(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 11 Eylül 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili Top.Er ...............'in askerlik görevini yaparken 07 Mart 1999 tarihinde atış taliminde arkadaşı ............ tarafından vurularak sakat kaldığını, idare ajanının tedbirsizlik ve dikkatsizliği nedeniyle idarenin kusurlu olduğunu, idarenin ajanına gerekli eğitimi vermediği gibi yeterli denetimi de yapmadığını, idarenin kusursuz olduğu düşünülse dahi gerek çalıştıranın sorumluluğu gerek zararın denkleştirilmesi gerek kusursuz sorumluluk ilkelerince zararın idarece karşılanmasının gerektiğini, tazminat talebiyle idareye yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini belirterek 4 milyar TL. madde ve 2 milyar TL. manevi olmak üzere toplam 6 milyar TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
davacı ............'in, Denizli ll.P.Tug.Top.Tb.l nci Bt.Bl.Komutanlığı emrinde Top.Onb.rütbesi ile askerlik hizmetini yaparken 07.03.1999 tarihinde MG- 3 atışı esnasında nişancı yardımcısı olarak görev yapan Top.Onb .................'nin, henüz personel hedef hattında iken silahına bir adet mermi taktığı, bu arada Top.Onb ...............'in arkadaşının bulunduğu mazgalın önüne geldiği, Top.Onb ..............'nin, mermi taktığı silaha, atış sonrası soğumak üzere çıkarılmış olan MG- 3 namlusunu taktığı, namluyu yerine takar takmaz silahının ateş aldığı ve mazgalın önünde durmakta olan davacı ..............'in yaralandığı, yapılan muayene ve tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 22.07.1999 tarih ve 7553 sayılı raporu ile ateşli silah yaralanmasına bağlı sol diz üstü amputasyonu teşhisiyle 1) D/57 Fi askerliğe elverişli değildir. 2) Hayati tehlike geçirmiştir. 3) Mevcut yaralanma nedeniyle yüzyirmi gün iş ve gücünden kalmıştır. 4) Modüler Pylon tip sol diz üstü amputasyon protezi kullanması ve temini uygundur kararı verilerek terhis edildiği, Top.Onb .................'nin, bu yaralanma olayı nedeniyle Isparta Dağ Komando Okulu ve Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 14 Aralık 1999 tarih ve 1999/614-777 sayılı kararı ile dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu silahla yaralamaya sebebiyet vermek suçundan ertelemeli mahkumiyetine karar verildiği ve kesinleştiği, davacı ...................'in kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, kamu hizmetini yürütürken kimsenin zarara uğramaması için gerekli önlemleri alması zorunludur.
Bu zorunluluğun gerektiği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin kanıtıdır. İdarenin ajanı olan Top.Onb ..............'nin, atışlar esnasında uyulması gereken ateş hattında/ hedef hattında canlı varken silahın kurcalanmayacağı ve doldurulmayacağı gibi kurallara riayet etmediği, namlu takarken kapak takımının oturup oturmadığını kontrol etmediği, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla silahının ateş alması sonucunda davacının askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde yaralanıp sakat kalmasına sebebiyet verdiği, bu durumun idarenin, ajanın hizmeti yürütürken kimseye zarar vermemesi için özenli ve dikkatli davranması hususunda hizmet gereklerine ehil tarzda yetiştiremediğini gösterdiği, eğitim eksikliği nedeniyle ajanın hizmeti yürütmede gösterdiği zafiyet sonucunda yaralanmanın meydana geldiği, kamu hizmetinin ayrılmaz unsurları olan, ajanları idarenin yürüttüğü hizmetten soyutlamanın mümkün olmadığı, bu nedenle davacının yaralanarak sakat kalması neticesinde uğradığı zararların idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanmaları veya ölmeleri halinde kendilerine yahut varislerine T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi, olay sebebiyle sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, maddi tazminat isteminde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 11.04.2001 saydı yazılarıyla, Yönetim Kurulunun 29.06.2000 tarih ve 629 sayılı kararı ile davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Genel Müdürlüğün 07.08.2000 tarih ve 222180 sayılı işlemi ile 01.11.1999 tarihinden itibaren 151.800.000.TL. üzerinden 3 ncü derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malulü aylığı bağlandığı bağlanan aylığın, 01.01.2000, 15.06.2000, 01.07.2000, 15.12.2000 ve 01.01.2001 tarihinden itibaren yükseltildiği son tarih itibariyle 231.480.000.TL. aylık aldığı, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca 1999 yılına ilişkin 2 aylık 71.352.000.TL., 2000 yılına ilişkin olarak 565.440.000.TL. olmak üzere toplam 636.972.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 10.09.2001 tarihli bilirkişi raporundan, davacının 38.058.466.388.TL. gerçek maddi zararına karşılık 77.064.735.415.TL. maddi yarar sağladığı, maddi zararı sağladığı maddi yararlarla karşılanmış bulunan davacının maddi tazminat hak edişinin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olup bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun olarak tanzim edildiğinden rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporuna göre, davacının maddi zararı bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri ile fazlasıyla karşılanmış olup maddi tazminat hak edişi bulunmamaktadır.
Davacının sakatlanması nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli, davacının askeri ve sosyal durumu, paranın alım gücü, sakatlık derecesi, zararın başlangıç tarihi olan olay tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca, davacı .....................'in maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2. Davacı ..................'e takdiren 1.000.000.000.TL.(birmilyar TL.)
manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 07.03.1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan 20.000.000.TL. (yirmimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan 71.500.000.TL. (yetmişbirmilyonbeşyüzbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 14.250.000.TL.(ondörtmilyonikiyüzellibin TL.) posta ücretinin davalı idareden alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
8. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 73.500.000. TL. (Yetmişüçmilyonbeşyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 150.000.000.TL.(Yüzellimilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacının olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy