(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 18.09.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bingöl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Çvş. rütbesiyle askerlik görevini yaptığı sırada 08.07.1998 tarihinde icra edilen İç Güvenlik harekatına katıldığını, J.Uzm.2.Kd.Çvş ..............'ın sevk ve idaresindeki BTR-60 tipi askeri araçla görev mahalline gidilirken, sürücüsünün aracın sevk idaresindeki aracın süratini arttırması, olay yerindeki keskin viraja 4 ncü vitesle hızlı biçimde girmesi sonucunda aracın savrulduğu ve müvekkilinin düşerek ağır bir biçimde yaralandığını, GATA Sağlık Kurulu Raporuna göre askerliğe elverişsiz hale geldiğini, 45 gün iş ve gücünden kaldığını, uzuv tadili niteliğinde sakat kaldığını, vücut, fonksiyon kayıp oranının %80 olduğunu, sonuçta başkalarının yardımına muhtaç şekilde hayatını sürdürmek zorunda kaldığını, müvekkilinin askere gelmeden önce İstanbul Beşiktaş'ta büyük bir ayakkabı imalat ve satış mağazasında 175.000.000 TL ücretle tezgahtar olarak çalıştığını, toplam 15.000.000.000 TL tazminata yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Bingöl İl Merkez Sancak Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 08.07.1998 tarihinde pusu faaliyeti ile görevlendirilen bir timin içinde yer aldığı, görev yerine J.Uzm.2.Kd.Çvş .............'in sevk ve idaresindeki BTR-60 tipi askeri araçla hareket edildiği, aracın kapasitesi 16 kişi olmasına rağmen 23 kişinin araca bindiği 7 kişinin aracın üzerine oturtulduğu, araç sürücüsünün aracın süratini arttırdığı, olay yerindeki keskin viraja hızlı girmesi sonucu aracın savrulduğu ve davacının araçtan düşerek yaralandığı, yapılan muayene ve tedavileri sonucunda GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 24.11.1999 gün ve 6537 sayılı raporu ile Sağ Hemiparezi, posttravmatik sağ prontoparyetal ansefalemalezi + sağ hemiparezi teşhisi ile 1-D/10 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir. 2- Olay nedeniyle; a) Hayati tehlike geçirmiştir, b) 45 gün iş ve gücünden kalmıştır, c) uzuv tadili niteliğinde sakat kalmış olup vücut fonksiyon kayıp oranı %80'e uyar kararı verildiği, 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 14.04.1999 tarih ve 1999/32 Esas sayılı iddianamesi ile J.Astsb.Üçvş .......... hakkında araca kapasitesi üzerinde ve aracın üzerine personel bindirmek, J.Uzm.Çvş ................hakkında viraja süratli girmek eyleminden dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, davacıya 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce 01.06.2000 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu surette idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
İç Güvenlik harekatı sırasında operasyon bölgesine gönderilen BTR-60 tipi askeri araca kapasitesinin üzerinde personel bindiren, fazla personeli aracın üzerine oturtan, aracı sevk ve idare eden personelini yeterince eğitmeyen idarenin hizmetin işletilmesinde kusuru bulunduğu, davacının zararlarının hizmet kusuru esaslarına göre idarece karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi zararının maddi yararlarla fazlasıyla karşılandığı, ayrıca kendisine nakdi tazminat yararı sağladığı, davacının maddi tazminat hak edişinin mevcut olmadığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmediği, ilmi verilere Ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporu kurulumuzca kabul edilerek rapor doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş ise de; davacının maddi zararlarının nakdi tazminat yararı dışında sağlanan yararlarla karşılanmış bulunması, 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminatın manevi zararın karşılığı olarak ödendiği ve miktarının emsal davalarda hükmedilen manevi tazminat miktarının üzerinde bulunduğundan isteminin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen Nakdi Tazminat miktarı nazara alınarak davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Dava adli yardımlı görüldüğünden, Dairemizin 04.10.2001 tarih ve 2000/637 Esas sayılı Adli Yardım İsteminin Kabulüne dair kararının kaldırılmasına, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 3.160.000 TL başvurma harcı ile 4.240.000 TL (dörtmilyonikiyüzkırbin TL) ilam harcı toplamı olan 7.400.000 TL (yedimilyondörtyüzbin TL) harç ile posta pulu ücretinin davacıya tamamlattırılmasına,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000 TL (yirmimilyon TL) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy