(1602 S. K. m. 21, 36)
Davacı 6.9.2000 tarihinde Eskişehir İdare Mahkemesi Başkanlığına verdiği ve 13.9.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 10 Mart 1997 tarihinde Yurt Dışı Geçici Görev statüsünde İsrail'de göreve başladığını, bu görev sona erip döndükten sona eğitim statüsünde yapılan görevlendirmelerin birleştirilerek mecburi hizmet yükümlülüğü getirilmesi yönündeki emirleri öğrendiğini, bu konuya açıklık getirmek için Hv.KK.lığına müracaat ettiğini ve Hv.K.K.lığınca da kendisine Hv.K.K.lığının 26 haziran 2000 gün ve PER.:4013-136-00/Per.D.(Sb.Ş.) l19129 Sayılı emrinin tebliğ edildiğini, İsrail'de Teknik irtibat subayı olarak yürüttüğü görevin 926 Sayılı Kanunun 113 ncü maddesinde belirtilen kurs, eğitim ve bilgi görgü arttırma niteliğinde olmadığını, eğitim olmadığından süreklilik arz etmediğini, İsrail'e geçici görevle görevlendirilmesine rağmen geçici görev yolluğunun Kanun gereği 1/3 oranında azalmaması için statüsünün Hv.K.K.lığınca yurtdışı kurs şeklinde değiştirildiğini, İsrail'de herhangi bir kurs, eğitim görmediği gibi bilgi ve görgü arttırmanın da söz konusu olmadığını belirterek orada geçen süre kadar ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Davacının F-4E uçaklarının modernizasyonu kapsamında MSB. lığı ile İsrail Aircraft Industries Firması arasında imzalanan kontrat gereği İsrail firması tesislerinde kurulan Hv.K.K.lığı Proje Yönetim İrtibat Ofisinde görev yapmak üzere 10.03.1997- 10.09.1997 tarihleri arasında yurtdışı geçici görev statüsünde Hv.K.K.lığınca görevlendirildiği, bunu müteakip 11.09.1997-01.03.1998 tarihleri arasında Eğitim statüsünde, 02.03.1998- 01.09.1998 tarihleri arasında proje faaliyetlerinin takip ve kontrolü amacıyla 02.09.1998- 26.02.1999 tarihleri arasında yurtdışı kurs statüsünde, 27.02.1999 - 27.08.1999 tarihleri arasında yurtdışı geçici görev statüsünde, 28.08.1999-31.12.1999 tarihleri arasında yurtdışı kurs statüsünde ve 01.01.2000 - 07.01.2000 tarihleri arasında yurtdışı geçici görev statüsünde görevlendirildiği, davacının 06.06.2000 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına, yurtdışında eğitim statüsünde bulunduğu sürelerin mecburi hizmet yükümlülüğü olarak değerlendirilmemesi hususunda dilekçe ile müracaatta bulunduğu ve dilekçesine Hv.K.K.lığının 26 Haziran 2000 tarih ve PER: 4013 - 136-00/PER.D.(Sb.Ş.) 119129 Sayılı yazısı ile sonuç olarak Bu nedenle değişik tarihlerde çıkarılan yurtdışı onaylarından da anlaşılacağı gibi İsrail'de bulunulan sürenin belli kısımları eğitim statüsünde olup devamlılık arz ettiğinden 926 Sayılı Kanunun 113 ncü maddesine göre işlem yapılabileceği değerlendirilmektedir. Personele tebliğini rica ederim şeklinde cevap verildiği ve bu cevap nedeniyle iptal davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın esasına girilmeden önce Kurulumuzca, davacının müracaatı üzerine idarece verilen cevabın iptal davasına konu olabilecek bir idari işlem olup olmadığı üzerinde durulmuştur.
İptal davasına konu teşkil edebilecek olan bir idari işlemin, kesin ve yürütülebilir, kişilerin menfaatlerini ihlal eden nitelikte bir idari işlem olması zorunludur. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, iptal davalarının hakları ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla açılabileceği vurgulanmakta, aynı Kanunun 21 nci maddesinde ise; tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarında idari yargı denetimi yapılacağı açıklanmaktadır.
Davacının İsrail'de bulunduğu sürelerin mecburi hizmet yükümlülüğü olarak değerlendirilmemesi hususunda Hava Kuvvetleri Komutanlığına yaptığı başvuruya verilen 26 Haziran 2000 tarih ve PER: 4013-136-00/Per. D.(Sb.Ş.) 119129 Sayılı yazıda Bu nedenle değişik tarihlerde çıkarılan yurt dışı onaylardan da anlaşılacağı gibi İsrail'de bulunulan sürenin belli kısımları eğitim statüsünde olup devamlılık arz ettiğinden ilgi (c) Kanunun 113 ncü maddesine göre işlem yapılabileceği değerlendirilmektedir denildiği görülmektedir. İdarenin bu yanıtındaki yapılabileceği sözcüğünün kesinlik taşımadığı dolayısıyla kesin bir olumsuz işlem niteliğinde olmadığı, idarenin açık ve kesin yanıtı olmadan ihtimale dayalı bir yanıtının ise dava konusu edilemeyeceği idare hukukunun ana kuralıdır. İdare kesin açık ve net bir yanıt vermek durumundadır. 1602 Sayılı AYİM Kanununun 36 ncı maddesinin 1 nci fıkrası Askeri kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlere ilişkin idari davalar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile açılır. Dilekçeler, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına verilir şeklindedir. Davalı idarenin yanıtında ise kesinlik bulunmamaktadır. O nedenle davacının yeniden yapacağı bir başvuruya davalı idarenin açık, net ve kesin bir yanıt vermesi gerekli, idarenin bu işlemi davacının hukuki menfaatine aykırı olacak olursa, bu takdirde süresi içinde, davacının iptal davası açması yoluna gidilebileceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- 1602 Sayılı Yasanın 20, 36, 44 ve 45 nci maddesi uyarınca ortada iptal davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir idari işlem olmadığından inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE.
2- 1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy