(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 43)
Davacı vekili, 06.11.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Enez- Edirne 4ncü P.Tugayı 12 nci Hudut Taburu 2 nci Hudut Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada çelik dolabı çekiçle düzeltme görevini yerine getirirken gözüne sıçrayan bir demir parçası ve kıvılcımın sağ gözünü kör etmesi nedeniyle sakat kaldığını, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 30.06.2000 gün ve 3615 sayılı raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verilerek şubesine taburcu edildiğini, sağlam olarak askere alınan davacının meslek ihtisası tekerlekli araç tamircisi olmasına rağmen ihtisası haricinde bir arkadaşı ile birlikte çelik dolabı çekiçle düzeltme görevi verildiğini, idarece görevli teçhizat ve ekipmanın verilmediğini, zararın hizmetin ifası sırasında meydana geldiğini, davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, idarenin, personel, araç-gereç seçimi, kullanılan mekan, ekipman, personel eğitimi, denetim ve kontrol hizmetlerinde açık ve ağır kusurunun bulunduğunu, bununla beraber kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince de idarenin sorumlu bulunduğunu, uğranılan zararının idarece karşılanmasının gerektiğini, davacının gözünün kör olması nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ve bu üzüntüyü ömür boyu çekeceğini, 24.08.2000 tarihinde idareye yapılan başvuruya cevap verilmediğini, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne aylık bağlanması ve tütün ikramiyesi ödenmesi için yapılan başvurudan sonuç almadıklarını ve dava açma durumunda kaldıklarını, bu nedenle taleplerinin reddedilmesi halinde idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesini belirterek 25 milyar TL. maddi, 2 milyar 500 milyon TL. manevi olarak toplam 27.500.000.000.TL. tazminatın olay tarihi olan 02.05.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar ki yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, P.Er olarak Edirne-Enez 4 ncü Mknz.P.Tug.12 nci Hd.Tb.2 nci Hd.Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada 02.05.2000 tarihinde Bölüğüne ait yemekhane dolaplarının deforme olduğunun tespit edilmesi üzerine, bunların çekiçlenerek düzeltilmesi için davacı ve aynı birlikte görevli P.Er ....................... in görevlendirildikleri, gerekli malzemeler temin edilip emniyet tedbirleri alınarak astsubay nezaretinde çalışmaya başlandığı, diğer erin dolapların çıkıntı yapan kısmını metal keskisiyle kestiği, daha sonra davacının çekiçle düzeltme yaptığı sırada metal parçalardan birinin gözüne sıçraması sonucu yaralandığı, acil olarak Enez Devlet Hastanesine sevk edilip ilk müdahalesi yapıldıktan sonra araçla Gelibolu Asker Hastanesine oradan da GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevkedildigi, yapılan tetkik ve tedaviler sonucunda GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 30.06.2000 tarih ve 3615 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile Sağ göz afaki teşhisiyle D/6 F-5 Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, davacının bu rapora istinaden terhis edildiği, raporun 12.01.2001 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, davacı vekilinin 24.08.2000 tarihinde MSB. lığı kayıtlarına geçen müracaatına cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Davalı idarece, davacı tarafın 24.08.2000 tarihinde idareye yaptığı başvurunun henüz davacı hakkındaki Sağlık Kurulu raporu kesinleşmeden yapıldığından 1602 sayılı Kanunun 43 ncü maddesine uygun bir müracaat olarak kabulüne imkan bulunmadığı ve dava dilekçesinin görevli mercie tevdi edilmesinin gerektiği ileri sürülmüş ise de; davacının yaralanıp sakat kaldığı olayın 02.05.2000 tarihinde meydana geldiği, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 30.06.2000 tarih ve 3615 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiği ve aynı raporun 12.01.2001 tarihinde de onaylanarak kesinleştiği dikkate alınarak idari müracaatın 1602 sayılı Kanunun 43 ncü maddesine uygun yapıldığı anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek idarenin iddialarına itibar edilemeyerek davanın esasına geçilmiştir.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının, sağ gözünden yaralanarak askerliğe elverişsiz hale gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığı söz konusu değil ise de, zararın askerlik hizmetinin ifası şırasında Bölüğe ait yemekhanedeki çelik dolapların deforme olması nedeniyle bunların çekiçle düzeltilmesi görevi sırasında gözüne demir parçasının sıçramasıyla meydana geldiği, zararın hizmetten kaynaklandığı, hizmet ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davacının da olayda bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, meydana gelen zararın davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre, T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakat kalmaları halinde Emekli Sandığınca kendilerine bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri, olay nedeniyle kendilerine sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlarından mahsup edildiğinden, bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 17.07.2000 tarih ve B.07.1.EMS. 0.10.01. 01/79.353.020 sayılı yazılarıyla; Yönetim Kurulunun 07.03.2002 tarih ve 191 sayılı kararı ile davacı hakkında 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 21.06.2002 tarih ve 586741 sayılı işlemi ile 01.09.2000 tarihinden itibaren 169.190.000.TL. 5 nci derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malullüğü aylığı bağlandığı, bu aylığın değişik tarihlerde tespit edilen katsayılar esas alınarak yükseltildiği, 01.07.2002 tarihinde tespit edilen katsayı esas alınarak 353.620.000.TL.ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca 2000 yılı için (4 aylık) 152.000.000.TL., 2001 yılı için (12 aylık) 757.500.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Devecinin maddi zararının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 14.10.2002 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 38.362.822.624.TL. gerçek maddi zararına karşılık 99.841.235.282.TL. maddi yarar sağladığı, bu nedenle maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ve davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacıya, olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de, bu red hususu davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen istemin, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerden mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından, davanın açıldığı sırada vazife malullüğü aylığı bağlanmamış olan davacının, aylık bağlanıp bağlanmaması hususundaki T.C.Emekli Sandığı işlemini beklemesi halinde dava açma süresinin geçirilecek olması, dava açılmasının hukuki bir zorunluluk olarak belirmesi karşısında reddedilen maddi tazminat üzerinden hesabedilecek avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idarenin istemi reddedilerek davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmolunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı ..........................in, MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı ..........................e takdiren 1.250.000.000.TL. (BİRMİLYARİKİYÜZELLİMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 02.05.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy