(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 46)
Davacı vekili, 17.07.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Erzurum-Şenkaya Askerlik Şubesinde asker alma memuru olarak görev yaptığını, 14.05.1999 tarihinde aynı yerde görevli P.Er ...................... tarafından hamili olduğu silahla vurularak yaralandığını, soruşturmanın 9 ncu Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinde devam ettiğini, bu yaralanma nedeniyle davacının tedavi gördüğünü, mesaiye gidemediğini, fizik tedavisinin devam ettiğini, 10.03.2000 tarihinde Mareşal Çakmak Hastanesi tarafından 90 gün iş ve güç kaybı olduğuna dair rapor verildiğini, ayağından sakat kaldığını, davalı idarenin ajanı olan ve idare tarafından görevlendirilen erin davranışları neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, ömrünün sonuna kadar sakat yasayacağını, erin görevlendiren, silahları görevli olmadıkları zaman ulaşamayacakları yere koymalarını denetlemeyen, askerlerin istedikleri şekilde ve zamanda tüfeklere ulaşmasına sebep olan, yeterli güvenlik önlemlerini almayan, çalıştırdığı erleri denetlemeyen idarenin Anayasa gereğince davacının maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumunda olduğunu belirterek 5 milyar TL. maddi ve 5 milyar TL. manevi olmak üzere toplam 10 milyar TL. manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile özel gizlilik derecesiyle gönderilen Ayrıntılı Kaza ve İdari Tahkikat Raporunun incelenmesinde; davacı ......................nin Erzurum-Şenkaya Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde sivil memur olarak görevli bulunduğu, 14.05.1999 tarihinde aynı Şubede görevli P.Er ...................... tarafından hamili olduğu kaleşnikof marka tüfek ile çalışma odasında yaylım ateşine tutularak yaralandığı, yapılan tedavileri sonucunda; Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesinin 22.09.2000 tarih ve 669 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile Sol femur kirik ameliyatlısı, dizde (Ateşli silah yaralanmasına bağlı) hareket kısıtlılığı teşhisiyle % 20 oranda çalışma gücü yapmıştır. kararı verildiği, 14.06.2000 tarihinde görevine yeniden başladığı, olaya sebebiyet veren P.Er ...................... hakkında Öldürmeye tam teşebbüs suçundan açılan davada Erzurum 9 ncu Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 01.06.2000 tarih ve 2000/211-173 Esas ve karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın Oltu Ağır Ceza Mahkemesine intikal ettirildiği, davacının yaralanıp sakat kalması olayında herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı yararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının yaralanarak % 20 çalışma gücü kaybına uğramasında, hizmetin kurulması ve isletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusuru söz konusu değil ise de, zararın, bir kamu hizmetinin ifası sırasında, idarenin ajanı durumunda bulunan P.Er ......................ün suç teşkil eden kasti fiili sonucu ve idareye ait silahın kullanılması sonucu meydana geldiği, zararla eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, davacının olayda bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından zararın davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacıya tedavileri sonucunda, % 20 çalışma gücü kaybı olduğuna ilişkin rapor verilmiş ve 14.06.2000 tarihinde görevine başlamıştır. Olaydan önce almakta olduğu aylık ile olaydan sonra almaya devam edeceği aylıkları açısından emsali memurlara göre bir fark bulunmamaktadır. Ancak geçirdiği yaralanma ve tedavileri sonucunda vücut fonksiyonunda belli bir oranda kayıp ortaya çıkmıştır. Beden gücü kaybına rağmen davacının gelirinde bir eksilme meydana gelmemiş olup emsali memurların aldıkları miktarda aylık aldığı anlaşılmıştır.
Beden gücünün belli bir oranda yitirilmesi halinde aynı işin yürütülmesi için daha fazla çaba harcanmasının gerekmesi karşılığı olarak ifade edilebilecek olan efor tazminatı, Borçlar Kanununun 46 nci maddesinde düzenlenmiştir. Beden gücü kaybına uğrayan kişinin aynı işi sakatlanmasından önceki duruma ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ederek yapması gerekeceğinden hareket edilerek, bu kişinin zararının fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir.
Davacının maddi zararının (efor tazminatı) tespiti amacı ile resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 25.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi hak edişinin 18.729.400.000.TL. olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacının istemine bağlı kalınarak uygulama yapılarak davacıya maddi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili hükmedilecek maddi ve manevi tazminata ölüm tarihinden itibaren yasal faiz isletilmesini istemiş ise de, ortada bir ölümün bulunmadığı, bunun sehven yazıldığı asıl amacının olay tarihi olduğu kabul edilmiştir.
Davacının olay tarihinden itibaren yeniden göreve başladığı tarih olan 14.06.2000 tarihine kadar çalışmaksızın aylığını aldığı, çalışmadan aylık almaya devam eden bir kimsenin fazla efor kaybetmesinin düşünülemeyeceği gerçeği karşısında hükmolunan maddi tazminata davacının yeniden göreve başladığı 14.06.2000 tarihinden itibaren, manevi tazminata ise istem gibi olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak Davacı ......................ya 5.000.000.000.TL. (Beş Milyar TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Davacı ......................ya takdiren 1.000.000.000.TL.(bir milyar TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden göreve başladığı 14.06.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 14.05.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık % 50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy