(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 18 Ocak 2001 tarihinde Manisa İdare Mahkemesinde, 7 Şubat 2001 tarihinde AYİMde kayda giren dava dilekçesinde özetle; davacının Etimesgut da bulunan Zh.Brl.Er Egt.Tüm.K. lığı emrinde tank şoförü olarak askerlik hizmetini yapmakta iken 27 Ağustos 1997 tarihinde meydana gelen kazada sol ayağının ezildiğini, bu olay nedeniyle bazı tıbbi müdahaleler yapıldığını, 13 Şubat 1998 tarihinde terhis edildiğini, rahatsızlığının terhisinden sonra da devam ettiğini, bu nedenle ameliyat olduğunu, tedavi için büyük miktarda harcama yaptığını, iş gücü kaybına uğradığını belirterek 1.000.000.000 TL. (Bir Milyar TL.) maddi tazminatın 14 Mayıs 1999 tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı terhisli Tnk.Onb...............in 23 Ağustos 1996 tarihinde sevk edildiği Zh.Brl.Ok. ve Egt. Tüm. K. lığına katıldığı, 25 Ağustos 1997 tarihinde Zh.Brl.Ok. ve Egt. Tüm. K.lığı tarafından Mevki Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiği, yapılan muayene sonucunda Ortopedi Polikliniğince 25 Ağustos 1997 tarihinde davacı hakkında Sol ayak bileği bag confrican tavsiyelerde bulunuldu. 20 gün istirahatı uygundur şeklinde rapor düzenlendiği, 15 Eylül 1997 tarihinde birliğince kontrol için 600 Yataklı Hava Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiği, Hava Hastanesi Ortopedi Polikliniğince 16 Eylül 1997 tarihinde davacı hakkında Sol ayak bileği asil tendonu y.doku travması, Rehabilitasyon için sıcak su içinde hareket ettirildi.10 gün spor-eğitim istirahatı uygundur seklinde rapor tanzim edildiği, 7 Ekim 1997 tarihinde birliğin reviri tarafından sol ayak bileğinde travma tanısı ile Hava Hastanesi Ortopedi Kliniğine sevk edildiği, Hava Hastanesi Ortopedi Kliniğince 8 Ekim 1997 tarihinde davacı hakkında Sol ayak bileği YDT ilaçları verildi seklinde rapor düzenlendiği, davacının 21 Şubat 1998 tarihinde terhis edildiği, Özel Altınordu Sağlık Tesisleri A.Ş. nin 14 Mayıs 1999 gün ve 954 sayılı raporunda yapılan muayenesinde sol bacakta varis, sol ayakta travmaya bağlı fiyortik oluşum, seratumda eserhericine coli infertionu görüldüğünün belirtildiği, GATA Hastanesi Sağlık Kurulunun 5 Aralık 2001 gün ve 14177 sayılı raporu ile davacıya Postflebitik Sendrom (Bilateral Alt Ekstremite Tutulumu) Ortopedik Yönden Sağlam, Stal Dermatiti tanısı konulup, davacı hakkında A/30 f1,A/43 f1 Askerliğe Elverişlidir Mevcut Durumun Geçirdiği Konuyla İlgisi Yoktur kararı verildiği, dava dosyasında davacının sol ayağının kaza ile ezildiğine dair hiçbir belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare davacının olaydan sonra bir yıl içerisinde idareye başvurması gerekirken bir yıllık süreyi geçirdikten sonra dava açtığını, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; idareye başvuru için öngörülen sürenin zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir. Davacının tedavisinin 14 Mayıs 1999 tarihine kadar devam ettiği, zararı öğrenildiği tarihinin 14 Mayıs 1999 olduğu, dolayısıyla davanın süresi içerisinde açıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kururu isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
GATA Hastanesi Sağlık Kurulunun 5 Aralık 2001 gün ve 14177 sayılı raporundan da anlaşıldığı üzere davacının ortopedik yönden sağlam olduğu, mevcut durumunun geçirdiğini iddia ettiği kaza ile ilgisinin olmadığının belirtilmiş olması, ayrıca dava dosyasında ve davacıya ait şube şahsi dosyasında davacının sol ayağının kaza ile ezildiğine dair hiçbir belgenin bulunamaması karşısında zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunmadığı, bu nedenle idare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125 nci maddesine göre zarardan idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının maddi tazminat isteminin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy