(1602 S. K. m. 56) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri, 16.04.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Mekanize Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 21.06.2000 tarihinde birliğe ait yatakların yünlerinin makine ile kabartılması için birkaç erle birlikte yardımcı olarak görevlendirildiğini, bu işin yapımı sırasında makinenin kaptığı yün çuvalını kurtarmak isterken sol elini makineye kaptırarak sol el parmaklarının ileri derecede fonksiyon kaybına uğradığını ve askerliğe elverişsiz hale geldiğini, olayın bir görevin ifası sırasında görevin sebep ve tesiri ile kazaen meydana geldiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, davalı Bakanlığın ise kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, zararlarının karşılanması için yapılan müracaata idarece cevap verilmediğini belirterek 25 milyar TL. maddi ve 2 milyar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren isleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmişler, adli yardim isteminde bulunmuşlardır.
Davacı vekillerinin adli yardım istemi, AYIM İkinci Dairesinin 02 Mayıs 2001 tarih ve Gensek No: 2001/680, Esas No:2001/230 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Tunceli Mekanize Jandarma Komando Bölük Komutanlığı emrinde J. Uls. Er olarak askerlik hizmetini yapmakta iken 21.06.2000 tarihinde Bölükteki yatak ve yastık pamuklarının çirçir makinesi ile kabartılması isinde birkaç erle birlikte yardımcı olarak görevlendirildiği, makinenin pamuklarla tıkanması üzerine pamukları eli ile temizlemeye çalışırken sol elinin makineye sıkıştığı, yapılan tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 18.01.2001 tarih ve 582 sayılı raporuyla Sol el Cure Injury+Groin Fleple onarım+ Artrodez Ameliyatlısı teşhisi konularak 1. Hayati tehlike geçirmemiştir. 2. Yirmibeş gün iş ve gücünden kalmıştır. 3. Sol elde uzuv zafiyeti vardır.-4. Uzuv tadili yoktur. Durumu B/25 F-2 ye uyar. Askerliğe elverişli değildir. Kararı verilerek terhis edildiği, olayla ilgili olarak haklarında memuriyet görevini ihmal suçundan kamu davası açılan J.Astsb.Kd.Bçvs. .................... ve Terhisli Er ....................nin yargılaması sonucunda Elazığ 8 nci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 26.12.2001 tarih ve 2001/881- 1282 sayılı kararıyla beraatlarına karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacının yaralanıp sakat kalması olayı, askerlik hizmetinin ifası sırasında verilen bir görevin yapılması sırasında meydana gelmiş olup, davacının kusuru bulunmaktadır. Olayda idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, zararın hizmetin ifası sırasında meydana geldiği, görevden kaynaklandığı anlaşılmakla, davacının uğradığı zararın, idarece kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 16.07.2002 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/79.503.012 sayılı yazılarıyla Yönetim Kurulunun 09.05.2002 tarih ve 395 sayılı kararı ile davacı hakkında 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Genel Müdürlüğün 03.06.2002 tarih ve 576515 sayılı işlemi ile 01.02.2001 tarihinden itibaren 186.390.000.TL. 6. derece TSK. leri vazife malullüğü aylığı bağlandığı, bağlanan bu aylığın değişik tarihlerde tespit edilen katsayılar esas alınarak yükseltilmek suretiyle son olarak 15.05.2002 tarihinden itibaren 319.740.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca 2001 yılı için (10 aylık) 555.500.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Davacıya nakdi tazminat ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının, kendisine sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ancak bu safhada davacı vekillerinden Av. ...................., 19.11.2002 tarihli dilekçe ile davacıya vazife malulü aylığı bağlandığından maddi zararının karşılandığını, maddi zararı kalmadığından maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından maddi tazminat isteminden feragat edildiğinden ve feragat, 1602 sayılı AYIM Kanununun 56 nci maddesinin atfıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91-95 nci maddelerine göre kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğurduğundan ve dava konusu uyuşmazlığı sona erdirdiğinden davacının maddi tazminat istemi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmiştir.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek faiz de dikkate alınarak, davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Feragat nedeniyle davacı ....................in maddi tazminat istemi konusunda bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2. Davacı ....................a takdiren 500.000.000. TL. (beş yüz milyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 21 Haziran 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy