(926 S. K. m. 14, 21, 41, 110) (2629 S. K. m. 3, 11)
Davacı, 21.12.2000 tarihinde kayda geçen dilekçesi ile 13 Nisan 2001 tarihinde kayda geçen cevap layihasında özetle; 1995 yılında U/H Teknisyen Astsubay Çavuş olarak göreve başladığını, 1998 yılında A.B.D.de Skorsky helikopter bakim kursu gördüğünü ve Ankara Kara Havacılık Okulunda helikopter nazari dersi ve intibak kursu öğretmenliği yaptığını, TSK. Per.Kanununun 14 ncü maddesi gereğince 1999 yılında subaylık seçme sınavına müracaat ettiğini ve kazandığını, 26 Haziran 2000 tarihinde Hv.Sv.Tğm. olarak naspedildiğini, sınıf değişikliği hakkında dilekçe verdiğini ve dilekçesinin 7 Temmuz 2000 tarihli yazı ile Kara Kuvvetleri komutanlığına gönderildiğini, bu dilekçede Teknisyen subay veya pilot adayı olarak seçilerek kendi sınıfında bırakılma talebi olduğunu, ancak K.K.K.lığının 25 Ekim 2000 gün ve Per: 4017-18-00/Per.Isl.D.IKDSSM Ölç.ve Değ. Ve Sınıf S.(861) sayılı emriyle müracaatının uygun bulunmadığının kendisine 29.11.2000 tarihinde tebliğ edildiğini, idarenin teknisyen sınıfının sistemden çıkarılmasının planlandığını bildirdiğini, ancak 926 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde bu sınıfın var olduğunu, idarenin kanun maddesini kaldırıp önüne geçemeyeceğini, bu nedenle idarenin vermiş olduğu kararın sebep yönünden hukuka aykırı olduğunu, ayrıca idarenin pilot adayı seçilmesiyle ilgili talebine sukut kaldığını, bu konuda kurs gördüğünü, çeşitli hava araçları ile 1250 saatlik uçucu olduğunu ve uçuş sağlık raporunun mevcut olduğunu, pilot olarak kendi sınıfında istihdam edilmemesinin amaç yönünden hukuka aykırı olduğunu, 926 sayılı Kanunun 110 ncu maddesinin; En az 4 yıl süreli fakülte veya yüksek okulu bitirenlerin ihtiyaca göre kendi sınıfında veya öğrenimleri ile ilgili sınıflarda istihdam edilebilirler. hükmünü amir olduğunu, KKK.lığının sınavla ilgili yayınladığı 1999 tarihli emrin 2 nci maddesinde; Kara Havacılık, istihbarat, bando, sağlık ve teknisyen sınıfına mensup astsubayların öğrenimleri ile ilgili sınıflardan birisine geçirileceklerdir. hükmünün bulunduğunu ve maliye bölümü mezunlarının maliye ve levazım sınıfında istihdam edileceği hususunun yazılı olduğunu belirterek K.K.K.lığının 25 Ekim 2000 gün ve Per.: 4017-18-00/Per.Isl.D.İKDSSM.Ölçme Değ.ve Sınıf.S.(869) sayılı emrinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden; davacının Kara Havacılık Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı emrinde Teknisyen Astsubay rütbesiyle görevli iken Astsubaylıktan subaylığa geçme sınavını kazanarak 30 Kasım 1999 tarihinden geçerli olmak üzere 26 Haziran 2000 tarihinde Hava Savunma Teğmen naspedildiği, yapılan bu sınıf değişikliği ile ilgili olarak Teknisyen Sb. veya pilot adayı olarak seçilmesi istemiyle dilekçe verdiği ve ilk amiri tarafından 26.06.2000 tarihinde onayladığı, dilekçede davacının İktisat Fakültesi mezunu olduğunun belirtildiği ve Kara havacılık Okulu ve Eğitim merkezi Komutanlığının 07.07.2000 tarihli yazısıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 25 Ekim 2000 tarihli emrinde davacının dilekçesinin incelendiğinin ve müracaatının uygun bulunmadığı hususlarının belirtildiği, bu emrin davacıya 29.11.2000 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da bu emrin iptalini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf davacının teknisyen veya pilot sınıfına geçirilmemesi işlemidir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 14 ncü maddesi ...En az 4 yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirerek muvazzaf subay olmak için başvuran astsubaylar da 30 yaşından, lisansüstü öğrenimini tamamlamış olanlar ise 35 yaşından büyük olmamak, en az 3 yıl astsubay olarak görev yapmış olmak ve yönetmelikte belirtilecek diğer nitelikleri de haiz bulunmak şartıyla kuvvet komutanlıklarının ve Jandarma Genel komutanının teklifi üzerine kendi sınıflarında veya öğrenimlerinin ilgilendirdiği ihtiyaç duyulan sınıflarda teğmen rütbesiyle muvazzaf subaylığa naspedilirler. Bunlardan naspedildikleri teğmen rütbesinin aylığından fazla derece ve kademe aylığı alanlar daha önce emsal oldukları astsubayların derece, kademe ve yükselecekleri yeni derece ve kademe aylıklarına göre aylık almaya devam ederler. Ancak yükselecekleri subaylık rütbe ve rütbe kıdemliliğindeki aylık derece ve kademeleri emsalleri astsubayların aylık derece ve kademelerine eşit hale gelince emsali subaylar hakkındaki aylık derece ve kademelerine tabi tutulurlar... 110 ncu maddesi ... Ancak bunlardan en az 4 yıl süreli fakülte ve yüksekokul bitirenler, ihtiyaca göre kendi sınıflarında veya öğrenimleriyle ilgili sınıflarda istihdam edilebilirler. Bu gibilerden ihtiyaç duyulacak miktar kadarı, birinci fıkrada belirtilen rütbe kısıtlamasına tabi tutulmazlar ve haklarında subayların terfi esas ve şartlarına ilişkin hükümler uygulanır. Bu personelden, yükselecekleri rütbenin aylığından fazla derece ve kademe aylığı alanlar Ek- VII sayılı cetveldeki derece ve kademelerine ait aylıklarını almaya devam ederler. Yükseldikleri subaylık rütbe ve rütbe kıdemlerindeki aylık derece ve kademeleri, emsali subayların aylık derece ve kademelerine eşit hale gelince haklarında Ek- VII sayılı cetvel hükümleri uygulanır. hükümlerini amirdir.
926 sayılı TSK Personel Kanununun 41 nci maddesi; subay hizmet kadrolarının esaslarını göstermiş buna göre uygulanacak kadroların rütbe, sınıf (varsa branşı) belirtilerek Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığının teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlığınca hizmet ihtiyacına göre tespit edileceği belirtilmiştir. Terfiin kadro esasına bağlanması nedeniyle Genelkurmay Başkanlığınca 05 Mart 1997 gün ve PER:4011-15-9-97/Per. D.Pl. S.(5) sayılı Terfiin Kadro Esasına Bağlanması ile ilgili direktif yayınlanmıştır. 1998-2000 yılları arasında da Genelkurmay Başkanlığınca yayınlanmış emirlerde hizmetin daha etkinlikle yürütülebilmesi için sınıfların olması gereken kadro miktarları belirtilmiş ve Kara Kuvvetleri komutanlığı Subay Sınıfları ve Mahrutları ile Personel Temin Planında Teknisyen Sınıfına (Bütün Teknisyen Sınıfları dahil) yer verilmemiş ve sınıfın sistemden çıkarılması planlandığından üst Subaylar için kadro tahsis edilmemiştir.
2629 Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Tarifler başlığını taşıyan 3 ncü maddesinin 1 nci fıkrasının (a ) bendinde Pilot ve Pilot adayı; Türk Silahlı Kuvvetleri Uçuş Eğitimi teşkillerinden veya yabancı bir devlet uçuş okul veya kurslarından pilotluk diplomasi alan ve diplomasi usulüne göre onaylanan kimseye pilot: Pilot olmak için sayılan yerlerde fiilen uçuşa başlayanlara pilot adayı denir. hükmünü taşımaktadır.
926 Sayılı TSK Personel Kanununun 14 ncü maddesi gereğince Astsubaylıktan subaylığa geçiş için başvuruda bulunmak isteyenlerin müracaat esasları ve sınıf kontenjanlarının belirlenmesinin ne şekilde olacağı Kara Kuvvetlerindeki Sınıf ve Teknisyen Astsubayların Subaylık Sınavına Giriş Yönergesinde (KKY 65-12) belirtilmiştir. Bu yönergeye göre hazırlanıp yayınlanan Kara Kuvvetleri Komutanlığının 23 Eylül 1999 tarih ve PER:4011-576-99/Per. Tem.S.(1015) sayılı emrine EK-Ada başvuru şartları , alım yapılacak sınıflar ve mezun olunması gereken bölümlerin yer aldığı, alım yapılacak sınıflar içerisinde Teknisyen Subay sınıfı ve Pilot adayı bulunmadığı anlaşılmıştır.
2929 Sayılı Kanunun 11 nci maddesinde de; Silahlı Kuvvetlerde uçucuların, paraşütçülerin ve denizaltıcıların bu hizmetlerini yapacakları uçak (sabit veya döner kanatlı) ve gemi tipi, görev ve ihtiyaca göre Kuvvet komutanlıklarınca saptanır. hükmü yer almaktadır. Silahlı Kuvvetlerde görev yapacak uçucu personeli ve bu personelin görev yapacağı uçak tipinin görev ve ihtiyaca göre seçimi ve düzenlenmesi hususunda 2629 sayılı Kanununun 11 nci maddesiyle idareye takdir yetkisi verilmiştir.
Davacı, kara havacı veya teknisyen sınıflarına geçirilmeme işlemlerinde hukuka aykırılık olduğunu iddia etmişse de; davacının şartları kabul ederek Astsubaylıktan subaylığa geçmek için başvuruda bulunduğu sınavla ilgili yayınlanan emirde teknisyen subay ve pilot adayı gibi sınıfların olmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Davacı teknisyen sınıfının, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 21 nci maddesinde yer aldığını ifade etmiştir. Ancak yine ayni Kanunun 41 nci maddesi; Uygulanacak kadroların hizmet ihtiyacına göre tespit edileceği hususunun Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel komutanlığının teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlığınca tespit edileceği hükmünü öngörmüştür. Dolayısıyla davalı idarenin kanunda teknisyen sınıfı var diye her sınavda teknisyen subay istihdam edeceğine dair bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Pilot adayı seçilme konusunda ise davacı, davalı idarenin cevap dahi vermediğini, sükût kaldığını ifade etmiştir. 2629 sayılı Kanunun 11 nci maddesine göre uçucu personeli belirleme konusunda yetki tamamen Kuvvet Komutanlıklarına bırakılmıştır. Davalı idarenin, davacıyı pilot yapma gibi bir mecburiyeti bulunmadığı da açıktır. Davacı idarenin kendisini öğrenimiyle ilgili bir sınıfa naspetmediğini de iddia etmiş ise de, yapılan incelemede; davacının iktisat fakültesi mezunu olduğunun 26.06.2000 tarihinde ilk amiri tarafından onaylanan sınıf değişikliği hakkındaki dilekçesinde yazılı olduğu, 926 sayılı Kanunun 14 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasında; ... kendi sınıfların da veya öğrenimlerinin ilgilendirdiği ihtiyaç duyulan sınıflarda teğmen rütbesiyle muvazzaf subaylığa naspedilebilirler hükmünün bulunduğu, bu hüküm ile idareye takdir hakkının tanındığı, sınav emrine ek listede, iktisat fakültesi mezunlarının Hava Savunma sınıfında naspedilebileceği, ayrıca başarılı olan personelin kontenjandan az olması durumunda Piyade Tank. Topçu, Hava Savunma, İstihkam, muhabere, ulaştırma, ordu donatım, personel, levazım ve maliye sınıflarına mensup adayların kendi sınıflarında subaylığa geçişinin sağlanacağı, basarili olan diğer personelin ise her sınıfın ihtiyacının eşit oranlarda karşılanabilmesi maksadıyla başarı sırasına göre tercihler dikkate alınarak sınıflandırma yapılacağı, bu durumda esas, personelin yaptığı tercih sırasının değil, bütün sınıfların kontenjanlarının eşit oranda karşılanmasının olacağı, personelin en son tercih sırasındaki sınıfta da subaylığa nakledilebileceği hususlarının açık olarak belirtildiği anlaşılmakla, davacı hakkında tesis edilen işlemde subjektif davranıldığına dair herhangi bir delil ve emare bulunamadığından ve davacı tarafından da bu konuda bilgi ve belge sunulamadığından, davacının bu yöndeki iddialarına da itibar edilmemiştir.
Zira idare hukuku statü hukukudur. Herhangi bir statü için müracaat eden kişi, belirlenen ve mevzuata uygun şartları kabul etmek durumundadır. Davacının mevzuata aykırı olmayan sınıflandırmaya esas şartları kabul ederek müracaat ettiği, öğrenim durumu, sınıfların kontenjanın karşılanma ihtiyacı, hizmet gereksinimi, kamu ve kişi yararı davacının Hava Savunma sınıfında subay naspedildiği anlaşılmakla davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla,
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy