(2709 S. K. m. 40, 125) (1602 S. K. m. 24)
Davacı vekili 27 Mart 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1. Ordu Hv. A. K. lığında askerliğini yapmakta iken 10.9.1999 tarihinde ayni birlikte görevli P.Er ................... tarafından dikkatsizlik sonucu silahla yaralandığını, yapılan tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 27.9.2000 gün ve 11145 sayılı raporunda belirtildiği şekilde bakıcıya muhtaç şekilde sakat kaldığını, kendisine bağlanacak aylık ve ödenecek tütün ikramiyeleri ile zararlarının karşılanamayacağını, bu nedenlerle 65.000.000.000 TL. maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminat istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının yaralanması nedeniyle 1. Ör. As. Savcılığı tarafından yapılan adli soruşturma sonunda Er .................' in dikkatsizliği tedbirsizlikle yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan cezalandırılma istemi ile kamu davası açıldığı, 1 nci Ordu Askeri Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda ................' in anılan mahkemenin 13.12.2000 gün ve 2000/197/666 Esas ve Karar sayısı ile atılan suçtan TCK.nun 459/2, 59/2 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan kararda Mağdur ................' in 10.09.1999 günü 09.00 - 11.00 saatleri arasında cephanelik emniyet nöbetçisi olduğu, sanık P.Er ................' in ise aynı nöbet yerinde 11.00 -13.00 saatleri arasında nöbetçi olduğu, sanığın olay günü devriye nöbetçi Onb.sı ............... nezaretinde doldur - boşalt istasyonunda doldur- boşalt işleminin yaptırıldığı, bu meyanda kurma konulu çekip bırakılmak sureti ile tetik düşürüp namlunun boş olduğu anlaşıldıktan sonra silahın emniyete alındığı ve dolu şarjörün silaha takıldığını, böylece silahın yarım dolduruşa getirildiği, sanığın nöbet mahalline giderken yolda silahın kurma kolu ile oynamak sureti ile silahım tam dolduruşa getirdiği ve silahın emniyetini açtığı, nöbet mahalline vardığında nöbeti devredecek olan P. Er ................' ni başını iki elinin arasına almış ve otururken gördüğü, silahın mağdura doğrultan sanığın arkadaşına şaka yapmak istediği ve silahın boş olduğunu sanarak tetiği çektiği, silahın bir el ateş alması sonucu namludan çıkan merminin mağdurun boynunun sol tarafına isabet ettiği, yaralanan mağdurun helikopterle GATA H.Paşa Askeri Hastanesine sevk edildiği Açıklanan gerekçelerle sanığın silah ve cephanesi hakkında dikkatsizlik ve emirlere, talimatlara riayetsizlik dolayısıyla başkasının yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan As. CK.nun 146. Maddesi delaleti ile T.C.K.nun 459/2, Maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. denilmektedir.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icabına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacı ile gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi hizmetin gereği gibi işlemediğinin açık delilidir.
Olayımızda idare ajanı ...................' in nöbet mahalline gitmekte iken yolda silahının kurma kolu ile oynarken silahını tam dolduruşa getirmesi ve silahının emniyetini açması, nöbet mahalline vardığında silahını o anda nöbetçi olan davacıya doğrultup şaka yapmak istemesi, silahın dolu olduğunu unutarak tetik düşürmesi sonucunda ateş alan merminin davacıya isabetle onun yaralanıp sakat kalması olayında kötü sonuç ilk nazarda idarenin ajanının kusurlu davranışından ileri gelmiş gibi görünmekte ise de; ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, başka bir ifade ile ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, olayın cereyan ettiği birlikte hizmetin iyi işlemediği, idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu anlaşılmakla, davacıların olay nedeniyle uğradıkları zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak Anayasanın 40/2, 1602 sayılı kanunun 24 ncü maddeleri gereğince davalı idarenin ajanı ................' a rücu hakkını kullanabileceği kuşkusuzdur.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre Sandık iştirakçisi olmayan davacılara T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Gn. Md. lüğünün 14.8.2001 gün ve 79.417.046 sayılı yazısı ile genel müdürlüğün 3.7.2001 gün ve 374753 sayılı işlemi ile 1.2.2001 tarihinden itibaren davacıya 1. derece vazife malulü olarak 267.260.000 TL. aylık bağlandığı, bağlanan bu aylığın 15.6.2001 de 318.070.200 TL. ye 1.7.2001 tarihinden itibaren 334.710.000 TL. ye yükseltildiği, ayrıca ilgiliye 3480 sayılı Kanun uyarınca 2001 yılı için tahakkuk ettirilecek tütün ikramiyesinin 1 Ocak 2002 tarihinde belirlenecek katsayı esas alınarak 2002 yılının ilk üç ayında ödeneceği bildirilmiştir.
Davacının GATA Sağlık Kurulunun 27.9.2000 gün ve 11145 sayılı raporunda belirtildiği üzere hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde sakat kaldığının belirtilmiş bulunması karşısında, anılan raporda detaylıca belirtilen durumu göz önünde bulundurularak, Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, davacının günün her saatinde bir bakıcının bakımına muhtaç olmayıp, günün belli saatlerinde ve PART-TİME esasına göre, kendisine yardım edecek bir bakıcı tarafından gerekli hizmetlerin verilmesinin yeterli olduğu, raporda belirtilen sakatlığı itibariyle 1/2 bakıcı ücreti takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, re' sen seçilen bilirkişiye bu hususta talimat verilmiştir.
Davacının olay nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararlarının bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi yararları ile karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış zararı varsa miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen 24.10.2001 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 29.439.669.084 TL. maddi tazminat hak edişi bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliği edilen bilirkişi raporuna; Davacı vekilinin 9.11.2001 tarihinde kayda geçen dilekçesi ile üç madde halinde itiraz edilmiş ise de; 1.11.2001 tarihinde tebliği edilen rapora yasal süre geçtikten sonra vaki itirazının hukuki dayanağı bulunmadığı gibi Mahkememizin bu konulardaki yerleşik içtihatlarına göre de itirazlarına itiraz edilmesi mümkün görülmemiştir.
Davacının yaralanarak sakat kalmış bulunması nedeniyle olay anında duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdıraba kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olay tarihi, davacının sosyal durumu ve paranın alım gücü ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz dikkate alınarak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Bilirkişi raporu uyarınca davacıya 29.439.670.000 TL. (yirmi dokuz milyar dört yüz otuz dokuz milyon altı yüz yetmiş bin TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
Davacıya Takdiren 2.700.000.000 TL. (İKİ milyar yedi yüz milyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
Hükmedilen maddi tazminat miktarına 27 Kasım 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi 10 Eylül 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
Davacı tarafından peşin yatırılan 951.000.000 TL. (dokuz yüz elli bir milyon TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 12.000.000 TL. (on iki milyon TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından peşin yatırılarak sarfedilen 35.000.000 TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 19.150.000 TL. nın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 15.850.000 TL. (on beş milyon sekiz yüz elli bin TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına göre davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesabedilen 177.140.000 TL. (yüz yetmiş yedi milyon yüz kırk bin TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesabedilen 192.860.000 TL. (yüz doksan iki milyon sekiz yüz altmış bin TL.) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmişler ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacının olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy