(1111 S. K. m. 2/10, 10/10)
Davacı vekili, 20.07.2000 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 28.07.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bulgaristan Halk Cumhuriyeti vatandaşı olan müvekkilinin 1971 yılında Türkiye'ye göç ederek, Türk vatandaşı olduğunu, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti meri kanunlarına göre 28.05.1971 tarihinde askerlik hizmetini yaparak terhis edildiğini ve 31.05.1971 tarihli belgeyi aldığını, müvekkil ve ailesinin 13.01.1972 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanlarını aldıklarını verilen nüfus cüzdanında askerlikle ilişiğinin olmadığının yazılı olduğunu, 09.05.1974 tarihinde mühürlendiğini, 1979 yılında Almanya'ya giderek burada yerleştiğini, Türkiye'deki yakınlarından asker kaçağı olarak arandığını öğrenmesi üzerine Gaziosmanpaşa / İstanbul Askerlik Şubesine müracaat ederek askerlik yaptığına dair belge fotokopilerini sunarak askerlik hizmetinden muaf tutulmasını talep ettiğini, talebinin reddedildiğini, müvekkilinin Bulgaristan'da askerlik hizmetini yapmış olması nedeniyle 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2/10 ve 10/10 ncu maddeleri gereğince askerlik hizmetini yapmış sayılması gerektiğini,
Bulgaristan yetkili makamlarından alınan ve üzerinde Filibe Başkonsolosluğunun da imzasını taşıyan belgenin gerçek olduğunu, askerlik hizmetini yaptığını kanıtladığını, Milli Savunma Bakanlığının emrinin normlar hiyerarşisi gereğince kanun maddelerinin önüne geçemeyeceği gibi yayınlanma tarihlerinin olay ve askerlik yapılma tarihi olan 1971 senesinden sonra olması nedeniyle olaya uygulanamayacağını, müvekkiline verilen nüfus cüzdanında askerlik hizmetini yaptığının kabul edildiği ve yedeklik yoklamalarının yapıldığını, idarece önce askerlik hizmetini yaptığının kabul edilerek sonradan asker edilme kararının yok hükmünde olduğunu, Askerlik Kanununda 18 yaş mükellefiyetinin bulunması nedeni ile Bulgaristan'da bu yaştan önce askerlik yapılamayacağını kabul etmenin hakka uygun düşmediğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu, kamu yararı ile bağdaşmadığını, aradan geçen süre itibariyle idari istikrar ilkesi uyarınca da işlemin iptalinin gerektiğini, müvekkilinin Bulgaristan'da yapmış olduğu askerlik hizmetinin Türkiye'de sayılmaması ve yeniden askerlik yapmasına dair işlemin idari istikrar ilkesi uyarınca hukuka aykırı olması nedeniyle işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, idarece gönderilen bilgi ve belgeler ile davacının askerlik dosyasının incelenmesinden; 24.05.1954 doğumlu olan davacının, Bulgaristan göçmeni olarak 23.06.1971 tarihinde Türkiye'ye geldiği, 24.06.1971 tarihinde müracaatla Bakanlar Kurulunun 23.09.1971 tarih ve 7/3190 Sayılı kararı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına kabul edildiği, 13.01.1972 tarihinde nüfusa tescil edildiği, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Kanunlarının emrine mutabık ve usullerine uygun olarak askerlik hizmetlerini ifa ettiğine dair 1235 / 28 Mayıs 1971 tarihli Bulgarcadan askerlik belgesinin aslından tercüme edilen İstanbul Gaziosmanpaşa Birinci Noterliğinin belgesini Eyüp Askerlik Şubesi Başkanlığına ibraz ettiği, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 06.03.1974 tarih ve Esas No:304, Karar No:205 Sayılı kararı ile bu belge esas alınarak yurda geldiği tarihte askerliğini geldiği yerde yapmış olduğu anlaşıldığından 1111 Sayılı Kanunun 2 nci maddesi ve 1315 Sayılı Kanunun 1 O/c maddesinin 3 ncü bendi gereğince ileride çıkacak kanun esasları çerçevesinde hakkında gerekli işlemin yapılmasına oy birliği ile karar verildiği, yedek statüye geçirildiği ve yoklamalarının yapıldığı, 1977 ve 1979 yıllarında Askerlik Şubesine müracaatı üzerine yurtdışına çıkmasında sakınca olmadığına dair belge verildiği, Gaziosmanpaşa Askerlik Şubesi Başkanlığının 13 Nisan 1982 tarihli yazsısı ile Milli Savunma Bakanlığının 09.12.1981 gün ve ASAL:0526-146-81/Er İşl.Ş. Özel İşl.Ks. Sayılı emri gereğince davalının yurda girdiği tarihte 22 yaşını ikmal etmediği, Bulgaristan'da askerlik yaptığına dair askere sevk ve terhis tarihlerini gösterir belge veremediğinden askere sevk için takibine başlandığı anlaşılmaktadır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesinde muhacirlerin askerlik çağlarının başlangıcı geldikleri yılda nüfus kütüklerine geçen yaşlarına ve bu esasa göre hesap olunur. Nüfus doğum kağıtlarında doğumlarının ay ve günü yazılı olmayanların doğum günleri yılın Temmuzunun birinci günü Sayılır - Geldikleri yıl ikinci kanun birinde 22 yaşını bitirmiş olanlar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirilirler. Bu gibilerin her ne sebeple olursa olsun nüfus kütüğüne yazılmalarının gecikmiş olması, geldikleri zaman yaşlarına göre başlayacak olan askerlik çağlarını geciktirmez. - Eski memleketlerinde askerlik ettiklerini veya bunun yerine bedel verdiklerini teşvik edenler tekrar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları yerli erbaş ve er ile yedeğe geçirilirler... hükümlerini içermektedir.
Yine aynı Kanunun 10/10 ncu maddesinde Türkiye'ye girdikleri tarihte yirmi iki yaşını doldurmuş veya geldikleri memlekette askerlik yapmış oldukları anlaşılan, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna girmiş göçmenler asker edilemezler. hükmü öngörülmüştür.
Davalı idarenin davacıyı askere şevkine dair işleminde, davacının yurda geldiği tarihte 17 yaş 1 ay günlük olmasının, Bulgaristan'da askerlik çağının 18 yaşında başlaması ve bedel ödeme usulünün 1953 yılında kaldırılmış olmasının ve bu nedenle davacının ibraz ettiği Bulgaristan'da askerlik hizmetini ifa ettiği şeklindeki belgenin kabul edilmemesinin etken olduğu, davacının Bulgaristan'da askerlik yaptığına dair 28 Mayıs 1971 tarih ve 1235 Sayılı belgenin İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 06.03.1974 tarihli kararı ile geçerli belge olarak kabul edilerek yedek statüye geçirildiği, bu statüsü devam ederken 8 yıl aradan sonra yeniden askere şevki için takibe başlandığı bu şekilde tesis edilen yedeğe ayırma işleminin geri alındığı anlaşılmaktadır.
Hukukun amacı, toplumda süreklilik ve güvenliği sağlamak dolayısıyla hukuki ilişkileri de bu temel amacı gerçekleştirecek şekilde düzenlemektir. İdarenin, davacının ibraz ettiği Bulgaristan'da askerlik hizmetini yaptığına dair belgeyi yeterli kabul ederek davacıyı yedeğe ayırma işlemini geri alması ancak sunulan belgelerin sahte olması ye gerçeği yansıtmaması halinde olanaklıdır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti arasında 22.03.1968 tarihinde Ankara'da imzalanan Resmi Gazetenin 31.07.1969 tarih ve 13263 Sayılı nüshasında yayınlanan Göç Anlaşmasının 5 nci maddesinde göç edenlerin beraberlerinde getirebilecekleri belgelerden olduğu belirtilen askerlikle ilgili ve Bulgaristan makamlarınca düzenlenmiş belgeyi idareye ibraz eden davacının bu belgesinin değerlendirilmesi sonucu belgenin muteber kabul edildiği ve davacının yedek statüye geçirildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare savunmasında her ne kadar Bulgaristan'da 1953 yılından itibaren bedel usulünün kalktığını, askerlik çağının 18 yaşında başladığını, davacının yaşı itibariyle Bulgaristan'da askerlik yaptığının kabul edilemeyeceğini, Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçmen olarak gelenlerden 100 - 500 leva arasında bir vergi alındıktan sonra askerliklerini yaptıklarına dair belge verildiğini ileri sürmekte ise de davacının askerlik yaptığına ilişkin belgelerin sahteliği ya da gerçeği yansıtmadığı konusunda somut bir kanıt ortaya koyamamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ..........'in Bulgaristan'da yapılan askerlik hizmetinin sayılmayarak yeniden askere sevk edilme İŞLEMİNİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy