(2330 S. K. m. 6)
Davacı vekili 3 Ocak 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hakkari - Uludere Ortabağ'daki 1/28.Mot.P.Tb.Komutanlığı emrinde askerliğini yapmakta iken, arazi keşif ve arama operasyonu sırasında, aynı birlikte ve mevzide görevli er ................ tarafından yanlışlıkla ateş edilmek suretiyle yaralanıp sakat kaldığını, olayla ilgili soruşturmanın 2.Tak.Hv.K.K.Iığı Askeri Savcılığınca yürütülmekte olduğunu, yapılan tedavileri sonunda Kasımpaşa Dz.Hastanesi Sağlık kurulunun 14.1.2000 günlü raporu ile Askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, kendisine Emekli Sandığınca henüz aylık bağlanmadığı gibi nakdi tazminat da ödenmediğini, bu nedenlerle 10.000.000.000.TL. maddi, 2.500.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
30 Eylül 1998 gecesi saat 21.30 sıralarında Güneyçam Üs Komutanlığına bağlı Güvenli ileri üs bölgesinin Nazik Tepe mevkiinde pusu faaliyeti icra edilmekte iken MG-3 nişancısı P.Er ...............'in aynı timde görevli davacı P.Er ................'ı terörist sanarak yanlışlıkla ateş etmesi sonucu yaraladığı, yapılan tedavileri sonunda Kasımpaşa Dz.Hastanesi Bağlık Kurulunun 14.1.2000 gün ve 123 sayılı raporu ile 1- Sol Peraneal + Posteriar Tibia Siniri Total Lezyonu, 2- Sol Femur İnfekte Pseudoartroz Ameliyatlısı tanısı konulduğu ve D/11 F 1 Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, Er ......................'in dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının 2 nci Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 22.12.2000 gün ve 2000/1124-953 sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirtilerek kamu davasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de ; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idarece karşılanmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin vazife malulü olmaları halinde T.C.Emekli Sandığı tarafından bağlanan vazife malullüğü aylıkları ve 3480 sayılı Kanun uyarınca ödenen aylıkları olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu konu araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 10.9.2001 gün ve 77.733.023 sayılı yazısında Genel Müdürlüğün 10.7.2001 tarih ve 377703 sayılı işlemi ile 1.2.2000 tarihinden itibaren 140.630.000.TL. 6.derece TSK. vazife malullüğü aylığı bağlandığı ve bağlanan bu aylıkların 15.6.2000 tarihinden itibaren 145.760.000.TL. ye, 1.7.2000 tarihinden itibaren 160.860.000.TL. ye, 15.12.2000 tarihinden itibaren 169.430.000.TL. ye, 1.1.2001 tarihinden itibaren 186.390.000.TL. ye, 15.4.2001 tarihinden itibaren 191.220.000.TL. ye, 15.5.2001 tarihinden itibaren 210.950.000.TL. ye, 15.6.2001 tarihinden itibaren 221.850.000.TL. ye, 1.7.2001 tarihinden itibaren 233.460.000.TL. ye yükseltildiği,
Ayrıca, 3480 sayılı Kanun uyarınca 2000 yılına ilişkin olarak (11 aylık) 367.840.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan davacıya 21.06.2001 tarihinde 5.141.875.000.TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Yaralanıp sakat kalması nedeniyle kendisine T.C.Emekli Sandığınca aylık bağlanan ve 3480 sayılı Kanun uyarınca tütün ikramiyesi ödenmekte olan, diğer taraftan 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenmiş bulunan davacının olay nedeniyle uğradığı zararın, sağlanan bu yararlarla karşılanmış olup olmadığının karşılanamamış ise karşılanamayan ne kadar zararı kaldığının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 31.10.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacının bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri ile davacının zararlarının 10.064.430.326.TL. fazlası ile karşılandığı, ayrıca 8.185.866.000.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının yaralanarak Dz. Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda belirtildiği biçimde sakat kalmış bulunması nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmendi olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak bilirkişi raporunda belirtildiği gibi bakiye maddi zararının fazlasıyla karşılanmasından sonra ayrıca sağlanan 8.185.866.000.TL. nakdi tazminat yararı benzer sakatlanmalarda takdir olunan manevi tazminat miktarının çok üstünde olduğundan davacının manevi tazminat isteminin reddi yönüne gidilmiştir.
Davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi yönüne gidilmiş ise de, bu yöndeki karar davacının isteminde haksız olduğundan değil, haklı görülen isteminin dava açılmasından sonra Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ve nakdi tazminat ile karşılanmış bulunmasından kaynaklandığından, Emekli Sandığınca aylık bağlanmasının ve idarece nakdi tazminat ödenip ödenmemesinin beklenmesi halinde dava açma süresinin geçirilmesi ihtimali nedeniyle, dava açılmasının hukuki bir zorunluluk olarak belirmesi karşısında maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilmiş bulunması sebebiyle aleyhte vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu kullanılmak suretiyle davalı idare tarafından sarf edilen posta giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
3- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 35.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy