(1111 S. K. m. 2, 10)
Davacı 15 Mart 2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 21 Haziran 1989 tarihinde Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçmen olarak geldiğini, yaklaşık üç ay kaldıktan sonra pasaportsuz olarak Bulgaristan'a geri döndüğünü ve 6 Ocak 1990 tarihinde askere alınıp, 6 Temmuz 1991 tarihinde terhis edildiğini, bilahare 1992 yılında tekrar Türkiye'ye giriş yaptığını ancak, Balıkesir Askerlik Şubesi tarafından 12 Mart 2001 tarihi itibarıyla askerlik hizmetini yapmak üzere çağrıldığını belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve yeniden askere sevk edilmesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi Dairemizin 26 Nisan 2001 tarihli ve 2000/230 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 21 Ocak 1970 doğumlu olan davacının, 25 Temmuz 1989 tarihinde serbest göçmen olarak yurda geldiği, 1990 yılında Bulgaristan'a döndüğü ve burada 6 Ocak 1990 ila 6 Temmuz 1991 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı, bilahare 1992 yılında Türkiye'ye dönen davacının sehven askerlik hizmetinden muaf tutulduğu ancak, yapılan hatanın fark edilmesi üzerine silahaltına alınmak amacıyla takibe alındığı, 26 Şubat 2001 tarihinde adamlı olarak askerlik şubesine teslim edilen davacının, gerekli belgeleri tamamlamak üzere serbest bırakıldığı ve bir daha da şubesine uğramadığı anlaşılmıştır.
Çözümlenmesi gereken husus, Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçmen olarak gelen kişilerin, yurda giriş tarihindeki statülerine göre Türkiye'de askerlik yapması gerekenlerden, henüz silahaltına alınmadan bir vesile ile geldikleri ülkeye gittiklerinde asker edilmeleri halinde, yurda döndüklerinde Türkiye'de askerlik yapıp yapmayacakları hususunun tespitidir.
Muhacirlerin askerlik işlemleri ile hangi hallerde asker edilmeyecekleri hususu 1111 sayılı Askerlik Kanununun 2 ve 10/10 maddelerinde açıkça düzenlenmiştir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi; "Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene OCAK ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene OCAK ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmi bir sene sürer. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, milli Savunma Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilir veya kısaltılabilir. Yerli nüfus kütüklerinin birinde yazılı olmayan kimselerin yabancı kütükleri yerli kütükleri gibi sayılır. - Muhacirlerin askerlik çağlarının başlangıcı, geldikleri yılda nüfus kütüklerine geçen yaşlarına ve bu esasa göre hesap olunur. Nüfus doğum kağıtlarında doğumlarının ay ve günü yazılı olmayanların doğum günleri yılın Temmuzunun birinci günü sayılır. - Geldikleri yıl ikinci kanun birinde 22 yaşını bitirmiş olanlar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirilirler. Bu gibilerin her ne sebeple olursa olsun nüfus kütüğüne yazılmalarının gecikmiş olması, geldikleri zaman yaşlarına göre başlayacak askerlik çağlarını geciktirmez. Bunlar nüfus kütüğüne yazıldıkları tarihten başlayarak iki yıl geçmedikçe talim, manevra ve başka iş için silahaltına çağırılamazlar. - Hükümetçe iskan edilmeyenler veya hükümetin gösterdiği yerde yurt tutmak istemeyenler yalnız iki yıllık geciktirme hakkından istifade ederler. Memleketlerinde tahsilleri yedek subay yetişecek derecede olup da, geldikleri tarihte, 22 yaşını bitirmiş olanlarla memleketlerinde askerlik yapmış ve fakat 22 yaşını bitirmemiş yaşını bitirmiş olanlarla memleketlerinde askerlik yapmış ve fakat 22 yaşını bitirmemiş bulunanlardan yedek subay olmak isteyenler ve geldikleri tarihte 22 yaşını bitirmemiş ve memleketlerinde askerlik etmemiş olanlar iki yıl geciktirme müddetinden sonra 1076 sayılı Kanun hükümlerine tabi tutulurlar. Muhacirler arasında önce tabi oldukları hükümet ordusunda yedek veya muvazzaf subay olanlardan lazım olan evsafı taşıyanlar staja tabi tutularak, yedek subaylığa geçirilirler. Umumi seferberlikte muafiyet yoktur. Ancak nüfus kütüğüne kayıt olundukları tarihten başlayarak üç ay geçmemiş olanların silahaltına alınmaları üç ayın sonuna bırakılır. Bir yıl içinde nüfus kütüğüne kayıtlarını yaptırmayanlar yukarıdaki muafiyetten istifade edemezler. Eski memleketlerinde askerlik ettiklerini veya bunun yerine bedel verdiklerini tevsik edenler tekrar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları yerli erbaş ve er ile yedeğe geçirilirler. Türkiye içinde bir iskan mıntıkasından diğer bir iskan mıntıkasına Hükümetçe naklolunarak yerleştirilen vatandaşlardan muvazzaf hizmete tabi olup da bunu henüz yapmamış olanların bu hizmetleri, yerleşecekleri yere vardıkları tarihten başlayarak iki yıl geciktirilir." hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 10 ncu fıkrasında; Türkiyeye girdikleri tarihte 22 yaşını doldurmuş veya geldikleri memlekette askerlik yapmış oldukları anlaşılan, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna girmiş göçmenlerin asker edilemeyecekleri hükme bağlanmıştır.
Görüldüğü gibi göçmen yükümlülerin, askerlik işlemlerinin tespitinde yurda giriş tarihleri önem_kazanmaktadır.
21 Ocak 1970 doğumlu olan davacının yurda girdiği 1989 tarihinde on dokuz yaşında olduğu ve geldiği tarih itibariyle Bulgaristan'da askerlik yapmamış olduğu sabittir. 1111 sayılı Kanunun 2 nci madde gereğince yurda giriş yaptıkları tarihte 22 yaşından küçük olup, askerliğini geldiği ülkede yapmamış olan davacının Türkiye'de askerlik hizmetini yapacağı kuşkusuzdur. Yasanın amir hükmü gereğince Davacının, bir vesile ile geldiği ülkeye gidip burada asker edilmesinin, Türkiye'de yapmak zorunda olduğu askerlik hizmetinden muafiyet gibi bir imkanı sağlamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı hakkında tesis olunan askere sevk işleminin mevzuata ve hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 Sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy