeniyle emekli aylıklarının kademeli olarak artacağı, emekli ikramiyesinde herhangi bir değişiklik olmayacağı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklananlara ek olarak 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun Hükümleri uyarınca davacı ..........'ya 17.02.1998 tarihinde 253.545.000.TL. avans, 01.05.2000 tarihinde bakiye 25.983.925.000.TL. nakdi tazminat ödenmiştir. 2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların göz önünde tutulacağı belirtilmiştir.
Kira yardımından yararlanmayacağına ilişkin taahhütte bulunan davacı ..........'nın maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış ise karşılanmayan zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından Mahkememizin talimatı uyarınca 2/4 nispetindeki bakıcı zararı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda düzenlenen 04 Ocak 2001 tarihli bilirkişi raporunda; davacının nakdi tazminat yararının mahsubundan sonra 35.436.524.486.TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacılardan ..........'ya av nedeniyle çektiği aça ve ızdırablarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacının sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Diğer yandan bir olayda kocanın erkeklik gücünün tamamen kaybedilmesi halinde evlilik birliğinin doğal sonucu olan bu zararın karı için de doğrudan gerçekleşmiş bir zarar olması, bu olay sebebiyle evli kadının manevi yönden duyacağı üzüntü ve mahrumiyetin yansıma yoluyla doğrudan 1 doğruya maruz kalınan zararlar içerisinde yer alması nedeniyle eşinin cinsel gücünü kaybetmesi sonucu manevi zarara uğradığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunan davacı ..........'ya duyduğu ve ileride duymaya devam edeceği üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davalı idarece, müracaat dilekçesinde idareden talep edilen tazminat miktarının dava dilekçesinde arttırılarak talep edildiği, oysa artırılan kısım için idareye müracaat şartı yerine getirilmediğinden reddinin gerektiği ileri sürülmüş ise de, ön müracaatın yargısal bir talep olmayıp meselenin belki sulhen çözümlenebilmesi için yapılan bir müracaat olması, idari davalarda iddianın genişletilmesi yasağının dava açma süresi geçirildikten sonra başlaması, ön müracaat dilekçesinin dava dilekçesi niteliğinde bulunmaması karşısında idarenin bu istemi kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı ..........'ya takdiren 35.436.524.000.TL. (otuzbeşmilyardörtyüzotuzaltımilyonbeşyüzyirmidörtbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Takdiren davacı ..........'ya 2.700.000.000.TL. (ikimilyaryediyüzmilyon TL.), davacı ..........'ya 1.000.000.000.TL. (birmilyar TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya emekli aylığının bağlandığı 15 Temmuz 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmolunan manevi tazminatlara olay tarihi olan 12 Ekim 1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan 1.580.000.000.TL. (birmilyarbeşyüzseksenmilyon TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
6- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 40.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 27.000.000.TL. (yirmiyedimilyon TL.) sının davacılar üzerinde bırakılmasına, 13.000.000.TL.(onüçmilyon TL.) davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 18.250.000.TL. (onsekizmilyonikiyüzellibin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 184.137.000.TL.(yüzseksendörtmilyonyüzotuzyedibin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy