(5434 S. K. m. 49)
Davacılar vekili, 30.12.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını ..........'in askerlik hizmetini yapmakta iken 27.8.1999 tarihinde TCG.Adatepe gemisi ile Arnavutluk'un Vlore limanına seyri esnasında gemiden denize düşmek suretiyle hayatını kaybettiğini, idarenin, müteveffa erin denize düşmesini engelleyici ve önleyici tedbirleri almaması nedeniyle zararlı sonucun ortaya çıkmasına neden olduğundan zararı gidermekle yükümlü bulunduğunu belirterek davacı anne .......... ile davacı baba .......... için ayrı ayrı 2.500.000.000.'er TL. maddi, 750.000.000.'ar TL. manevi, davacı kardeşler .......... ve .......... için ayrı ayrı 300.000.000.'ar TL. manevi tazminatın hüküm altına alınması dava ve talep etmiştir.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerden; davacıların yakını Dz.Er ..........'ın 27.08.1999 günü görevli bulunduğu TCG Adatepe (F-251) gemisinin Vlore/Arnavutluk limanına seyri sırasında bilinmeyen bir nedenle denize düşmesi yahut atlaması sonucu asfiksiye bağlı kalp, solunum ve dolaşım durması nedeniyle vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Olayla ilgili olarak Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığınca yapılan adli soruşturma sonucunda, 20.12.1999 gün ve 1999/1529 Esas, 1999/1108 Karar Sayılı karar ile ... olaydan önce psikolojik tedavi gördüğü ve ruhsal durumunun iyi olmadığı anlaşılan er .......... ..........'in olay günü tespit olunamayan bir nedenle gemiden denize düştüğü/atladığı ve denizde boğulma sonucunda hayatını kaybettiği, olay tanıklarının çok yakın olmalarına rağmen denize düşme anında ölen erin yanında başka bir personelin bulunmadığı, herhangi bir kavga, tartışma sesi duymadıklarını beyan etmeleri, denizin durgun ve havanın iyi olması gibi bilgilerden ruhsal bozukluğu olan er ..........'in intihar kastı ile gemiden denize atladığı ve boğulma sonucu öldüğü, olayda kamu davasının ikamesine yeterli delilin mevcut olmadığı... gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır:
Bahse konu KYOK kararı, incelendiğinde; kararın bir bölümünde müteveffanın olay günü tespit olunamayan bir nedenle gemiden denize düştüğü/atladığı belirtilmesine karşın kararın başka bölümünde ... er ..........'ın intihar kastı ile gemiden denize atladığı nın kabul edildiği, kararın bu yönüyle kendi içinde çeliştiği görülmektedir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararında, düşme anında ölen erin yanında başka bir personelin bulunmaması, tanıkların herhangi bir kavga ve tartışma sesi duymadıklarını beyan etmeleri, denizin durgun ve havanın iyi olması, ölenin ruhsal durumunun bozuk olması şeklindeki bilgelere dayanılarak olay intihar olarak değerlendirilmiş ise de; davalı idarece savunma ekinde gönderilen raporların ve adli soruşturma evraklarının tetkikinde; psikolojik rahatsızlığı sebebiyle gördüğü tedaviler sonucunda 600 Yataklı Gölcük Deniz Hastanesinin 22.4.1999 günkü Hasta Taburcu Teskeresiyle Hipertansiyon tanısıyla 20 gün istirahat, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 7.6.1999 tarih ve 2711 Sayılı raporuyla Nevrotik kişilikte anksiyete bozukluğu (Labül hipertansiyon) tanısıyla bir ay hava değişimi, 22.7.1999 tarihinde Aksaz Deniz Üs Hastanesi Baştabipliğince Anksiyete Mizaçlı, Uyum bozukluğu, (sosyal fobik özellikler) tanısıyla 20 gün sonra yeniden muayene edilmek üzere üç gün istirahat verildiği, müteveffanın ayrıca 02.08.1999 tarihinde tansiyon şikayetiyle (iki kez), 05.08.1999 tarihinde vücutta halsizlik şikayetiyle kıta tabipliğine sevkedildiği, 13.08.1999 tarihinde Genel Kontrol maksadıyla gönderildiği kıta tabipliğince yapılan muayenesinde Aksaz Deniz Üssü Psikiyatri Polikliniğine şevkine karar verildiği, müteveffanın 20.08.1999 tarihinde Güzelyalı 600 Yataklı Hava Hastanesince psikiyatri uzmanının bulunmaması sebebiyle sevk edildiği İzmir 600 Yataklı Mevki Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde yapılan muayenesinde anksiyete bozukluğu saptanarak 15 gün sonra kıtası hastanesinde kontrolünün uygun görüldüğü, bu tarihten bir hafta sonra da 27.08.1999 tarihinde boğulma sonucu vefat ettiği göz önüne alındığında müteveffanın hipertansiyon rahatsızlığına bağlı bir nedenle denize düşmüş olabileceği olasılığı da bulunmaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir.
Olayımızda hipertansiyon ve psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle birçok defa viziteye çıkan muhtelif hastanelerde tedavi gören ve ölümünden bir hafta önce de yapılan muayenesinde anksiyete bozukluğu tanısıyla 15 gün sonra kıtası hastanesinde kontrolünün uygun olduğuna karar verilen müteveffanın gerekli tedavisinin yapılması gerekirken yurtdışına uzun bir yolculuğa çıkacak olan gemide görevlendirilmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle davacıların zararlarının idarece hizmet kusuru esaslarına göre karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 24.01.2001 gün ve 79.463.030 Sayılı yazısından, Gölcük Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığınca verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararına göre müteveffanın intihar kastı ile gemiden denize atladığı ve boğulma sonucu öldüğünün tespit edilmesi nedeniyle 5434 Sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin (c) fıkrası uyarınca davacılara aylık bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacılara devletçe sağlanmış bir yarar bulunmamaktadır. Maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunan 02.04.2001 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinde; davacı anne ..........'ın 2.616.000.000.TL., davacı baba ..........'ın 1.888.000.000.TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ olunan ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla müteveffanın askeri ve sosyal durumu, zararın başlangıç tarihi olan olay tarihi ve olay tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yasal faiz tutarı göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemiyle bağlı kalınarak davacı anne .....' ..........'a 2.500.000.000.TL. (ikimilyarbeşyüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca davacı baba ..........'a 1.888.000.000.TL. (birmilyar-Sekizyüzseksensekizmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Davacı anne .......... ile davacı baba ..........'a takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak ayrı ayrı 750.000.000.'ar TL. (yediyüzellişermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
4- Davacı kardeşler .......... ile ..........'a takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak ayrı ayrı 300.000.000.'ar TL. (üçyüzermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
5- Hükmedilen maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği varsayılan 23 Ekim 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 27 Ağustos 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 67.050.000.TL. (altmışyedimilyonellibin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
8- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000.TL. bilirkişi .......... ücretinin davadaki haklılık oranına göre 2.448.000.TL.(ikimilyondörtyüzkırksekizbin TL.) sının davacılar üzerinde bırakılmasına, 17.552.000.TL. sinin (onyedimilyonbeşyüzelliikibin TL.) davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 16.500.000.TL. (onaltımilyonbeşyüzbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
11- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 151.488.000.TL. (yüzellibirmilyondörtyüzseksensekizbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
12- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 56.720.000.TL. (ellialtımilyonyediyüzyirmibin TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy