(1111 S. K. Geç. m. 37) (765 S. K. m. 33)
Davacı vasisi 23 Şubat 2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; davacının kesinleşmiş cezası nedeniyle 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile hükümlü olduğunu, halen cezaevinde cezasını çektiğini, bedelli askerlik için 06 Aralık 1999 tarihinde şubesine başvurduğunu, cevabi yazının zamanında tebliğ edilmemesi nedeniyle başvurunun gereklerini yerine getirmediğini, vasi tayininin 21 Şubat 2001 tarihinde gerçekleştiğini belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını, bedelli askerlikten yararlandırılmama işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM İkinci Dairesinin 11 Nisan 2001 gün ve Esas No:2001/196 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Konu ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 12 Kasım 1999 gün ve 99/13584 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 37 nci maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının 2 nci kısım 6 nci maddesi; Bedelli askerlikten yararlanmak isteyen yükümlüler bizzat; a) Yurt içinde askerlik şubesi başkanlıklarına, b) Yabancı ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluklarına, c) Hükümlü, tutuklu veya gözetim altında bulunanlar, bulundukları yer Cumhuriyet Savcılıklarına başvurabilirler. Yapılan başvuruların geçerli olabilmesi için müracaat esnasında öngörülen bedelin tamamının veya bedelin ödenme esaslarında açıklanan asgari miktarın banka hesabına yatırılmış ve alınacak makbuz veya dekont aslının başvuru sırasında yukarıdaki makamlara teslimi gerekir. hükmünü taşımaktadır.
MSB.lığının 15 Kasım 2000 gün ve MİY.:0913-289-99/ASAL/ASAL.D.Er İşl.Ş.İht.Faz.As.Ks. sayılı Özel Yönergenin 3 ncü bölüm l/a maddesi;
Kanun kapsamına giren yükümlüler, bulunduğu yer askerlik şubesi başkanlığına, konsolosluğa, Cumhuriyet Başsavcılığına en geç 04 Mayıs 2000 (Dahil) tarihine kadar başvuruda bulunacaklardır.
Aynı Yönergenin 3 ncü bölüm l/(e) maddesi; Cezaevinde bulunanlar ise Cumhuriyet Başsavcılıklarınca tanzim edilen cezaevinde bulunduklarını gösterir belgeye istinaden avukatları, vasileri veya kanuni yakınları aracılığı ile askerlik şubesi başkanlıklarına başvurarak, ödemeleri gereken bedel miktarını bankaya yatırılmasını sağlayarak, dekont veya makbuz aslını askerlik şubelerine teslim ettireceklerdir. Askerlik şubelerince tanzim edilecek başvuru formları, avukat, vasi veya kanuni yakınları tarafından cezaevi müdürlüklerine teslim edilecektir. Başvuru formu yükümlü tarafından imzalanacak, imzanın yükümlüye ait olduğuna dair cezaevi müdürlüklerince şerh verilecek ve müteakip, askerlik şubelerine teslim edilecektir.
Yine aynı yönergenin 3 ncü bölüm 4/(a) ve (b) maddesi; Bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak isteyenlerin, avukatları, vasileri veya kanuni yakınları aracılığı ile işlemlerini yürütebilmeleri için askerlik şubelerine ibraz edilmek üzere yükümlünün cezaevinde olduğuna dair yazılı vereceklerdir. Askerlik şubesi başkanlıklarınca tanzim edilen başvuru formunun cezaevi idaresinin huzurunda imzalatılmasını müteakip şubesine iadesi için avukatları, vasileri veya kanuni yakınlarına teslim edilmesini sağlayacaklardır. hükümlerini taşımaktadır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun Geçici 37 nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 2 nci maddesi ise; 1111 sayılı Askerlik Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında olup da, 4/5/2000 tarihine kadar bu Kararın 6 nci maddesinde belirtildiği şekilde müracaat ederek bedelin ödenme esaslarında açıklanan asgari miktarı banka hesabına yatıran yükümlülerden her ne sebeple olursa olsun bedel ödemeye ilişkin yükümlülüklerini tamamlayamayanlar; üç ay içerisinde geri kalan bedel miktarını defaten ödemeleri halinde, 1111 sayılı Askerlik Kanununun geçici 37 nci maddesi hükümlerinden aynen faydalandırılırlar. hükmüne amirdir.
Yukarıda yazılan mevzuat hükümleri çerçevesinde dava konusu olayımıza dönüldüğünde, davacının Ankara 7 nci Ağır Ceza Mahkemesinin 23 Haziran 1999 gün ve E. 1999/25, K. 1999/119 sayılı-kararı ile TCK 450 nci maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı, TCK 33 ncü maddesi uyarınca cezası süresince yasal kısıtlılığına karar verildiği, bu cezasının infazı sırasında Ankara Kapalı Cezaevinde iken askerlik şubesine 06 Aralık 1999 tarihli dilekçe ile başvurduğu, dilekçeye cevaben yazılan Arpaçay Askerlik Şubesinin 18 Nisan 2000 tarihli yazısının dosyada mevcut davalı idarece ibraz edilen belgeye göre davacıya 01 Mayıs 2000 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ edilen yazının ekinde bedelli askerlikten yararlanmak için yapması gerekenlerin neler olduğunun yazılı olduğu, bedelli askerlikten yararlanmak için son başvuru tarihinin 04.05.2000 olduğu dikkate alındığında halen kapalı cezaevinde olan ve yasal kısıtlılığı bulunan davacının bu istemleri kalan süre içerisinde gerçekleştirmesinin çok zor olduğu, bu tarihte vasisi bulunmayan davacıya vasinin 21 Şubat 2001 tarihli mahkeme kararıyla tayin edildiği, başvuru tarihleri arasında mevcut fiili ve hukuki durumu nedeniyle bedelli askerlikten yararlanmak için gerekli prosedürü tamamlayamayan davacıya bu hakkın tanınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla;
Davacı ...............'un bedelli askerlikten yararlandırılmaması yönünde tesis edilen işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy