(657 S. K. m. 12)
Davacı 13 Haziran 2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Ocak 1999 tarihinden itibaren hidrozin gazıyla bilfiil çalışan personele eleman temininde güçlük zammı ödenmeye başlanıldığını, kendisinin de aldığını, ancak bu ödemelerin 3 Aralık 1999 tarihinden itibaren yapılmasının gerektiğinin Dz.K.K. lığının emri ile bildirilmesi üzerine Mayıs 2000 tarihinden itibaren maaşından kesilmeye başlanıldığını, bunun bir mahkeme kararı olmadan ve Amme Alacağı konumuna girmeden yasal faizi ile birlikte kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yasal dayanaktan yoksun işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM. 2 nci Dairesinin 28.06.2000 gün ve 2000/478 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dz. K.K.lığı TCG. Zafer Komutanlığında görevli bulunan davacıya Bakanlar Kurulunun 21 Aralık 1998 gün ve 98/12223 sayılı kararında Hidrazin maddesi ile bilfiil çalışan personele Eleman Temininde Güçlük Zammı verilmesinin karara bağlanması üzerine Ocak 1999 tarihinden itibaren ödenmeye başlandığı, ancak bu zammın Dz.K.K. lığının 271902 CMAR 00 TSG.'lu, DZ/2138 HRK:0940-1872-0/HRK.PL.TSK.S.(2) sayılı emri ile ödenmeye başlanma tarihinin 3 Aralık 1999 olarak kabul edilmesi nedeniyle Mayıs 2000 tarihinden itibaren maaşlardan kesilmeye başlanıldığı dava dosyasındaki belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası, idare tarafından sehven ödenen eleman teminindeki güçlük zammının mahkeme kararı olmaksızın rızası bulunmadığı anlaşılan davacının maaşından re'sen kesilip kesilmeyeceği hususudur.
Kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleminin kanunla düzenleneceği (Anayasa madde 128/2) ilkesi, aynı zamanda özlük haklarında yapılacak kesintilerin kanuniliği prensibini de beraberinde getirmiştir. Bu durum kamu görevlilerinin güvencesinin kaçınılmaz bir sonuç ve gereğidir. Kamu görevlilerinin aylık ve diğer özlük haklarından kanunlarda (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 488 sayılı Damga Vergisi kanunu, 205 Sayılı Ordu Yardımlaşma Kanunu vb.) özel hüküm bulunan haller ile kesinleşmiş yargı kararları üzerine kesinti yapılabilir.
Yasal yada kesinleşmiş yargı kararı gibi bir dayanak bulunmaksızın, idarece kamu görevlisinin aylık ve özlük haklarından kendiliğinden devlet alacağına mahsuben kesinti yapılması hukuki sayılamaz. Bu tür yapılan bir kesinti olsa olsa kamu otorite ve gücüne dayanılarak yapılan bir tahsil olur.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 2670 Sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin İkinci fıkrasında devlet memurlarının kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizliği sonucu idare zarara uğrarsa, zararın ilgili memura ödettirileceği, anılan hükmün üçüncü fıkrasında ise belirli bir limiti (zararın meydana geldiği tarihte en alt derecenin 1. kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısı) geçmeyen zararların memurun kabul etmesi halinde idarece tahsil edilebileceği belirtilmiştir. Memurun rıza göstermemesi halinde yargı yerinden hüküm alınması zorunludur.
Hatalı tahakkuk sonucu aylığın, yan ödemenin, harcırah ve tazminatın yanlış veya fazla ödenmesi gibi hallerde, ödenen paranın idari dava açma süresi geçtikten sonra kamu görevlisinden istenemeyeceğini söylemenin hukuki ve mantıki bir dayanağı yoktur. Davalı idare yapılan bu ödemeleri haksız zenginleşme ve alacağı mahkeme kararı yoluyla tahsil edebilecektir.
Devlet memurunun haksız fiil ile idareyi zarara uğratması halinde devlet alacağının memurun rızası veya yargı kararı ile tahsili esasının benimsendiği hukuk düzenimizde, idareyi yanıltıcı bir hareketi, kusuru bulunmayan devlet memuruna sehven yapılan fazla Eleman Temininde Güçlük Zammı ödenmesi nedeniyle idarenin alacağını kendiliğinden ve aylıktan kesinti yapmak suretiyle geri alabilmesini kabul etmenin imkanı bulunmamaktadır. Davalı idarenin tesis ettiği işlemin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
Davacıya Ocak 1999-Aralık 1999 tarihleri arasında sehven ödenen Eleman Temininde Güçlük Zammının, usulüne uygun adli yargı yoluna başvurup kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olmaksızın Mayıs 2000 tarihinden itibaren davacının aylığından kesintiler yapılarak geri alınması işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy