(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 28.08.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 20 Aralık 2000 tarihinde kayda geçen cevap layihasında, davacıların yakını müteveffa er ..........'in Tekirdağ Çerkezköy 5 nci Ko.Loj.Destek Komutanlığında askerlik görevini yaptığı sırada 30.08.1999 tarihinde aynı birlikte görevli Ord.Er .......... : .......... tarafından silahla vurulmak suretiyle öldürüldüğü, sanığın kasten adam öldürme suçundan cezalandırıldığı, olay günü maktulün kontrol nöbetçisi olması nedeniyle sanık ve arkadaşına nöbet kulübesinde oturmayıp nöbet güzergahına devriye gitmelerini istemesi üzerine olayın meydana geldiği, olayın hizmetin yürütülmesi için müteveffanın görev bilinci ve görev sorumluluğu ile hareket etmesinden kaynaklandığı, idarenin kusursuz sorumluluğu yanında hizmet kusurunun da bulunduğu, olayda müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı, olayın kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında kamu ajanının yeterince eğitilmemesinden kaynaklandığı belirtilerek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 4.000.000.000.er TL. maddi, 700.000.000.ar TL. manevi, davacı kardeşler için ayrı ayrı 300.000.000.er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda 5 nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 20.3.2000 tarih ve 2000/537- 141 Esas ve Karar Sayılı gerekçeli hükmü ile Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 2.8.2000 tarih ve 2000/403- 468 Esas ve Karar Sayılı onama ilamının tetkikinden; Sanık Ord.Erd.Er .......... ile Maktul Ord.Er ..........'ın Çorlu 5.Kor.Loj.Destek K.lığı 51053 Mühümmat Bl.K.lığında görev yaptıkları sırada 30.08.1999 tarihinde sanığın Er .......... ile birlikte 02.30- 04.30) saatleri arasında Aydın- 2 nöbetçisi, maktul Ord.Er ..........'ın ise Ord.Er ..........'la birlikte Aydın- 3 nöbetçisi ve aynı zamanda Aydın nöbet bölgesi unsur komutanı olduğu, ancak maktulün daha önce nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan ceza alması sebebiyle silahsız nöbet tuttuğu, saat 03.00 sıralarında maktulün unsur komutanı olması nedeniyle nöbetçileri kontrol etmek için Aydın- 2 nöbet kulübesine gelip, sanığa ve diğer nöbetçi ..........'e kulübede durmamalarını devriye gezmelerini söylediği, bunun üzerine sanığın neden devriye gezecekmişiz, git diye söylemesi üzerine aralarında tartışma başladığı, ancak ..........'in devriye çıkacaklarını söylemesiyle maktulün kendi nöbet kulübesine gitmek için ayrılıp 20 m. Kadar uzaklaştığı sırada sanığın da kulübeden çıkarak maktule dur gitme diye seslendiği, maktulün durup dönmesi üzerine de nöbet hizmeti gereği hamili bulunduğu kaleşnikof marka silahının kurma kolunu çekip bırakarak silahı atışa hazır duruma getirdiği, bu arada maktulün seninle sonra görüşürüz dedikten sonra sanığa doğru hızla koşmaya başladığı, sanığa 3-4 metre mesafe kala sanığın maktulü hedef alarak seri şekilde ateş ettiği ve maktulün yere düştüğü, yere düşen maktule yine ateş ettiği, toplam 16 mermi attığı, ..........'in baş, göğüs ve sırt bölgesine isabet eden 10 merminin meydana getirdiği tahribat sonucu öldüğü, sanığın öldürme eyleminden sonra gözlem altında tutulduğu odaya gelen ve yaptığını beğendin mi? diye soran ..........'e olay tarihinden iki üç ay kadar önce ..........'ın gazinoda kendisini dövmesi olayından söz ederek hak etmişti o kadar kişinin içinde beni rezil etti, bana yumruk attı dediği, böylece sanığın kasten adam öldürmek suçunu işlediği kabul edilerek neticeten 20 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir.
Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasız zorunludur.
Müteveffa ..........'in ölüm olayının nöbet görevinin yürütülmesi sırasında müteveffanın unsur komutanı olması nedeniyle sanık .......... ile nöbetçi Er ..........'e nöbet kulübesinde durmamalarını devriye gezmelerini söylemesi üzerine çıkan tartışmadan kaynaklandığı, eylem ile hizmet arasında illiyet bağının bulunduğu, bu nedenle sararın zarar görenler üzerinde bırakılmayarak ajanın görev kusuru sebebiyle kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği ve olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacılar olay sebebiyle bir yarar sağlamamışlardır. T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 31.08.2000 tarih ve 78.574.031 Sayılı yazılarından müteveffanın yetimlerine aylık bağlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 19 Nisan 2001 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden, davacı anne ..........'in maddi tazminat hak edişinin 2.077.907.844.TL. davacı baba ..........'in maddi tazminat hak edişinin 1.508.393.357.TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırablarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukaa geliş şekli ve tarihi, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..........'a 2.078.000.000. TL. (İkimilyaryetmişsekizmilyon TL.), davacı baba Cemal ÜNAL'a 1.508.000.000.TL. (Birmilyarbeşyüzsekizmilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak davacı anne .......... ile davacı .......... baba ..........'a .......... ayrı .......... ayrı .......... 700.000.000. TL. (yediyüzmilyonar TL.) manevi tazminat verilmesine,
3- Takdiren davacı kardeşler .......... ile ..........'a istemlerine bağlı kalınarak ayrı ayrı 300.000.000.er TL. (üçyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 1 Mayıs 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 30 Ağustos 1999 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1999 tarihe kadar %50 (yüzde elli) 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) olarak uygulanmasına,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 11.035.000.TL. sinin davacılar üzerinde .......... bırakılmasına, 8.965.000.TL. (Sekizmilyondokuzyüzaltmışbeşbin TL.) sinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 9.500.000.TL. (dokuzmilyonbeşyüzbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak dav acılara verilmesine,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan 116.050.000 TL (Yüzonaltımilyonellibin TL.) harcın istek halinde davacılara iadesine
9- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 150.586.000.TL. (Yüzellimilyonbeşyüzseksenaltıbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
11- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 76.914.000.TL. (yetmişaltımilyondokuzyüzondörtbin TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacılar manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmişler ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacıların olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy