(1111 S. K. Ek m. 1) (Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelik m. 5, 20)
Davacı vekili 13 Mart 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; işbu davanın 18.12.2000 tarihinde Danıştay nezdinde açıldığını, Danıştay 10 ncü Dairesinin 22.1.2001 tarihinde Görevsizlik Kararı verdiğini, Müvekkilinin A.B.D. de okurken ve çalışırken askerlik işlemlerini yaptırdığını, dövizle askerlik hizmeti için gereken 10.000 (onbin) Alman Markı karşılığı Amerikan dolarını defaten yatırarak EKİM 2000 tarihinde temel askerlik eğitimi için karar aldırdığını, ancak bu eğitime gitmek üzere iken kurmuş olduğu işten 6 kişinin ayrıldığını, hemen 7 eleman aldığını ama bunların eğitimi için bir buçuk - iki senelik bir süreye ihtiyaç olduğunu, temel askerlik eğitimine gidiş ve gelişinin 5-6 haftasını alacağını, göreceği bu eğitimin Milli Savunmaya katkısı olmayacağını, kendisi için yeni dostlar edinme, askerlik ruhunu anlama gibi faydaların olacağını, Temel eğitimin 2 yıl sonra yapılmasının ülkeye hiçbir zarar vermeyeceğini, temel eğitime giderse, şahsa bağlı durumdaki bu işinin kaybolacağını, bir daha böyle bir işi kurmasının mümkün olmayacağını, Dövizle askerlik hizmetinin uygulanması esasları hakkındaki yönetmeliğin 20 (d) maddesine göre mazereti olanların temel askerlik eğitimlerinin sonraki bir döneme alınacaklarını, kendisinin de eğitime katılmayacak derecede mazereti olduğu için, 20 Eylül 2000 tarihinde Los Angeles Başkonsolosluğuna dilekçe verdiğini mazeretine rağmen dövizle askerlik hizmetinden çıkarıldığını, 3 ay içinde yurda dönmesi gerektiği aksi halde Türk vatandaşlığından çıkarılma işleminin başlatılacağının bildirildiğini belirterek yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu bu nedenle mazeretinin kabul edilmeme işleminin, dövizle askerlik kapsamından çıkarılma işleminin bu işlemin sonucu olarak Türk vatandaşlığının kaybetmesi hususunda başlatılacak olan işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgiler incelendiğinde; Davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere, 15 Aralık 1999 tarihinde başvurduğu, 10.000 (on bin) Alman markı karşılığı 5.968 (beş bin dokuz yüz altmış sekiz) Amerikan Dolarını ödeyerek, temel askerlik eğitimini Ekim 2000 celbinde yapmayı talep ettiği bu talebinin kabul edilerek Ekim 2000 dönemine planlandığını, şevke tabi iken temel askerlik eğitimini Ekim 2002 celbinde yapmayı talep eden davacının 20 Eylül 2000 tarihli dilekçesinin Los Angeles Başkonsolosluğuna verildiğini bu talebinin 1961 doğumluların dövizle askerlik hizmeti kapsamında temel askerlik eğitimlerini yapabilecekleri en son celp döneminin Ekim 2000 olduğu ve mazeretinin 1111 sayılı kanun hükümlerinde olmadığı cihetle davalı idare tarafından kabul edilmediği ve tabi olduğu statüden çıkartılarak silahaltına alınmak üzere üç ay içinde yurda dönmesi gerektiğinin kendisine tebliğ üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yürütmeyi durdurma istemi, Mahkememizin 25 Nisan 2001 tarihinde GENSEK NO: 2001/402, ESAS NO:2001/222 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanunun 3802 sayılı kanunla değişik EK - 1 maddesinde; dövizle askerlik statüsünden kimlerin, nasıl yararlanabilecekleri, başvuruların nasıl yapılacağı, başvuruları kabul edilenlerin hangi hallerde dövizle askerlik statüsünden çıkarılacakları hüküm altına alınmıştır. Kanundan anlaşılacağı üzere, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen yükümlülerin oturma ve çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanatı icra eden statülerinden biriyle yabancı ülkelerde en az üç yıl süre ile fiilen bulunmaları başvuru sırasında durumlarını gösteren belgeler ile birlikte bağlı bulundukları Türk elçilik ve konsolosluklarına başvurmaları ve yönetmelikte gösterilen 10.000 (on bin) Alman markı veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları kaydıyla muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.
Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvurulan kabul edilen yükümlülerden, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimini yapmayanlar Milli Savunma Bakanlığınca dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak durumlarına uygun askerlik işlemine tabi tutulurlar hükmünü amirdir.
Anılan kanun maddesi uyarınca çıkarılan, Dövizle askerlik hizmetinin uygulanması esasları hakkında yönetmeliğin 5 nci maddesi, dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarını 1111 sayılı kanunun EK - 1 nci maddesine paralel şekilde düzenlemekte ancak (e) bendinde Temel askerlik eğitimine en geç 38 yaşını tamamladıktan yılı takip eden yıl içinde başlayarak ve bitirmek hükmünü getirmiştir.
Aynı yönetmeliğin celp ve sevk başlığını taşıyan 20 nci maddesi Dövizle askerlik hizmetinden yararlanacak yükümlülerin celp ve sevk işlemleri aşağıdaki esaslara göre yapılır.
a) Yükümlüler müracaat tarihini takip eden yıldan 38 yaşını takip eden yılın sonuna kadar isteklerine uygun bir dönemde bir aylık temel eğitim için celp ve sevk edilirler.
a) Celp döneminin başlangıç ve bitim tarihleri
b) Genelkurmay Başkanlığınca belirlenip Milli Savunma Bakanlığınca yayımlanır.
c) Konsolosluklardan o dönem temel eğitim için askere alınacağını öğrenen yükümlüler eğitimin başlayacağı tarihten iki gün önce eğitim merkezinin bulunduğu yerdeki askerlik şubesine müracaat edilirler ve sevk pusulalarını alarak eğitim merkezine katılırlar.
d) Belirlenen dönemde eğitime katılmayacak derecede mazereti olanların mazeretlerini teşvik eden belgeleri ve dilekçeleri Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi Başkanlığına gönderilir. Kabul edilenlerin arzu ettikleri ve MSB. Asker Alma Daire Başkanlığınca uygun görülecek dönemlerde temel askerlik eğitimine alınırlar. Hükmünü amirdir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu belirlenen dönemde mazereti bulunanların mazeretinin hangi şekilde kabul edilip kabul edilmeyeceği yönündedir.
Davacının temel eğitimi, yaşı itibarıyla talebi doğrultusunda en son dönem olan Ekim 2000 celbine planlanmış olup temel askerlik eğitimini Ekim 2000 celbinde yapması gerekirken yapmadığı, 20 Eylül 2000 tarihinde Los Angeles Konsolosluğuna vermiş olduğu dilekçesinde, eğitime katılamayacak derecede mazeretinin olduğunu, bu eğitime belirtilen tarihte katılması halinde kurmuş olduğu işini kaybedeceği, işlerini tam olarak düzenleyebilmesi için 1.5 ile 2 yıl gibi bir süreye ihtiyacı olduğunu o zaman rahatlıkla bir aylık askerlik eğitimi için gelebileceğini belirterek mazeretinin kabul edilmesini, celbin Ekim 2002 dönemine ertelenmesini ve bu gibi özel durumlarda 5.000 (beş bin) Alman Markı daha ödemek suretiyle bir aylık eğitimin kaldırılması için kanun değişikliği yapılması işleminin başlatılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı yükümlünün bu talebinin kabul edilmesinin mevzuat hükümlerine göre mümkün olmadığını belirterek yükümlüyü dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartarak tabi olduğu statüde askerlik hizmetini yapmak üzere üç ay içinde yurda dönmesi gerektiğini aksi takdirde hakkında Türk vatandaşlığını kaybettirme işlemlerinin başlatılacağını bildirmiştir.
Burada mazeretinin idarece kabul edilip edilmeme konusu önem kazanmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanunun EK - 1 nci maddesi; Başvurma tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar gerekli dövizi ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları kaydıyla muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar hükmünü amirdir. Aynı Kanunun EK - 3 ncü maddesine göre ise; Bu kanunda belirtilen esaslara göre dövizle askerlik hizmetinden istifade edebilecek veya edemeyecek yükümlüler ile ilgili şartlar ödeme işlemleri, toplanan dövizin kullanılması, celp, sevk, eğitim, izin, sağlık özlük hakları, geçici ve kesin terhis işlemleri, geri ödeme ile ilgili işlemler, hizmet hesabı, olağanüstü hallerde göreve çağırma, beyan edilen belge ve bilgilerin doğruluğunun araştırılması, yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetlerin denetlenmesi usulleri ile diğer işlemler, Bakanlar Kurulunca çıkartılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmektedir.
Dövizle askerlik hizmetinin uygulanmasına dair yönetmeliğin 20/d maddesine göre ise belirlenen dönemlerde eğitime katılamayacak derecede mazereti olanların mazeretlerini teşvik eden belgeleri ve dilekçeleri Milli Savunma Bakanlığı Asker alma Dairesi Başkanlığına gönderilir, kabul edilenlerin arzu ettikleri ve MSB. Asker alma Dairesi Başkanlığınca uygun görülecek dönemlerde temel askerlik eğitimine alınırlar hükmünü amir olup burada belge ve dilekçeleri kabul edip etmeme konusunda MSB. Asker alma Daire Başkanlığına takdir hakkı tanınmıştır.
Davalı idare tarafından, davacının mazeretinin hapis, tutukluluk ve sağlık konuları kapsamında olmadığı ve 1111 sayılı Kanun kapsamında işi icabı askere şevkinin tehir edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçeleriyle davacının mazeretini kabul etmeyerek davacının talebi reddedilmiştir.
Yükümlünün mazereti ve belgeleri incelendiğinde; en son celp dönemine katılmasını engelleyecek hapis ve tutuklu bulunduğunu veya bulunduğu ülke dışına tahdit konulmuş olduğunu yada rahatsızlığını belgeleyecek bir raporunun olmadığı görülmektedir.
1961 doğumlu bir vatandaşın askerlik yükümlülüğü 1 Ocak 1980 tarihinde başlamış ve 1 Ocak 2001 tarihinde sona ermiştir. Yükümlünün 1981 yılından itibaren yabancı ülkede bulunduğu göz önüne alındığında, 1982 yılından itibaren dövizle askerlik hizmetinden yararlanma hakkına sahip olduğu, talebi doğrultusunda en son celp dönemi olan Ekim 2000 celbine kadar 72 celp döneminde temel askerlik eğitimini yapması mümkün iken en son celp dönemi olan Ekim 2000 celbine karar aldırdığı ve bu tarihte celbe iştirak etmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, erteleme taleplerinin Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 5/e maddesine göre değil, 20/d maddesi hükmüne göre olduğunu belirtmişse de, davalı idarenin savunma ve cevap layihasından; aynı yönetmeliğin 20/d maddesine göre davacının mazeretinin uygun görülmediği, aynı yönetmeliğin 5/e ve 20/a maddeleri gereğince temel eğitimi 38 yaşını takip eden yılın sonuna kadar isteklerine uygun bir dönemde yapması gerektiğinden yükümlünün bu celbe katılmaması nedeniyle mevzuat gereği dövizli kapsamından çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
İdarenin, söz konusu yönetmeliğin 20/d maddesine göre takdir hakkını kullanarak davacının mazeretini kabul etmemesi ve aynı yönetmeliğin 5/e ve 20/a maddeleri gereğince temel eğitimini Ekim 2000 celbinde yapması gerektiği halde bu celbe itibar etmeyerek davacının temel eğitimini yapmaması bu nedenle mevzuat gereğince yükümlüyü dövizli askerlik kapsamından çıkarması işleminde hukuka aykırı bir durum olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının, dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılması işleminin sonucu olarak da, Türk vatandaşlığını kaybetmesi hususunda başlatılacak olan işleminde iptalini istediği görülmekte ise de idare tarafından henüz tesis edilmemiş bir işlemin dava konusu olması da mümkün görülmemiştir.
Bu itibarla; Yasal dayanaktan yoksun Davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy