(1602 S. K. m. 21, 24) (2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 13 Şubat 2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını olan Hv.Mu.Bnb ......................'in Bursa Uludağ T.S.K. Kış Sporları Eğitim Merkez Komutanlığı'nda dönemlik misafir olarak kalmakta iken eşi ile birlikte telesiyeje binmek isterken 4 metre yükseklikten düşmesi sonucunda vefat ettiğini, davalı idarenin olayda sorumluluğunun bulunduğunu, gerekli önlemleri alsa idi bu olayın meydana gelmeyeceğini, davalı idareye zararlarının giderilmesi yönünde yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini belirterek 26.250.000.000.TL. maddi ve 3.750.000.000.TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı idare ve AYİM Başsavcılığı görev itirazında bulunduğundan öncelikle görev konusu incelenmiş, AYİM. 2 nci Dairenin 27 Haziran 2001 gün E. 2001/178 sayılı kararı ile görev itirazı reddedilmiştir. Bu kararın 6 Ağustos 2001 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, ancak davalı idarenin yasal yollara başvurmadığı anlaşılmakla davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge, bilgi ve özellikle 15 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 21 Şubat 2000 gün ve E: 2000/27, K.2000/4 sayılı yetkisizlik kararı ile 1 nci Taktik Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığının 10.4.2000 gün ve E.2000/623, K.2000/291 sayılı KYOK Kararı incelendiğinde; Bursa Uludağ TSK.Kış Sporları Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda müteveffanın eşi ile birlikte dönemlik misafir olarak kaldığı, olay günü olan 9.12.1999 tarihinde Hv.Mu.Bnb .....................'in eşi ile birlikte gezmek ve dinlenmek amacıyla telesiyejle üst kafeteryaya çıktıkları, burada bir şeyler yiyip içtikten sonra bulundukları üst kafeteryadan tesise inmek için telesiyej üst istasyonuna geldikleri,telesiyej sandalyesine ilk önce eş .................'in bindiği, eşinden bir metre geride bulunan müteveffanın sandalyeye binmek istediği, hareket halindeki sandalyeye tam oturamamış durumda olan müteveffanın eşi ..................'in panik halinde telesiyej sandalyesinden inmeye çalıştığı, durumu fark eden telesiyej görevlisi Per. İs. Er .................'in acil durdurma butonuna bastığı, telesiyejin emniyet ağı ile beton zeminin kesiştiği noktada telesiyejin durdurulduğu, tanık beyanlarına göre bu esnada panik halinde inmeye çalışan eşini fark etmeyen müteveffanın binmeye çalıştığı sandalyesinin sallanması sonucu aniden dengesinin bozulduğu, telesiyejden düşerken sol tarafta bulunan emniyet korkuluklarına tutunmaya çalıştığı, başarılı olamadığı, emniyet ağı dış çevresindeki metal boru çerçeveye çarparak dört metre yüksekten kafasının üzerine beton zemine düştüğü, ağır yaralandığı, bütün müdahalelere rağmen vefat ettiği, yapılan soruşturma sonucunda herhangi bir personel hatası ve teknik arızaya rastlanılmadığının bir raporla belirlendiği, olay tutanakları, tanık ifadeleri, olay yeri kroki ve fotoğrafları, işletme talimatları, ölü muayene tutanağı, idari soruşturma raporu, teknik raporlar ve diğer bütün deliller karşısında olayla ilgili olarak kimsenin bir kusur ve ihmalinin söz konusu olmadığı, olayın tamamen müteveffanın tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasından kaynaklanan bir kaza olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğunun dayanağı Anayasanın 125 nci maddesidir. Anayasanın 125 nci maddesine göre İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Anayasa dışında idarenin sorumluluğu 1602 Sayılı Kanunun 21 ve 24 ncü maddelerinde de düzenlenmiştir. Ancak gerek Anayasa da gerekse 1602 Sayılı Kanunda idarenin sorumluluğunun hangi esaslara dayanacağı belirtilmemiştir. Bu meselenin halli doktrin ve yargı içtihatlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkesine dayansın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için, bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacıların yakını Hv.Mu.Bnb .......................'in olay tarihi olan 9 Aralık 1999 günü eşi ile birlikte telesiyeje binmeye çalıştığı, eşinin tam oturamaması nedeniyle paniğe kapılarak telesiyejden atladığı esnada bu durumu göremeyen müteveffanın binmeye çalıştığı telesiyej sandalyesinin sallanması sonucunda dengesini kaybederek dört metre yükseklikten düşmesi neticesinde vefat ettiği, ölüm olayının idari bir eylemin sonucu olarak meydana geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, zarar doğuran eylem idareye bağlanamayacağı gibi, idarenin de zararın faili ve sorumlusu olarak tutulmasının mümkün olmadığı, tamamen davacıların yakını müteveffanın kişisel kusurundan doğan olayda idarenin kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
Davacılar ..............., ............. ve .............'in maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Davacıların yakını Hv.Mu.Bnb ......................'in eşi ile birlikte telesiyeje binmeye çalıştığı esnada dengesini kaybederek 4m yükseklikten boşluğa düşerek vefat ettiği olayda, dava dosyasında mevcut 1 nci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Savcılığının 10.04.2000 tarih ve 2000/623 - 291 Esas ve Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararında olayın meydana geldiği üst kafetarya telesiyej in binme yeri beton bloğun hemen önünde 3x9m ebadında emniyet filesinin olay anında bulunduğu, olaydan sonra ise emniyet filesinin bitimi ile kafeterya arasında bulunan 2m genişliğinde 4m yüksekliğindeki boşluğa mavi renkli olarak çekilen filenin olaydan sonra çekildiği, olay sırasında bu filenin bulunmadığı, müteveffanın bu boşluğa düşerek vefat ettiğinin belirtilmesi, yine dosyada mevcut idari tahkikat raporu ile ayrıntılı kaza raporlarının incelenmesinden, olaydan sonra bir daha kaza olmaması için yapılacak öneriler arasında, olay anında mevcut olan file ile bina arasındaki boşluğun da kapatılacak şekilde yeni bir ağ uzatılması gerektiği, inme ve binmelerde yardımcı olan personel sayısının artırılmasının gerektiğinin belirtilmesi ve olaydan sonra boşluğa mavi renkli yeni bir ağ çekilmesi nedenleri ile idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan, davacıların zararlarının davalı idare karşılanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, çoğunluk görüşüne katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy