(1111 S. K. Ek. m. 1, 3)
Davacı vekilleri, 10.11.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin dövizle askerlik hizmetinden faydalanmak amacıyla müracaatta bulunduğu 6 Ekim 1994 tarihi itibarıyla, 1111 Sayılı Askerlik Kanununun Ek 1 nci maddesi gereğine aranan oturma ve çalışma iznine sahip olarak, işçi sıfatıyla en az 1 yıl süreyle fiilen yabancı bir ülkede bulunma şartını tamamladığını, yönetmelik gereğince yatırması gereken 10 bin Alman Markının ilk taksitini müracaat sırasında, geri kalan kısmını da geçici terhis edildikten sonra aynı hesap numarasına yatırdığını, yönetmeliğin müvekkile yüklediği tüm yükümlülüklerin onun tarafından yerine getirildiğini, idari hizmetin iyi işlememesi sorumluluğunun ve sonuçlarının müvekkillerine yüklenemeyeceğini, terhis edildikten 5 yıl sonra dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin yapılmış olmasının, idari organların ya gerekli incelemeyi yapmadan karar verdiklerini ya da verdikleri kararın isabetsizliğini gösterdiğini, bu uygulamanın istikrar prensibi ile taban tabana zıt olduğunu belirterek dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak yeniden askere şevkine ilişkin işlemin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması işlemi, Dairemizin 11 Ocak 2001 gün ve 2000/776 Sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, 07 Ekim 1994 tarihinde, 2500 Alman Markını yatırarak dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak amacıyla T.C. Münih Başkonsolosluğuna başvurduğu, 13 Mart 1995 -13 Nisan 1995 tarihleri arasında temel askerlik eğitimini yerine getirdiği, 24 Temmuz 1995 tarihinde kalan 7500 Alman Markını da yatırması sonucu kesin terhis işleminin yapıldığı, daha sonra askerlik şubesi ve MSB. lığı Asal Daire Başkanlığınca yapılan incelemede, davacının yükümlülüğünü tamamlamadan önce yurda kesin dönüş yaptığı ve 1995 yılında 6 aydan fazla süre ile yurt içinde kaldığı tespit edilerek dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartıldığı askerlik şubesince düzenlenen, 13 Eylül 2000 tarihli celp çağrı pusulası ile davacının 20 Kasım 2000 tarihinde sevk evraklarını almak üzere şubesine başvurması gerektiği hususunun 5 Ekim 2000 tarihinde kendini yakınına tebliğ edilmesi üzerine vekilleri aracılığıyla süresi içerisinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
1111 Sayılı Yasanın EK-1 nci maddesinin birinci fıkrası; Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunan 1111 Sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa tabi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk Konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmaları halinde ; 10000 Alman Markı veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları kaydıyla muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş Sayılırlar.... hükmünü amirdir.
Aynı Kanunun Ek-1 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise ; Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvurulan kabul edilen yükümlülerden; gereken şartlan taşımadıkları anlaşılanlar, ödemeleri gereken yabancı ülke parasını yönetmelikte belirtilen sürelere uygun ödemeyenler, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimi yapmayanlar, ücret veya maaşları yurt içinden transfer edilenler, yabancı ülkelerde resmi bir görevle bulunanlar, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerinin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler, yurda kesin dönüş yapanlar, istekleriyle vazgeçenler askerliğe elverişsiz oldukları tespit edilenler; Milli Savunma Bakanlığınca dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak, durumlarına uygun askerlik işlemine tabi tutulurlar. denilmektedir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun EK-3 ncü maddesinde; bu Kanunda belirtilen esaslara göre dövizle askerlik hizmetinden istifade edebilecek veya edemeyecek yükümlüler ile ilgili şartlar, ödeme işlemleri, toplanan dövizin kullanılması, celp, sevk, eğitim, izin, sağlık, özlük hakları, geçici ve kesin terhis işlemleri, geri ödeme ile ilgili işlemler, hizmet hesabı, olağanüstü hallerde göreve çağırma, beyan edilen belge ve bilgilerin doğruluğunun araştırılması, yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetlerin denetlenmesi usulleri ile diğer işlemlerin Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Yönetmelikte düzenleneceği öngörülmüştür.
Sözü geçen yönetmeliğin Tanımlar başlığı altındaki 4 ncü maddesinin (z) bendinin (4) numaralı alt bendinde Kesin Dönüş: bulundukları yabancı ülkelerden yurda naklihane etmeyi veya dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerini tamamlamadan her takvim yılında toplam 6 aydan fazla yurt dışında bulunmayı, ifade eder. şeklinde tanımlanmıştır.
Yönetmeliğin dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarını düzenleyen 5 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (d) bendinde, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen yükümlülerde dövizle askerlik hizmetinin devamı süresinde kesin dönüş yapmamış olmak şartının aranacağı belirtilmiş, maddenin 2 nci fıkrasında kalan taksitlerin tamamı ödenmek ve temel askerlik eğitimini yapmak suretiyle başvuru sırasında belirlenen ödeme süresinden önce kesin dönüş yapılabileceği öngörülmüştür.
Dövizle askerlik hizmetinin uygulanmasına dair Kanunun kabul edilmesinin amacı yasanın gerekçesinde de belirtildiği gibi yurtdışında Türk Vatandaşlarının askerlik hizmetini yerine getirmek üzere yurda getirilmeleri sonucu uzun süre işlerinden uzak kalarak yurt dışındaki işlerini kaybetmelerini önlemektir.
Bu bakımdan dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilmenin ön koşulu, yabancı ülkede kalışın kanunun amacına uygun olmasıdır.
Dövizle askerlik hizmetinden yararlanılabilmek için, öncelikle yabancı ülkede oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek en az üç yıl fiilen bulunmak ve bu durumunu yükümlülüğünü tamamlayıncaya kadar kaybetmemiş ve yurda kesin dönüş yapmamış olmak gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden; dövizle askerlik yükümlülüğünün ancak temel askerlik eğitiminin yerine getirilmesi ve dövizle askerlik hizmeti kapsamındaki borcun son taksitinin ödenmesi ile sona ereceği, yükümlülerin dövizle askerlik hizmetinin devamı süresince yurda kesin dönüş yapmaları halinde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak durumlarına uygun şekilde askerlik işlemine tabi tutulacakları anlaşılmaktadır.
Davalı idarece savunma ekinde gönderilen, davacıya ait pasaportun 41 nci sahifesinde yer alan, yurda kesin olarak döndüğümü beyan ederim şeklindeki davacı tarafından imzalanmış 11 Temmuz 1974 tarihli beyan ile davacının Erbaa Askerlik Şubesi Başkanlığına verdiği ... eski pasaportumun 59 ncu sayfasının sağ üst köşesindeki 7.3.1995 tarihli giriş damgası benim kesin dönüş tarihimdir... ibaresinin yer aldığı 17.3.1999 tarihli dilekçe kapsamından; davacının dövizle askerlik hizmetiyle ilgili son taksitini ödemeden önce başka bir ifadeyle yükümlülüğünün devam ettiği süre içersinde yurda kesin dönüş yaptığı anlaşıldığından hakkında idarece tesis edilen dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılma ve tabi olduğu statüde askere sevk edilme işleminde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının kesin dönüş yaptıktan sonra muhtelif tarihlerde tekrar yurt dışına gidip gelmesi kesin dönüş yaptığı gerçeğini ortadan kaldırmadığından davacı vekilinin müvekkilinin yurda kesin dönüş yapmadığı yolundaki savunmalarına itibar olunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy