(1111 S. K. Geç. m. 31)
Davacı vekili 03.10.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1987 yılında Yunanistan bandıralı yolcu gemisindeki bir yabancı mağazada kıymetli taş uzmanı olarak çalışmak üzere yurt-dışına gittiğini, gemide bir müddet çalıştıktan sonra dövizle askerlik hizmetinden istifade etmek amacıyla 1990 yılında, Buenes Aires Konsolosluğu vasıtasıyla başvuruda bulunduğunu, başvurusunun kabul edilmesi üzerine dövizin ilk taksitini ödeyerek 13.06.1990-07.08.1990 tarihleri arasında Burdur'da 39.kısa dönem olarak temel eğitimini tamamladığım, çalışmak için bu sefer Belçika'nın Antvverpen kentine gittiğini, sonraki iki taksitini de buradan yatırdığını, müvekkilinin bu iki taksiti ödemesinden sonra işten çıkarıldığını, yeni bir iş çağrısı beklediği sürenin bir kısmını Türkiye'deki ailesinin yanında geçirmek üzere Türkiye'ye döndüğünü, bu arada dövizle askerlik hizmetinin uygulanması esasları hakkında Yönetmeliğin 5/II fıkrası hükmünden istifade etmek üzere bağlı bulunduğu Üsküdar Askerlik Şubesine gittiğini ve fakat kendisine Türkiye'ye kesin dönüş yaptığı için böyle bir ödeme yapamayacağının bildirildiğini, oysaki yurtdışından naklihane yapmadan kısa bir süreliğine gelmiş olan ya da en azından altı ayı geçirmeden askerlik şubesine başvuran müvekkilinin en azından o tarihte kesin dönüş yapmamış olduğunu, müvekkilinin bir süre sonra yeniden yurt dışına çıkarak işe başladığını ve 1997 yılında Abnamro Bankasının Belçika'nın Anvers şehrindeki şubesi aracılığıyla kalan borcunun tamamını ödediğini, davacının terhisinden üç yıl sonra bu şekilde bir işlem yapılmasının idari istikrar kuralına aykırı olduğu, ayrıca 111-1 sayılı Kanunun Geçici 31. maddesinden faydalanmasına imkan tanınmamasının da hakkaniyete aykırı düştüğü, yürütmenin durdurulması ile işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2.Dairesinin 10.01.2001 tarihli ve 2000/666 Esas sayılı kararı ile kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Dava, Yabancı Ülkede işçi olarak çalıştığından bahisle dövizle askerlik hizmetinden yararlandırılan ve 13.06.1990 - 13.08.1990 tarihleri arasında temel askerlik hizmetini tamamlayan davacının ödeme yükümlülüğünü tamamlamadan yurda kesin dönüş yaptığından bahisle dövizle askerlik hizmeti kapsamında çıkarılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununa 20.03.1980 tarihli ve 2299 sayılı Kanunla eklenen ek - 1 nci madde ile dövizle askerlik hizmetinin esaslarının düzenlendiği, bu maddenin sırasıyla 22.10.1981 tarihli ve 2539 sayılı, 27.06.1988 gün ve 3031 sayılı, 12.10.1988 gün ve 3478 sayılı, 21.05.1992 gün ve 3802 sayılı Kanunlarla değiştirilerek bugünkü halini almıştır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun davacının müracaat ettiği tarihte yürürlükte bulunan 3478 sayılı Kanunla değişik EK-1 maddesi: Oturma veya çalışma iznine sahip olarak, en az bir yıl süre ile yabancı bir ülkede, işçi, işveren sıfatıyla veya herhangi bir meslek veya sanatı icra etmek üzere bulunan, 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa tabi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları konsolosluklar aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmaları halinde, 10.000 Batı Alman Markı veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden başlayarak 32 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve iki aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları suretiyle, vatan ödevini yerine getirmiş sayılırlar hükmünü amirdir.
Aynı maddenin 4 ncü fıkrası ... Kanundan faydalanmak için gereken şartlan; yükümlülüğünü tamamlamadan, her ne sebeple olursa olsun kaybedenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar... hükmünü amirdir.
Dövizle Askerlik Hizmetinin uygulanması Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin tanımlarla ilgili 4/Z(3) maddesinde kesin terhis: Kanunda belirtilen dövizin tamamını ödemiş ve temel askerlik eğitimini yapmış olan yükümlülerin banka dekontlarına ve geçici terhis belgelerine göre askerlik şubeleri tarafından yapılan işlemi, 4/Z(4) maddesinde ise kesin dönüş: bulundukları yabancı ülkelerden yurda naklihane etmeyi veya dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerini tamamlamadan her takvim yılında toplam altı aydan fazla yurt içinde bulunmayı ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 22.02.1969 doğumlu olan davacının 01.01.1988 tarihinde askerlik çağına girdiği ve 1111 sayılı Kanunun gereğince 19.08.1988 tarihinde askerliğine karar alındığı, davacının 1111 sayılı Askerlik Kanununun EK - 1 nci maddesi gereğince dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere 523 ABD. Doları ödeyerek 01.05.1989 tarihinde başvurduğu ve başvuru evraklarının Buenes Aires Büyükelçiliği Konsolosluğunun 01.05.1989 tarihli yazısı ekinde askerlik şubesine gönderildiği, davacının 13.06.1990-13.08.1990 tarihleri arasında iki aylık temel askerlik eğitimini tamamladığı, davacının 1990- 1991 yıllarına ait döviz borcunu ödemediği için Üsküdar Askerlik şubesi Başkanlığınca durumun 15.01.1992 tarihli yazı ile Konsolosluğa bildirildiği, davacının görev bölgesinden ayrıldığından bahisle tebligatın yapılamadığı, yurtiçinde yapılan aramalarda da davacının şubeye şevkinin mümkün bulunmadığı, davacının 29 Eylül 1993 tarihli dilekçesi ile Üsküdar Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat ederek 1991 yılında yurda kesin dönüş yaptığını bildirdiği ve pasaportunun incelenmesinden ise 21.12.1991 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığının anlaşılarak, davacının dilekçesi ve pasaport suretinin İstanbul Askerlik Dairesi Başkanlığına gönderildiği, Askerlik Dairesi Başkanlığında mevcut evrakların imha edilmesi nedeniyle bu evrakların Mahkememize gönderilemediği, davalı idarenin savunmasından, davacının 1989 yılında yatırdığı 523 ABD.Doları 926 Alman Markının, 1990 yılında yatırdığı, 538 ABD.Doları 911 Alman Markının, 1991 yılında yatırdığı 580 ABD.Doları 869 Alman Markının, 1992 yılında yatırdığı, 690 ABD.Doları 1048 Alman Markının ve 19997 yılında yatırdığı, 144.700 Belçika Frangı da 7026 Alman Markının karşılığı olarak T.C.Merkez Bankasında açılı bulunan Dövizle Askerlik Özel Döviz Hesabı na geçtiği anlaşılmaktadır.
Davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin sebebi, Kanunda öngörülen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeden yurda dönüş yapması olarak belirtilmiştir.
Davacının 1992 - 1993 yıllarında yurtiçinde olup olmadığı araştırılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü davacının sadece 01.01.1996-20.06.2001 tarihleri arasında yurda giriş çıkış tarihlerini bildirmiş, yurda giriş çıkış yapan şahısların giriş çıkış kayıtlarının içerisinde bulunulan yıl dahil son beş yıllık olarak bilgisayar ortamında tutulabildiğini bildirmiştir. Davacı vekilinden davacının 1992- 1998 yıllan arasında yurda kesifi dönüş yapmadığına, bu sürelerde yurtdışında bulunduğuna en azından her takvim yılının yarısından fazla yurtdışında kaldığına ilişkin pasaport fotokopilerinin yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir bölümlerinin gönderilmesi bir ara kararı ile istenilmiş, davacı vekilinin 9.11.2001 tarihli dilekçe ekinde gönderdiği, T.C.Meksika Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesince 30.10.2001 tarihinde onaylanan pasaport fotokopilerinin incelenmesinden davacının 21.12.1991 tarihinde yurda giriş yaptığı 28 Aralık 1993 tarihli yurtdışında vurulmuş vize kaşesi olduğu görülmüştür. 21.12.1991 tarihinde yurda giriş yapan davacının Askerlik Şubesine Müracaat ettiği 29 Eylül 1993 tarihleri arasında yurt içinde bulunduğu böylece Askerlik Kanununun EK - 1 nci maddesindeki öngörülen şartlan yükümlülüğünü tamamlamadan kaybettiği anlaşıldığından dövizle askerlik kapsamında çıkarılma işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekili müvekkilinin 1111 sayılı Kanunun Geçici 31 nci maddesinden faydalanmasına imkan tanınmamasının hakkaniyete aykırı düştüğünü ileri sürmekte ise de; 1111 sayılı Kanunun Geçici 31 nci maddesi aynen Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 nci madde de öngörülen yükümlülükleri yerine getirmemeleri sebebiyle dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmış olanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde konsolosluk aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve öngörülen dövizi defaten ödemeleri halinde, bu Kanunun hükümlerinden yararlandırılırlar hükmünü amirdir. Davacının bu Kanunun yürürlüğe girdiği 21.05.1992 tarihinde henüz daha dövizle askerlik kapsamından çıkarılmadığı gibi davacının 21.05.1992 tarihinden itibaren bir yıl içinde konsolosluk aracılığı ile Askerlik Şubesine başvurmadığı, öngörülen dövizi defaten ödemediği anlaşılmakla bu kanundan yararlanmasına yasal imkan bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy