(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 12.12.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21 Kasım 1998 tarihinde askere alındığını, askerlik görevini yaparken bazı komutanlarının olumsuz tavırları ile karşılaştığını, gördüğü baskılar altında yaşamaya devam eden müvekkilinin zaman zaman da üstleri tarafından dövüldüğünü, dövme olayları sonucunda tedavi görmeye başladığını, muayeneleri sonunda psikolojik sorunları olduğu görülerek Askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini,
Müvekkilinin askerden önce her yönüyle sağlıklı olduğunu, askerlikte gördüğü baskı ve dövmeler neticesinde psikolojik tedavi görmeye başladığını, bu nedenle uğradığı iş gücü kaybından dolayı 12.000.000.000.TL. maddi, 3.000.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 21 Kasım 1998 tarihinde askere sevk, 25 Kasım 1998 tarihinde Kırkağaç 6 ncı Jandarma Er Eğt.Alay Komutanlığına katıldığı, üç buçuk aylık asker iken rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği İzmir Mevki Hastanesinde 15.3.1999 ile 22.3.1999 tarihleri arasında yatırılarak yapılan muayene ve tedavileri sonucunda, Hastane Sağlık Kurulunun 22.3.1999 gün ve 1602 Sayılı raporu ile Psikotik Bozukluk (Ayırt edilmeyen tip) tanısı ile C/15 SMK üç ay hava değişimi verildiği, daha sonra rahatsızlığının devam etmesi üzerine kıtasınca Malatya Asker Hastanesine, oradan da Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesine sevk edildiği, burada 2.9.1999 - 10.9.1999 tarihleri arasında yatırılarak yapılan tedavileri sonunda Sağlık Kurulunun 10.9.1999 gün ve 1827 Sayılı raporu ile aynı tanı konularak SMK üç ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişimi sonunda Çakmak Asker Hastanesinin 3.12.1999 tarihli yazısı ile Ankara Mevki Asker Hastanesine sevk edildiği, 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesi Salık Kurulunun 10.12.1999 gün ve 5731 Sayılı raporu ile Tek hecmeden fazla tekrarlayan psikotik reaksiyon- Ayırt edilmeyen tip tanısı ile Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, bu rapora istinaden 10 Aralık 1999 tarihinde terhis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin iddiaları, davacının durumu ve tespit olunan psikolojik rahatsızlıkla ilgili bazı açıklamaların yapılmasında yarar görülmektedir. Bu bağlamda davacının temel askerlik eğitimini takiben dağıtımının yapıldığı Gerger İlçe Jandarma Komutanlığında askerliğini yaparken 28.7.1999 tarihinde eğitim alanında Uzman.J.Çvş ..........'e yumrukla vurmak ve hakaret etmek suçlarından 2 nci Ordu K.lığı askeri Savcılığının 6.8.1999 gün ve 1999/1419- 344 Sayılı iddianamesi ile hakkında kamu davası açıldığı, İzmir Mevki Asker Hastanesinin yukarıda.belirtilen 22.3.1999 tarihli raporunun, bulgular hanesinde ... kıta anketinden anlaşıldığına göre, arkadaşlarına soğuk davrandığı, fazla ilişkisi olmadığı, disiplin kurallarına ve amirlerine karşı duyarsız olduğu, verilen görevleri yapmadığı, kendi kendine konuşup güldüğü, askerlik yapamayacağı belirtilmiştir denilmektedir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1 nci Dairesinin 1994/913 Esas noda kayıtlı, ..........'a ait dava dosyasındaki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4 ncü İhtisas Kurulunun 12.7.1996 gün ve 1871 Sayılı kararına göre; bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik reaksiyon (Ayırt edilmeyen tip) veya Şizofreni diye bilinen akıl hastalığının genç yaşlarda başlayan akıl hastalıkları grubundan olduğu, bu hastalığın askerliğin sebep ve etkisinden kaynaklanmadığının bildirildiği,
Diğer taraftan davacı .......... tarafından açılan bir başka davada (2.D.nin 1998/726 Esas Sayılı) bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine Hacettepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalında görevli Doç.Dr .........., Doç. Dr .........., Doç. Dr... tarafından düzenlenen 24.7.2000 tarihli bilirkişi raporunda; pisikotik reaksiyon-şizofreninin ... çoğunlukla erken yetişkinlik çağında başlayan, yaygınlığı toplumdan topluma değişmekle birlikte yüzde bir dolayında olan, kalıtımsal geçişin çok baskın olduğu bünyesel bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın sebepleri, meydana geliş biçimi, rahatsızlığı ortaya çıkan etkenler tam olarak aydınlatılamamıştır. İlk hastalık belirtileri kimi zaman ruhsal bir zorlamanın ardından başlasa da bu günkü tıbbi bilgiler ruhsal toplumsal etkenlerin hastalığın sebebi olmadığına, ancak belirginleşmesine yol açabileceği, dolayısı ile söz konusu psikiyatrik bozukluğun ruhsal zorlamalar sebebiyle ortaya çıkmayacağına işaret etmekte olduğu belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacının askerliğe elverişsizliği sonucunu doğuran psikolojik rahatsızlığının, ruhsal zorlamalar sebebiyle ortaya çıkmayan, kalıtımsal geçişin baskın olduğu, bünyesel bir rahatsızlık olduğu, dolayısı ile bu hastalığın meydana gelmesi ile ilgili davacı vekilinin iddialarının varit olmadığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için;
1- Bir zararın varlığı,
2- Zararı doğuran işlem ve eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,
3- Zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması,
Şartlarının birlikte tahakkuku gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu, idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle, ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte, davacının zararının idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusurundan kaynaklanmadığından davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacı tarafından peşin yatırılan 172.310.000.TL. harçtan, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Hükümlerine göre 3.160.000.TL. başvurma, 4.240.000.TL. ilam harcının toplamının mahsubu ile arta kalan 164.910.000.TL.(Yüzaltmışdörtmilyondokuzyüzonbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
3- Sarf edilen posta pulu giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy