(2709 S. K. m. 125)
Davacılar 2 Ekim 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; yakınları olan Dz. Yzb ................'in, TCG Ege Firkateynine tayin olması nedeniyle, Gölcük Deniz Ordu Evinde eşi .......... ile birlikte kalmaktayken, 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde vefat ettiğini, Müteveffa ve eşine ait olup enkaz altından çıkarılan para, döviz, mücevherat ve eşyanın Ordu Evi Müdürlüğünce, davacılara verilmek üzere Dz. Astsb. ................'e teslim edildiğini, ancak daha sonra bunların hak sahiplerine iade edilmediğini belirtilerek, 842.000.000.- TL. ve 700 ABD Doları dolarının faizi ve ödeme tarihindeki kuru üzerinden hüküm altına alınmasını talep ve dava etmişlerdir.
Dosya içersindeki bilgi ve belgelerden; 18 Ağustos 2000 tarihinde merkez üssü Gölcük olup, Marmara bölgesinin tamamına yakın kısmını etkileyen deprem esnasında yıkılan, Gölcük Subay Ordu Evinde kalmakta olan Dz Yzb ..............'in hayatını kaybettiği, eşi ..............'ın yaralı olarak kurtarıldığı, bir miktar para, döviz mücevherat ve eşyasının-da enkazdan altından çıkarıldığı ve tutanakla Dz. Astsb ..............'e teslim edilerek, Gölcük Deniz Üs K. lığı binası içerisindeki Kripto Odasında saklandığı, bilahare davacılara teslim edilmesi gereken bu eşyaların, kaybolması nedeniyle davacılara teslim edilemediği anlaşılmıştır.
Davalı İdarece, davacı baba .............. emekli J. Alb. ve davacı ..................Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet memuru olduğu için asker kişi olarak kabul edilmiş ancak, davacı kardeşler ..............'nin asker kişi olmadıkları ve zarara yol açan eylemin askeri hizmete ilişkin olmadığı ileri sürülmüş ise de, AYİM İkinci Dairesinin 23 Mayıs 2001 tarihli ve 2000/717 Esas sayılı Kararıyla, davalı İdarenin göreve ilişkin itirazı reddedilmiş, bu karara karşı taraflarca süresi içinde itiraz edilmediğinden, davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
İdarenin hukuki sorumluluğunun dayanağı Anayasanın 125'inci maddesidir. Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Olayın meydana geldiği kışla içinde bulunan ordu evi askeri mahal olup, bu mahaldeki inzibati tedbirlerin alınmasına, kurtarmaya ilişkin yardımlara ve enkazdan çıkarılan eşyanın muhafazasına ilişkin faaliyet de askeri hizmet kapsamındadır. Davalı İdarenin bir kamu hizmeti olduğuna şüphe bulunmayan bu hizmeti ajanları vasıtasıyla yerine getirdiği sırada, depremi müteakip enkaz altından çıkarttığı, davacıya ait bir miktar para, döviz, mücevher ve eşyayı iade edemediği, bunların muhafazasında gerekli önlemleri almamak suretiyle kaybına sebebiyet verdiği, dolayısıyla iade edilemeyen şeylerin bedelinin davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ankara 9 ncu Sulh Hukuk Mahkemesinin 6 Eylül 1999 tarihli ve 1999/871 - 923 Esas - Karar sayılı veraset ilamından muris ..............' in mirasının 8 (sekiz) hisse itibar edilerek, 4 (dört) hissesinin eşi ...........' a 2 (iki) hissesinin babası .............'a, 1 (bir) hissesinin kardeşi ...............' a, l (bir) hissesinin kardeşi ....................' a aidiyetine karar verildiği görülmüştür.
T.C. Merkez Bankasının 28 Ocak 2002 tarihli tebliğinden, 1 ABD. Dolarının efektif satış bedelinin karar tarihinde, 1.332.561 TL, (bir milyon üç yüz otuz iki bin beş yüz altmış bir TL.) olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde enkaz altından çıkarılan ve ancak kaybolan para, döviz ve eşyalara karşılık gelmek üzere, 700 ABD Dolarının karar tarihindeki efektif satış tutarı olan 932.792.700.- TL. (dokuz yüz otuz iki milyon yedi yüz doksan iki bin yedi yüz TL.) ile tespit tutanağında yer verilen eşya ve mücevheratın bedeli olan 542.000.000.- TL'nın (beş yüz kırk iki milyon TL.) davalı İdareden alınarak, veraset ilamında belirtilen hisseleri oranında Davacılar ..............., .............., ............. ve .............' ye VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
2- Hükmedilen tazminatlardan 542.000.000.- TL.'na olay tarihi olan 17 Ağustos 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE, 932.792.700.- TL.'na karar tarihi olan 28 Ocak 2002 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE
3- 1602 sayılı AYİM.'Kanununun 71'inci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J maddesi uyarınca muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılan 12.632.500.- TL. (on iki milyon altı yüz otuz iki bin beş yüz TL.) harcın istemleri halinde davacılara İADESİNE,
5- Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tespit edilen 59.470.000.TL. (elli dokuz milyon dört yüz yetmiş bin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE, dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen tazminat miktarı üzerinden, 30.000.000 TL. (otuz milyon TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy