(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekillerinin 22.06.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde, J.Ulş.Er ..........'nın Sakarya İl Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada 26.6.1999 tarihinde J.Ulş.Er .......... tarafından tabanca ile kazaen vurularak yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede 9.7.1999 tarihinde vefat ettiği, yargılamanın 15 nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinde devam ettiği, olay sanığın tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri sonucu meydana geldiği, idarenin olaydan sorumlu olduğu, olayda idarenin objektif sorumluluğunun bulunduğu, kaldı ki olayda idarenin hizmet kusurunun da bulunduğu, müteveffanın ağır vasıta ehliyetli olduğu anne baba ve kardeşlerinin desteklerini kaybetmekle maddi zarara uğradıkları, olaydan çok büyük üzüntü duydukları belirtilerek davacı anne baba için ayrı ayrı 15.000.000.000 ar TL. maddi 10.000.000.000. ar TL manevi davacı kardeş için 10.000.000.000. TL. maddi 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davacıların 1.6.2000 tarihinde idareye maddi ve manevi tazminat istemi ile müracaat ettikleri 60 günlük süreyi beklemeden 22.6.2000 tarihinde dava açtıkları bu nedenle davanın erken açıldığını iddia etmiş ise de; 17 Kasım 2000 tarihinde kayda geçen savunmada tazminat istemlerini reddetmekle ön kararın tesis edildiği dikkate alındığında usul ekonomisi yönünden, itirazına itibar edilmemiştir.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda 15 nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 3.2.2000 tarih ve 2000/190-58 Esas ve Karar Sayılı gerekçeli hükmün tetkikinden; sanık J.Ulş.Er .......... ile maktul J.Er ..........'nın Kocaeli İl J.K.lığı Kh.ve Srv.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptıkları sırada 26.6.1999 tarihinde yoğun yağış nedeniyle sel baskınında Sakarya İl J.K.lığı Karargah Bölüğü deposunun su baskınına uğraması nedeniyle buradaki askeri malzemelerin kurtarılmasıyla uğraşmakta olan J.Üçvş ..........'ün su seviyesinin beline kadar yükselmesi üzerine beline takılı bulunan tabancanın ıslanmaması için çıkarılarak odasına götürülmesi için sanık J.Er ..........'e verdiği ve silahla oynamamasını söylediği, sanığın tabancayı Bölük Astsubayı odasına götürdüğü, emekli olacak personel tarafından teslim edilen boş bir tabancanın da aynı odada bulunduğu o sırada odaya müteveffa ..........'nın girdiği, sanığın yakın arkadaşı olan müteveffaya şaka yapmak maksadıyla boş olan tabancayı aldığını zannederek dolu olan Üçvş ..........'a ait tabancayı alarak kurma kolunu çekip bıraktığını ve müteveffaya tevcih ederek tetik düşürdüğü, silahın ateş alması üzerine müteveffanın sağ omzundan yaralandığı ve 9.7.1999 tarihinde bu yaralanmadan dolayı öldüğü sanığın tedbirsizlik dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığı ve hükmün temyiz edilmemekle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık delilidir.
Olay günü sanığın J.Üçvş .......... tarafından verilen tabancayı odaya götürmesi ve tabanca ile oynamaması hususlarında görevlendirilmiştir. Sanık J.Ulş.Er ..........'e teslim edilen silahla oynamaması gerekirken silahla oynaması, silahı boş dahi olsa canlı hedefe tevcih etmemesi gerekirken müteveffaya tevcih etmesi hiçbir şekilde tetik düşürmemesi gerekirken tetik düşürmesi fulleri ile bakışta olayın idare ajanı olan sanığın kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanların yeterince eğitilmediği, yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacılar olay nedeniyle herhangi bir yarar sağlamamışlardır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 19 Nisan 2001 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden davacı anne ..........'nın maddi tazminat hak edişinin 2.932.935.785 TL. davacı baba ..........'nın maddi tazminat hak edişinin 2.122.997.718 TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen hususlara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacılar vekillerince davacı kızkardeş ..........'ya da maddi tazminat talep edilmiş ise de; ölenin kardeşine destek olabilmesi için kardeşinin halen ihtiyaç içinde bulunması, ölenin de hali-refahta olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bu hususların ispat edilmemiş olduğu ayrıca ölen kardeş ..........'nın bilirkişi raporundaki gelir düzeyi hali-refahta bulunduğunu göstermediğinden davacı kardeşin maddi tazminat isteğinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak reddi cihetine gidilmiştir.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vuka geliş şekli ve tarihi, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..........'ya 2.933.000.000.TL. (ikimilyardokuzyüzotuzüçmilyon TL.), davacı baba ..........'ya 2.123.000.000.TL. (ikimilyaryüzyirmiüçmilyon TL) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin reddine,
2- Takdiren davacı anne .......... ile davacı baba ..........'ya ayrı ayrı 1.400.000.000'er TL (birmilyardörtyüzmilyon TL) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin reddine,
S. Davacı kardeş ..........'nın maddi tazminat isteminin REDDİNE,
4- Takdiren davacı kardeş ..........'ya 550.000.000 TL. (beşyüzellimilyon TL) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
5- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği tarih olan 21 Temmuz 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına tarih belirtilmeden faiz istendiğinden davanın açıldığı tarih olan 22 Haziran 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60(yüzdealtmış) yasal faiz yürütülmesine,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan 734.800.000 TL. (Yediyüzotuzdörtmilyonsekizyüzbin TL) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
8- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000.TL. Bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 17.472.000 TL. sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 2.528.000 TL. (ikimilyonbeşyüzyirmisekizbin TL)sinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
10- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 19.750.000 TL. (ondokuzmilyonyediyüzellibin TL)posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
11- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 153.406.000 TL (yüzelliüçmilyondörtyüzaltıbin TL.)Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
12- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 183.294.000 TL. (yüzseksenüçmilyonikiyüzdoksandörtbin TL) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy