(926 S. K. m. 108) (1111 S. K. m. 5) (1076 S. K. m. 3) (Yedek Subay Adaylarının Seçimine İlişkin Seldi ve Esaslar İle Celp Usulleri Hakkında Yönetmelik m. 9) (1602 S. K. m. 71)
Davacı vekili, ilk olarak 28 Mart 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 19 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi kanalıyla gönderilen ve 3 Temmuz 2000 tarihinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.8.1987 tarihinde Astsubay nasbedildiği, Dz.K.K.lığı Derince Eğitim Merkez K.lığında Eln.Astsb.Çvş.olarak görevini yapmakta iken, 24.8.1998 tarihinde yıllık izine ayrıldığını, izin bitiminde görevli olduğu birliğe dönmeyerek izin tecavüzünde bulunduğunu, M.S.B.lığının 18.12.1989 tarih ve 46/265 sayılı onay yazısı ile silahlı kuvvetlerden ilişiğinin kesildiği, müteakiben kendisine Eminönü Askerlik Şubesince askerlik hizmetini tamamladığına dair şerhin kayıtlara işlendiğini, ayrıca yurt dışına çıkışta ve yüksek lisans içinde aynı tür belgenin verildiğini, ancak Eminönü Askerlik Şubesinin 8.2.1996 tarihli yazısıyla askerlik süresini tamamlamak üzere Askerlik Şubesine çağrıldığını, yüksek okul mezunu olduğunu ibraz ettiğini, bunun üzerine askerlik yükümlülüğünün yedek subay olarak yapacağının şifahi olarak söylendiğini, daha sonra sevk için çağrıldığında celbe icabet etmeyerek bakaya durumuna düştüğünü ve para cezasına mahkum olduğunu, 1076 sayılı Kanuna göre yd.sb.olamayacağını, kısa dönem askerliğe ayrılabileceğini, bununda süresinin 8 ay olduğunu, terhis belgesi verilmesi gerektiğini, 12.01.2000 tarihinde bu talep doğrultusunda noterden ihbarname çektiğini, ancak cevap verilmediğini, Askerlik Kanunu madde 5, Yd.Sb.Kanunu madde 3, Yd.Sb. adaylarının seçimine ilişkin seldi ve esaslar ile celp usulleri hakkında yönetmelik mad. 9, M.S. B.lığı Askerlik Şubeleri Yd.Sb.İşlemleri Broşürü Bölüm 12 hükümleri gereğince yükümlülüğün kısa dönem yapması gerektiği belirterek eksik hizmetini tamamlamak üzere askere sevkine ilişkin işlemin ve terhis belgesi verilmemesi işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bilgi ve belgeler ile davalı idare tarafından gönderilen davacının şahsi dosyalarının incelenmesinde; davacının 30.8.1997 tarihinde Eln.Astsb.Çvş.olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Derince Eğitim Merkezi K.lığında göreve başladığı, izin bitimi tarihi olan 26.8.1998 tarihinde izinden dönmeyerek izin tecavüzü suçu işlediğini, bundan dolayı Milli Savunma Bakanlığının 18.12.1999 gün ve Astsb. 46/266 sayılı kararı ile sicilen resen emekliye sevk edildiği, bunun üzerine davacının 23.3.1990 tarihinde Silahlı Kuvvetlerden ilişiğinin kesildiği, davacıya Eminönü As. Şb. Başkanlığınca askerlik hizmetini tamamladığına ve ilişiğinin olmadığına dair belge verildiği, ancak işlemin geri alınarak 8.2.1991 tarihli yazısıyla eksik askerlik hizmetini tamamlamak üzere şubeye çağrıldığı, davacının yüksek okul mezunu olduğunu ibraz etmesi üzerine 24.9.1997 tarihinde askerliğini yedek subay aday adayı olarak karar alındığını, ancak celbe icabet etmeyerek bakaya durumuna düştüğü ve para cezasına mahkum olduğu, davacının bu durum üzerine kısa dönem er statüsü ile sevk edilmesi gerektiğini talep ettiği 12 ay muvazzaflık hizmetini ileri sürerek 4 aydan fazla hizmeti bulunduğunu ve terhis belgesi verilmesini Askerlik Şubesinden talep ettiği, ancak eksik askerlik hizmetini tamamlamak üzere M.S. B.lığının 9.11.1999 gün ve ASAL: 0916-1319-99-Yd.Sb.Ş. Cst.Ks. sayılı yazısı ile Aksaz Deniz Üs K.Kh.Des.Kt.K.Teknik Sistemler İşletme Amirliği Aksaz - MARMARİS emrine sevk edilmesi hususunda As.Şubesine talimat verildiği, söz konusu bu işlemin iptali ile terhis belgesi verilmemesi işleminin iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yürütmeyi durdurma istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Nöbetçi Dairesinin 26.7.2000 gün ve Esas No: 2000/1 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 108 nci maddesi; "Disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle sicil yolu ile veya mahkeme kararıyla mecburi hizmetini tamamlamadan astsubaylıktan çıkarılanlardan, muvazzaflık hizmetini tamamlayanlar derhal terhis olunur. Muvazzaflık hizmetini tamamlamayanlara bu hizmetleri er olarak tamamlatılır" hükmünü amirdir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesi; "Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresi; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında onsekiz aydır, bu sürelerin, Barışta, önce onbeş aya ve bilahare on iki aya kadar indirilmesine silahlı kuvvetlerinde ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlar Kurulunca karar verilebilir. Bu Kanunun tespit ettiği esaslar dışında veya muvazzaflık hizmetini yapmadıkça hiçbir fert askerlik çağından çıkarılamaz" hükmünü amir bulunmaktadır.
Eksik askerlik hizmet süresinin tamamlatılması gerektiği yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anlaşmazlık, davacının eksik askerlik hizmetini hangi statüde tamamlayacağı konusundadır.
Davacı vekili; müvekkilinin sevk tarihindeki mevcut maddi gerçeklere göre işlem yapılmasını ve TSK. nin ihtiyaç duyduğu yedek subay adaylarının seçimine ilişkin şekil ve esaslar ile celp usulleri hakkında yönetmelik madde: 9 ile M.S.B.lığı Askerlik Şubeleri Yedek Subay İşlemleri Broşürü, Bölüm 12(Fk-Bl) hükümleri gereğince, müvekkilinin kısa dönem er olarak hakkı bulunduğunu iddia etmiş ise de daha üst norm olan TSK.Personel Kanunu 108 nci madde, muvazzaflık hizmetini tamamlamayanlara bu hizmetleri er olarak tamamlatırlar hükmü nedeniyle, bu iddialara itibar olunamamıştır.
TSK. Personel Kanununun 108 nci maddesi amir hükmü karşısında davacının noksan muvazzaflık hizmetini "er" olarak tamamlaması gerektiği sonucuna varıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uyarlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy