(2629 S. K. m. 7)
Davacı, 5 Temmuz 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Deniz Karakol Uçağı uçuş operatörü olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen uçak kazasından sonra görev yaptığı S-2 ED/K uçaklarının uçuşlarının durdurulduğunu, bu nedenle Deniz Hava Üs Komutanlığına atandığını, halen uçuş operatörü statüsünün, devam ettiğini, 1993 -2000 yılları içerisinde muntazam olarak, ödenen uçuş tazminatının Mart 2000 tarihinde kesilerek yerine Silahlı Kuvvetler tazminatı tahakkuk ettirildiğini, 2629 Sayılı Kanunun 7 nci madde (d) fıkrası 1 nci bendinin, Kuvvet Komutanlıklarınca Genelkurmay Başkanlığının onayı alınmak kaydıyla; bu maddede belirtilen yıllık zorunlu uçuş, atlayış ve dalış süreleri malzeme, araç ve teknik zorunluluk veya imkansızlıklar nedeniyle ve olağanüstü durumlarda azaltılabilir. hükmü uyarınca Genelkurmay Başkanlığının, 1993 yılından bu yana Deniz Kuvvetleri Komutanlığının talep ettiği zorunlu uçuş saatleri dikkate alınmadan özlük haklarının verilmesi talebini onaylamasına karşın 1997-1998 dönemi için yapılan talebi onaylamadığını, oysa ki 2629 sayılı kanunun 7 nci maddesinde yıllık zorunlu uçuşun teknik zorunluluk veya imkansızlıklar nedeniyle veya olağanüstü durumlarda azaltılabileceği öngörülmesine karşın yok sayılamaz şeklinde bir hüküm içermediğini belirterek uçuş tazminatının hiç uçurulmadığı gerekçesiyle kesilmesi işleminin iptalini, halen Dz.K.K. lığı envanterinde bulunan TB-20 uçakları ile uçurulmasını, Mart 2000 tarihinden itibaren ödenmeyen uçuş tazminatının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesini ve yürütmenin durdurulmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki S-2 E uçaklarının 1993 yılında hizmet dışı bırakılması üzerine D/K uçağı pilotlarının ve davacının da aralarında bulunduğu uçuş operatörlerinin bu uçakların yerine uçak temin edilinceye kadar başka görevlere atandıkları ve uçuş görevini ifa etmeyen personele, yıllık tamamlamaları gereken uçuş sürelerini tamamlamış gibi kabul edilerek uçuş tazminatlarının tam olarak ödendiği, son olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca, halen uçuş niteliklerini muhafaza eden ancak teknik nedenlerle yeterince veya hiç uçurulmayan uçuculara uçuş saatleri dikkate alınmadan özlük haklarının ödenmesi amacıyla 22.12.1998 gün ve PER.:5633-417-98/Ynt.Ş. sayılı yazı ile Genelkurmay Başkanlığından istenen onaya, Genelkurmay Başkanlığının 8 Temmuz 1999 gün ve HRK.:1700-491-99/Eğt.Öğt.Ş.(F1)(746) sayılı yazısı ile 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanununun 7/d (1) hükmünün süre azaltılmasına imkan verdiği, fakat süreyi yok saymanın mümkün olmadığı gerekçesiyle onay verilmediği ve Mart 2000 tarihinden itibaren davacının uçuş tazminatının %50'sinin kesildiği, davacının söz konusu tazminatın kesilmemesi ve halen Dz.K.K.lığı envanterinde bulunan TB-20 uçakları ile uçurulmasına ilişkin başvurusunun reddedilmesi üzerine süresi içerisinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacının, halen uçuş operatörü statüsünün devam ettiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki S-2 E uçaklarının hizmet dışı bırakılması sebebiyle uçuş yaptırılmayan davacıya uçuş tazminatının tam olarak mı yoksa %50' sinin kesilerek mi ödeneceği noktasındadır.
Uçuş tazminatları ile bu tazminatların ödenmesine ilişkin usul ve esaslar 2629 sayılı uçuş, Paraşüt, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.
Anılan Kanunun Tazminatın Ödenme Şartları ve Kesilmesi başlıklı 7 nci maddesi;
a) Pilotların, silah sistem operatörlerinin ve uçuş ekibi personelinin uçuş tazminatı alabilmeleri için bir yılda en az;
1- Uçuş hizmeti 10 yıldan az veya tüm uçuşu 1500 saatin altında olanların 60 saat,
2- Uçuş hizmeti 10-20 yıl veya tüm uçuşu 1500-2500 saat arasında olanların 30 saat,
3- Uçuş hizmeti 20 yıldan ve tüm uçuşu 2500 saatten fazla olanların 15 saat,
Uçuş yapmaları şarttır,
b)...
c) ...
d) Kuvvet Komutanlıklarınca Genelkurmay Başkanlığının onayı alınmak kaydıyla,
1- Bu maddede belirtilen yıllık zorunlu uçuş, atlayış ve dalış süreleri malzeme, araç ve teknik zorunluluk veya imkansızlıklar nedeniyle veya olağanüstü durumlarda azaltılabilir.
2- 20 uçuş veya dalış hizmeti yılı veya 2500 saatten fazla uçuş veya dalışı olan uçucu, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamlarla, Yarbay-General rütbelerindeki veya 500' den fazla atlayışı olan paraşütçü personelden geçici bir süre için ve devamlı olarak, 3 yılı geçmemek kaydıyla uçucu, paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adam statü ve hakları baki kalmak üzere yıllık zorunlu uçuş, atlayış ve dalış süre ve miktarları aranmayabilir.
e) Yıllık sorunlu uçuş saati, atlayış miktarı veya dalış süresini tamamlamayanların uçuş, atlayış ve dalış tazminatının %50'si, müteakip hizmet yılı başlangıcından itibaren kesilir.
Normal tazminat önceki yıldan noksan kalan süre veya miktarın tamamlanmasını takip eden aybaşından itibaren ödenmeye başlanır.
f) Pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi personeli askeri paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamların aylık tazminat alabilmeleri için görev ve hizmete ilişkin istekleri gereği gibi yerine getirmedikleri yolunda bir yıl içinde emrinde çalıştığı en yakın iki üstü derece amirlerinin imzasını taşıyan yazılı iki ihtar veya aylık bir fena faaliyet raporu almamış olmaları şarttır. Bu şartı taşımayanların tazminatının %50'si, tebliğ tarihini izleyen aybaşından itibaren kesilir. Bu kesilme durumunu düzelttiğine dair en yakın iki üst derece amirlerinden olumlu kanaat raporu alıncaya kadar devam eder. Normal tazminat olumlu kanaat raporunun alındığı tarihi izleyen aybaşından itibaren ödenir.
g) Uçuş, paraşütle atlayış ve dalış hizmetine ilişkin görevler sırasındaki kazalar ve diğer sağlık nedenleri sonucunda hava değişimi olan veya geçici olarak uçuştan, paraşütçülükten veya dalıştan başka hizmetlere nakledilen pilotlara, silah sistem operatörlerine, uçuş ekibi personeline, paraşütçülere, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamlara iki yıl süre ile son aldıkları aylık tazminat ödenir. Bu süreler uçuş, atlayış, dalış hizmetinden sayılır ve bu süre zarfında uçuş, atlayış, dalış zorunluluğu aranmaz. İki yıldan fazlası için aylık uçuş, atlayış, dalış tazminatı kesilir. Bunlar tekrar göreve başladıklarında diğer şartlan haiz iseler aylık tazminat göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren ödenir.
h) Uçuş, paraşütle atlayış, dalış tazminatı alan personelden uçuş, paraşütle atlayış ve dalışla ilgisi olmayan yurt dışı daimi görevlere atananların yurt dışı daimi görevlerde geçen sürelerin uçuş, atlayış, dalış hizmeti süresinden sayılır. Ancak bu görevlere atananların yurttan ayrılış tarihini izleyen aybaşından itibaren aylık uçuş, atlayış ve dalış tazminatı kesilir.
j)...
hükmünü amirdir.
Açıklanan yasa metinlerinde de belirtildiği üzere, uçuş personelinin, uçuş tazminatından tam olarak yararlanabilmeleri için, yasada öngörülen istisnalar dışında, uçuş hizmetine veya uçuş saatine göre yıllık zorunlu uçuş süresini fiilen uçuş yapmak suretiyle tamamlamaları gerekmektedir.
Yasada, yıllık zorunlu uçuş sürelerinin malzeme, araç ve teknik zorunluluk veya imkansızlıklar nedeniyle olağanüstü durumlarda Kuvvet Komutanlıklarınca Genelkurmay Başkanlığının onayı alınmak kaydıyla azaltılabileceği öngörülmesine karşın 2629 sayılı yasanın 7 nci maddesinin (d) ve (g) fıkralarında belirtilen ve belirli bir süre ile sınırlandırılan (2-3 yıl) durumlar haricinde yeterince ve hiç uçuşu olmayan personelin uçuş tazminatının %50'sinin müteakip hizmet yılı başlangıcından itibaren kesileceği belirtilmektedir.
Davacının, halen uçuş operatörü statüsünü muhafaza ettiği halde 1993 yılından bu yana hiç uçuş yapmadığı görülmektedir. Bu itibarla kanunda öngörülen süre yıllık uçuş hizmeti bulunmayan davacının uçuş tazminatının %50 sinin kesilmesi işleminde hukuka uyarsızlık bulunmamaktadır.
Dava konusu edilen diğer husus, davacının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan TB-20 uçaklarında uçurulması istemidir.
Anayasa'nın 125 nci maddesinin 4 ncü fıkrası ile 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinde idari yargı denetiminin sınırları çizilmiştir. Bu hükümler uyarınca idari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
Davacı TB-20 uçaklarında uçurulmayı talep etmektedir. Böylesi bir karar, yargı organını idarenin yerine geçirmek olduğu gibi aynı zamanda idari işlem niteliğinde bir karar verilmesi anlamına gelir. Yukarıda değinilen yasal kurallar karşısında bu nitelikte bir karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki S-2E uçaklarının 1993 yılında hizmet dışı bırakılması üzerine D/K uçağı pilotları ve uçuş operatörleri, ihtisaslarında yetişmiş personel olmaları, yeni alınacak uçaklarda istihdam edilme ihtiyacı ve uçuş niteliklerini korumaları nedeniyle; 2629 Sayılı Kanunun 7/d maddesinin vermiş olduğu takdir yetkisi dahilinde Genelkurmay Başkanlığının onayı alınmak suretiyle uçuş tazminatları hizmet yıllarına paralel olarak ödenmiştir.
Genelkurmay Başkanlığının teknik nedenlerle hiç uçurulmayan personele tazminat ödenmesine onay vermemesi de yine aynı kanunun 7/d maddesinde vazedilen takdir yetkisine dayanmaktadır. Söz konusu takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığına ilişkin hiçbir şüphe ve tereddüt olmadığı değerlendirilmektedir.
Uyuşmazlıktaki asıl sorunun hiç uçurulmayan personele ödenecek %50 tazminatın nasıl ödeneceği konusudur. Zira 2629 Sayılı Kanuna tabi uçucu personel Silahlı Kuvvetleri Tazminatı almamakta bunun yerine uçuş tazminatı almaktadır. Bu personel hiç uçucu olmasalar idi Silahlı Kuvvetler Tazminatı alacaklarda. Uçucu personel olmakla Uçuş Tazminatı aldıklarından kendi muadili diğer personele nazaran fiilen Uçuş Tazminatının Silahlı Kuvvetler Tazminatından farkı kadar ilave tazminat almaktadırlar.
Uçuş tazminatının %50 si kesilen personelin alacağı %50 uçuş tazminatı, Silahlı Kuvvetler Tazminatından az olduğundan otomatik olarak Silahlı Kuvvetler Tazminatı verilmekte, dolayısıyla uçuş tazminatı fiiliyatta tamamen kesilmiş olmaktadır.
Oysa Kanunun tazminatın %50 si kesilir hükmündeki amacının; uçucu personeli muadili uçucu olmayan bir personelden özlük hakları yönünden daha geriye götürmek olmayacağı son derece açık ve tartışmasızdır. O halde uçuş tazminatı %50 kesilen personel; hiç tazminat almayan personel (Silahlı Kuvvetler Tazminatı alan) ile tam uçuş tazminatı alan personel arasındaki bir değerde tazminat almalıdır. Bu durumda tazminatın %50 sinin kesilmesi hükmünün Uçuş tazminatı ile Silahlı Kuvvetler tazminatı arasındaki farkın yüzde ellisinin kesilmesi şeklinde uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Davanın bu yönü ile işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünden oluşan çoğunluk görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy