(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 27.11.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bçvş .......... ..........'nün Kosova'da patlayıcı maddeleri zararsız hale getirme timinde görevli iken 22.9.1999 tarihinde bölge halkı tarafından bulunan bombacık ve anti tank mayınlarının imhası için hazırlık yapılmakta olduğu sırada meydana gelen patlama sonucu vefat ettiğini, vekileden davacı kardeşlerin ölüm olayı nedeniyle derin acı ve ızdırap çektiklerini, bu nedenle objektif sorumluluk kuralları gereğince davacıların manevi zararlarının davalı idarece tazmini gerektiğini, dolayısı ile davacı kardeşler için ayrı ayrı 1.000.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıların kardeşi müteveffa Hv.Slh.Müht.Bçvş ..........'nün 28.Mknz.P.Tugayına bağlı Kosova/Dragas T.T.G./K.K.lığı emrinde patlayıcı maddeleri zararsız hale getirme (E.O.D.) timinde görevli iken bir gün önce bölge halkı tarafından bulunan bombacık ve anti tank mayının imhası sırasında meydana gelen patlamada vefat etmesi nedeniyle K.K.K.lığı askeri Savcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonunda 21.1.2000 gün ve 2000/79-79 Evrak ve Esas sayısı ile Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan kararda; ..........'nün 28 nci Mknz.P.Tug.K.lığı emrinde Kosova/Dragas T.T.G./K.K.lığı emrinde patlayıcı maddeleri zararsız hale getirme (E.O.D.) timinde görevli olduğu, olay tarihinden bir gün önce bölge halkı tarafından bulunan 2 adet BLU-97, 1 adet MK-1 bombacığı, 1 adet BLU 97 ve 2 adet TMA-5 Anti tank mayınının imha edilmek üzere teslim alındığı, havanın kararması nedeniyle ertesi gün imha etmek maksadıyla bu bombacık ve mayınların fünye ve busterleri sökülerek gerekli emniyet tedbirleri alındıktan sonra birliğin yakınındaki E.O.D.timi konteynırına konduğu, ertesi gün 22.09.1999 tarihinde saat 14.20 civarında ..........'nün Hv.Slh.Müht.Bşçvş .......... ve Ord.Kd.Üçvş ..........'ya bir gün önce gelen mayınların imhası için hazırlık yapacağını söyleyerek çadırdan ayrıldığı, Konteynıra giderek bombacıkları ve mayınları alarak E.O.D. çadırına getirdiği, burada hazırlık yapar iken saat 15.15 civarında çadırda büyük bir palama olduğu, ..........'nün olay yerinde vefat ettiği, olayla ilgili olarak mütalaalarına başvurulan bilirkişi heyetince; patlayan bombacığın NO-1 MK-1 bombacığı olduğu, ..........'nün patlayıcılar konusunda öğretmen seviyesinde deneyimli bir personel olduğu, patlamanın .......... .'nün hizmete yönelik hazırlık çalışmaları yaparken, ancak onun herhangi bir kusuru olmaksızın insan kaynaklı olmayan nedenlerden meydana geldiği, olayda herhangi bir kimsenin kast, kusur ve ihmalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Kararda da belirtildiği üzere olayda müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği göz önüne alındığında, hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen hizmetlerde gerek hizmetin kendisinin, gerekse hizmetin ifasında kullanılan silah, bomba, uçak gibi araç ve gereçlerin yapıları gereği hem ilgililer ve hem de üçüncü kişiler için tehlike arz ederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir almak ve tehlikeyi önceden önlemek bazı ahvalde mümkün olamaz. İşte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerde, hizmetin kendisinden veya araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlarda onların sahibine ait olmalıdır şeklinde ifade edilen risk ilkesinin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararın hizmetin sahibi idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, davacıların gerek olay nedeniyle duydukları ve gerekse ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın vukua geliş şekli ve tarihi, askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığında;
1- Davacı kardeşler .........., .........., .......... .......... ve ..........'ya takdiren ve ayrı ayrı 400.000.000.TL. (dörtyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi 22 eylül 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
3- Davacılar tarafından peşin yatırılan 45.000.000.TL. (kırkbeşmilyon TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 4.000.000.TL. (dörtmilyon TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesaplanan 74.100.000.TL. (yetmişdörtmilyonyüzbin TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesabedilen 74.100.000.TL.(Yetmişdörtmilyonyüzbin TL.) vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy