(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 21.03.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili terhisli onbaşı ..........'nin Gölcük Donanma Komutanlığına bağlı Akdeniz Komutanlığında askerlik hizmetini yaparken 14.06.1999 tarihinde Denizkurdu 1999 tatbikatı sırasında verilen emir üzerine babayla ırgat arasındaki halatı çözerken geminin hızının yavaşlatılmaması, hedefin ters dönük ve batık durumda olması, ayrıca Dz. Asb. Çvş ..........'ın halata tekme atmasının etkileriyle halatın titreşimi sonucu sol el ikinci parmağının koptuğunu, aynı elin serçe parmağının sinirlerinin zedelendiğini, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, olaya hiçbir tedbir almayan idarenin ajanı durumundaki amirleri sebep olduklarından idarenin hizmet kusurunun mevcut olduğunu, bir an hizmet kusurunun bulunmadığı düşünüldüğünde bile idarenin objektif sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğunu belirterek 7.000.000.000 TL. maddi, 500.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam.500.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını ve davacının adli yardım hükümlerinden yararlandırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davacının adli yardım istemi Dairemizin 5 Nisan 2000 gün ve 2000/211 esas Sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkememizce celbolunan Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığına ait soruşturma dosyasının incelenmesinde; davacı Dz. Onb .......... ...:....'nin TCG. Akdeniz Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 14.06.1999 tarihindeki Denizkurdu - 99 tatbikatı esnasında icra edilen Planlı Atışlı Tasmo görevinde çekilen su üstü hedefinin yedekleme halatına bağlı olarak batması ve yedekleme halatının deste durumunda babaya sıkışması üzerine yedekleme halatının üzerinde bulunan yükü hafifletmek maksadıyla emniyet tedbiri kapsamında barbarışka halatı vurulduğu, bu esnada Per. Astsb. Çvş ..........'in yedekleme halatını kurtarmak maksadıyla ayağıyla vurması nedeniyle yedekleme halatının babadan ve emniyet barbarışkasından Süratle sıyrıldığı, bunun neticesinde halatın ırgat üzerinden devam eden salyalı bölümünü tutan erlerden Dz. Çvş ..........'un ani çekme hareketi ile yere düşerek sağ el bileğinin kırıldığı, davacı Dz. Onb ..........'nin ise sol el ikinci parmağının vurma etkisiyle MP. Seviyesinden ampute olduğu, Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığınca yapılan soruşturma sonucunda olayın bir kaza olduğu kanaatine varılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının yapılan tedavileri sonucunda GATA H. Paşa Eğitim Hastanesinin 6.11.2000 gün ve 7077 Sayılı sağlık kurulu raporu ile eski sol el 2. Parmak amputasyonlusu tanısıyla A/6F F-2 Askerliğe elverişlidir. 15 gün iş ve gücü kaybı vardır. Komando olamaz kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacının olay esnasında eldiven giymemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ileri sürülmüş ise de; olayın oluş şekli dikkate alındığında davacının elinde eldiven bulunması halinde dahi söz konusu yaralanma hadisenin meydana gelmesinin muhtemel bulunması, keza aynı anda ani çekme hareketiyle ipi tutan bir başka erin de yaralanmış olması karşısında olayda davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
.......... İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuç ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idareye tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden kaynaklanan eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, zararın hizmetin içinden doğduğu nazara alındığında kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacıya olay sebebiyle devletçe sağlanmış bir yarar bulunmamaktadır.
Davacının uğradığı gerçek zararın tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen 25.12.2000 tarihli bilirkişi raporundan; davacının 7.265.170.885 TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak davacının istemiyle bağlı kalınmıştır.
Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli, yasal faizin işlemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve davacının askerlik statüsüyle sosyal durumu göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı ..........'ye 7.000.000.000 TL. (Yedimilyar TL.) Maddi Tazminat Verilmesine,
2- Takdiren davacıya 180.000.000 TL. (Yüzseksenmilyon TL.) Manevi Tazminat Verilmesine, fazlaya ait isteminin Reddine,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği varsayılan 25 Eylül 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (Yüzde Elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (Yüzde Altmış) Yasal Faiz Yürütülmesine,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 14 Haziran 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (Yüzde Elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (Yüzde Altmış) yasal faiz yürütülmesine,
5- Dava adli yardımlı görülmüş olup davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına
6- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000 TL. (Yirmimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak Davacıya Verilmesine,
7- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 97.500.000.TL. (Doksanyedimilyonbeşyüzbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak Davacıya Verilmesine,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 18.000.000 TL. (Onsekizmilyon TL.) Avukatlık Ücretinin davacıdan alınarak Davalı İdareye Verilmesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy