(1602 S. K. m. 43)
Davacı vekili 24 Nisan 2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle: davacının 1/28 Mkz. P. Tuğ. K. lığı emrinde görev yapmakta iken, 12 Haziran 1999 tarihinde yapılan Law silahı ile atış eğitimi esnasında, Law silahı mermisinin namlu içerisinde patlaması sonucu yaralandığını ve yapılan tedavileri neticesi, GATA Sağlık Kurulunun 6 Ocak 1999 tarihli ve 66 sayılı raporu ile "D/57 F-3 TSK'de görev yapamaz." kararı verildiğini, davacının bu karar üzerine vazife malulü olarak 15 Kasım 2000 tarihinde emekliye ayrıldığını belirterek, davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla 48.000.000.000.- TL. maddi, 2.000.000.000.- TL. manevi tazminat verilmesini talep ve dava etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır.
Dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her safhasında dikkate alınması gerektiği hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı husus incelenmiştir. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde, idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süresi gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup, sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılamaz 1602 Sayılı Kanunun 2568 sayılı Kanunla değişik 43/1 maddesi, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler" hükmünü amirdir.
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerden; davacının 12 Haziran 1997 tarihinde atış eğitimi sırasında, Law silahı mermisinin namlu içerisinde patlaması sonucu yaralandığı, yapılan tedavisini müteakip, girdiği, GATA Sağlık Kurulunun 6 Ocak 1999 tarihli ve 66 sayılı raporu ile "D/57 F-3 TSK'de görev yapamaz." kararı verildiği, davacının bu karar üzerine vazife malulü olarak 15 Kasım 2000 tarihinde emekliye ayrıldığı, bu yaralanma sebebiyle 2 Ocak 2001 tarihinde, maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı İdareye müracaat ettiği, davalı İdarenin 60 gün içerisince cevap vermemesi üzerine 24 Nisan 2001 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları çerçevesinde, zararın öğrenilme tarihi hakkında düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunun onanma tarihi olarak kabul edilmektedir.
İdari eylemden doğan tazminat istemi niteliğindeki bu davada, davacının zararını hakkında GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen raporun onaylanma tarihi olan 07 Ocak 1999 tarihinde öğrendiği, bu tarihten itibaren 1602 Sayılı Kanununun 43 ncü maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde, en geç 07 Ocak 2000 tarihine kadar, davalı idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemesi gerekirken, aradan bir yıla yakın süre geçtikten sonra 2 Ocak 2001 tarihinde idareye başvurduğu ve davalı idarenin 60 gün içinde cevap vermemesi üzerine 24 Nisan 2001 tarihinde iş bu davayı açtığı anlaşılmakla, açılan davada süre aşımı bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
1.Davacı vekili tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2.1602 sayılı AYİM Kanununun 71'inci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dava dosyasında bulunan T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 30.11.2001 gün ve 69.766.086 sayılı yazısına göre Genel Müdürlüğün 24.12.2000 tarih ve 269371 sayılı işlemi ile davacıya 15.11.2000 tarihinden başlamak üzere 2 ncı derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı maddi zararının kapsamını emekli aylığı bağlandığı tarihte öğrenmiştir. Bu nedenle bu tarihten itibaren 1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesindeki sürelere uyulmak suretiyle açılan maddi tazminat isteminde yasal sürenin geçirilmediği kuşkusuzdur. Bu nedenle sadece maddi tazminat istemine hasren yasal dava açma süresinin geçirildiğine ilişkin çoğunluk görüşünün kararına katılmıyoruz.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy