(2709 S. K. m. 125) (5434 S. K. Ek. m. 20)
Davacı vekilinin 20.07.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; J.Astsb.Kd.Çvş ..........'un Mardin- Savur İlçe J.K.lığı emrinde görevli iken 06.08.1999 tarihinde keşif gözetleme ve pusu faaliyeti icra ederken görevlendirildiği Rabi Tepe'de bazı terörist yuvalarına karşı 60 mm.lik havan uygulaması atışları esnasında, nişancı yardımcısı tarafından havan namlusuna bırakılan merminin patlamaması nedeniyle, namludan erin çıkaramadığı mühimmatı usulüne uygun olarak çıkartırken, patlaması sonucu merminin göğsüne isabet etmesiyle şehit olduğunu, bu üzücü olay nedeniyle şehidin eşi ve kızına devletin maddi yardımda bulunduğunu, bunun müvekkillerinin destekten yoksun kalmaları nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi kayıpları giderecek ölçüde olmadığım, olayın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilmediğinden müvekkillerine bağlanan maaş ve ikramiyenin düşük olduğunu, 15.05.2000 tarihinde davalı idareye başvurduklarını ve cevap alamadıklarını, şehidin eşi .......... için 1 milyar TL. maddi, 1.5 milyar TL. manevi ve kızı .......... için 7 milyar TL. maddi, 1.5 milyar TL. manevi tazminat verilmesini talep ve dava etmişdir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; müteveffanın Mardin- Savur İlçe J.K.lığı emrinde görev yapmakta iken, 06.08.1999 tarihinde havan mühimmatı atışları esnasında, nişancı yardımcısı tarafından havan namlusuna bırakılan merminin patlamaması nedeniyle, namludan erin çıkaramadığı mühimmatı çıkarmaya uğraşırken patlayan havan mermisinin göğsüne çarpması sonucunda vefat ettiği, konu ile ilgili olarak 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı- Diyarbakır tarafından yapılan soruşturma neticesi 03.02.2000 tarih ve Esas No:2000/107, Karar No: 2000/129 Sayılı kararı ile hakkında 353 Sayılı Kanunun 105 ve 107 nci maddeleri uyarınca KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu için zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması içinde zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayda davacıya komutanlığı tarafından Rabi tepeden bazı bölgelere 60 mm.lik havan uygulaması yapılması hususunda K/G ve pusu faaliyeti görevi icra etmek maksadıyla Destek Tim Komutanı olarak emir verildiği, bölgelerden birine atışların yapılarak tamamlandığı, diğer bölgeye bir adet havan tahrip mühimmatının yapıldığı ve bununda tamamlandığı, son atışın müteveffa tarafından aydınlatma mühimmatı ile yapılmasının istenmesi üzerine aydınlatma mühimmatı getirilerek usulüne uygun biçimde atışa hazırlandığı, nişancı yardımcısı tarafından merminin namluya bırakıldığı, ancak mühimmatın ateşlenmediği, müteveffanın namluda kalan merminin çıkartılması için emir verdiği, fakat eratın mühimmatı namludan çıkaramadığı, müteveffanın usulüne uygun bir şekilde mermiyi namluda çıkartırken patlamanın meydana geldiği ve davacının vefat ettiği görülmekle, burada davalı idarenin hizmet kusuru veya davacılar yakınının kusurlu olduğuna dair tevsik edici herhangi bir belge bulunmamaktadır. Ancak hizmet ile zarar arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Bu sebeple zararın zarar gören üzerinde bırakılmayıp tüm topluma yansıtılması hakkaniyet sonucu olduğundan, zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 16.02.2001 gün ve B.07.1.EMS.0.10.01.01./71.276.023. Sayılı yazısında; Sandık Yönetim Kurulunun 18.05.2000 tarih ve 194466 Sayılı işlemi ile toplam 7 yıl 7 ay 8 gün hizmetine karşılık 9. derece 3.kademe intibakı üzerinden 15.08.1999 tarihinden itibaren 1. derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malullüğü aylığı bağlandığı, ayrıca 3480 Sayılı kanun uyarınca 1999 yılı için eşine ve kızına 69.050.000'er TL, anne ve babasına 34.530.000.'er TL. olmak üzere toplam 207.160.000.TL., 2000 yılı için eşine ve kızına 243.200.000.'er TL., anne ve babasına 121.600.000.'er TL. olmak üzere toplara 486.400.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği, hizmetinin karşılığı olan ve Emekli Sandığı Kanununun ek 20 nci maddesi uyarınca 7 yılına karşılık 4354 Sayılı Kanun uyarınca verilen ikramiye farkı dahil olmak üzere eşine 530.400.000.TL., kızına 265.200.000.TL., anne ve babasına 132.600.000'er TL. olmak üzere toplam 1.060.800.000.TL. emekli ikramiyesi ödendiği, 01.09.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4567 Sayılı Kanun kapsamında olan' davacıların söz konusu kanun uyarınca aylıklarının 01.09.2000 tarihinden itibaren daha önce (9. derece, 3. kademe olan intibakı esas alınarak bağlanmış iken) 4567 Sayılı Kanun ile tespit edilen 8. derece 1. kademe (660 gösterge) ve 850 ek gösterge ile 15760 katsayı esas alınarak aylıklarının yükseltildiği anlaşılmıştır.
Davacıların maddi zararının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış ise karşılanmayan zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 12.04.2001 tarihli bilirkişi raporunda; davacı eş ..........'un toplam maddi zararının 54.768.636.308.TL. olmasına karşılık, 83.408.799.965.TL. toplam maddi yarar sağladığı, 28.640.163.657.TL. maddi yarar fazlasının bulunduğu, maddi zararının sağlanan maddi yararlarla karşılandığı, maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı, davacı çocuk ..........'un toplam maddi zararının 19.754.663.TL. olmasına karşılık, 4.931.904.181.TL. toplam maddi yarar sağladığı, maddi tazminat hak edişinin, ödenen 12.244.312.500.TL. nakdi tazminatın mahsubundan sonra, 2.578.307.982.TL. olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna süresi içinde taraflarca itiraz olunmamış, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporu Kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Ancak ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zararların karşılığı olarak ödenmekte olduğundan ve davacı eşin maddi zararları nakdi tazminat dışında sağlanan yararlarla karşılanmış bulunduğundan ödenen 4.081.437.500.TL. nakdi tazminatın manevi zarar karşılığı kaldığı ve emsal davalarda ödenen manevi tazminat miktarlarının üzerinde bulunduğundan davacı eşin manevi tazminat isteminin reddine, davacı çocuğa zararın başlangıç tarihi olan olay tarihi ve olay tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yasal faiz tutarı göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat hükmedilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat dikkate alınarak davacı Eş ..........'un maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine,
2- Bilirkişi raporu uyarınca davacı çocuk ..........'a 2.578.308.000.TL. (ikimilyarbeşyüzyetmişsekizmilyonüçyüzsekizbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3- Davacı çocuk ..........'a takdiren 1.400.000.000.TL. (birmilyardörtyüzmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,
4- Hükmedilen maddi tazminata 15.08.1999 tarihinden itibaren 31.12.1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
5- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 06.08.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan 126.920.000.TL. (yüzyirmialtımilyondokuzyüzyirmibin TL.) harcın istek halinde davacılara iadesine,
7- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan, sarf edilen ve sarf edilecek olan 17.750.000.TL. (onyedimilyonyediyüzellibin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara iadesine,
9- Davacılar tarafından yatırılan ve sarf edilen 40.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 12.891.540.TL. (onikimilyonsekizyüzdoksanbirbinbeşyüzkırk TL.) sının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 27.108.460.TL. (yirmiyedimilyonyüzsekizbindörtyüzaltmış TL.) sının davacılar üzerinde bırakılmasına,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 148.978.000.TL.(yüzkırksekizmilyondokuzyüzyetmişsekizbin TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy