(1005 S. K. m. 1)
Davacı vekili 27 Nisan 2001 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesine verdiği ve 02 Mayıs 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatına katıldığını, bu nedenle 3716 sayılı Kanundan yararlanmaya hak kazandığını, 23 Ocak 2001 tarihli dilekçe ile yaptıkları başvurunun 20 Temmuz 1974 - 05 Eylül 1974 tarihleri arasında bir fiil Kıbrıs'ta görev yaptığına dair kayda rastlanılmadığı belirtilerek reddedildiğini, oysaki 2 nci Ordu Komutanlığının 29 Şubat 1984 tarihli yazısındaki Kıbrıs Barış Harekatı Şerit Rozeti teklif edilenlere ait çizelgenin 5 inci sırasında adı, sicili ve birliği ile birlikte isminin yazılı olduğunu, son paragrafında dahi bu haktan yararlandırılması gereken personel arasında sayıldığını, bu hususta tanık ifadelerini ve fotoğrafları ibraz ettiklerini, İkinci Barış Harekatından az bir süre önce Kıbrıs'a gittiğini, 23 Ağustos 1974 tarihinde Ertuğrul Çıkarma Gemisiyle geri döndüklerini, 3716 sayılı Kanunun getirdiği haklardan yararlandırılmaması işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek işlemin iptalini, başlangıç tarihinden itibaren uğramış olduğu maddi zararın yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
28.8.1991 tarihli 3761 sayılı Kanunla 1005 sayılı Kanunun 2943 sayılı Kanunla değişik 1 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Milli Mücadeleye ve Kore Savaşlarına iştirak edenlerle 1974 yılında Temmuz 1 nci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılanlara hayatta bulundukları sürece Vatani Hizmet Tertibinden 1500 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanması öngörülmüştür.
20.2.1968 tarihli 1005 sayılı Kanunun iki maddesinin değiştirilmesi ve Kanuna iki geçici madde eklenmesi amacıyla çıkarılmış olan 2943 sayılı Kanunun gerekçesi incelendiğinde; Kore'de savaşanlarla, Kıbrıs'ta savaşanlar arasındaki eşitsizliğin giderilmesi maksadıyla 1974 yılında Temmuz 1 nci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görevli olarak katılan Türk Vatandaşlarına da benzer imkanların sağlanmasının hedeflendiği görülmektedir. 1005 sayılı Kanunu değiştiren 27.4.1976 tarihli 1985 sayılı Kanun, 1950-1953 yılları arasında Kore'de fiilen savaşa katılanların tümünü kapsamakta olduğuna göre, bu kanundan yararlananlarla, Kıbrıs'ta savaşanları eşit statüye getirmeyi amaçlayan 2943 sayılı Yasadaki 1974 yılında Temmuz 1 nci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşları ibaresi ile, kanun koyucunun 1974 yılında Kıbrıs'ta icra edilen Barış Harekatının birincisine veya ikincisine ya da her ikisine birden fiilen iştirak etmiş olma şartını kastettiği kuşkusuzdur. Bunun aksini düşünmek kanunun gerekçesinde belirtilen sosyal amaca ters düşeceği gibi, 1 nci Hareketa fiilin katılmış ancak, yaralanarak Türkiye'ye tahliye edildiği için İkinci Harekata katılmayan veya 1 nci harekatta şehit olan bir personelin yerine 1 nci harekatın sonunda tayin olan ve ikinci harekata katılan bir kişinin de yasanın getirdiği haklardan yararlandırılmaması gibi bir sonuç doğurur ki bu da büyük bir eşitsizliğe neden olur.
3761 Sayılı Kanunun getiriliş amacı da aynı olduğuna ve yararlanabilmek için yeni şartlar getirilmediğine göre bu kanundan yararlanmak için Kıbrıs'ta birinci ya da ikinci harekata katılmanın yeterli olacağı açıktır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla, Birinci Kıbrıs Barış Harekatına 20-21-22 Temmuz 1974, İkinci Barış Harekatının da 14-15-16 Ağustos 1974 tarihlerinde yapıldığı kabul edilmekte olup 2943 sayılı kanun ve onu değiştiren 2761 sayılı kanundan yararlanabilmek için bu tarihlerde fiilen Kıbrıs'ta görev almış bulunmak gerekmektedir.
Kıbrıs Barış Harekatının yalnızca Kıbrıs'a giderek savaşanların mücadelesi ile sınırlı kalmadığı, çok sayıda askeri birlik ve kurumun etkinliği ile gerçekleşebildiği, Ülkemizin genel yaşam düzenine de yansıyan pek çok yönünün bulunduğundan kuşku yoktur. Bu yönüyle Kıbrıs Barış Harekatı sırasında birçok askeri birliğin Güney Bölgemizde çeşitli yerlere intikal ettiği ve oralarda üstlendiği, buralara intikal eden birliklerini eski karargahlarında kalan personelin de mesaisini Kıbrıs Barış Harekatına yönelik olarak harcadığı bir vakıadır. Keza harekatın Türkiye'den yönlendirilmesinin gerektirdiği Kıbrıs'a görevli gidiş-dönüşlerin olduğu da bir gerçektir.
Ancak Türkiye'de de bulunup zaman zaman Kıbrıs'a gitse, doğrudan Kıbrıs'ta görev de alsa, 2943 sayılı kanundan yararlanabilmek için Kıbrıs'ta 20-21-22 Temmuz 1974, 14-15-16 Ağustos 1974 tarihlerinde fiilen görev yapmış olma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu tarihlere tekabül etmeyen Kıbrıs'a gidiş-dönüşler, ya da bu tarihler dışında kalan tarihlerde yapılan görevlerden dolayı 2943 sayılı kanundan yararlanmak mümkün görülmemektedir.
Barış harekatında özel görevler verilmiş personelin bulunduğu da bilinmektedir. Eğer bu personelin Kıbrıs'ta görev yaptığı süreler 20-21-22 Temmuz 1974 ya da 14-15-16 Ağustos 1974 tarihlerini ya da bu tarihlerin tamamını kapsamış ise bu personelin de 2943 sayılı kanundan yararlanabileceği kuşkusuzdur.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin tetkikinde; Kara Harp Okulunu bitiren davacının Ulaştırma Okulu ve Er Eğitim Merkez Komutanlığındaki (Gaziemir / İZMİR) birliğinden tayini çıktığı, 17 Temmuz 1974 tarihinde 487 nci Uls.Hf.Oto Bl.K.lığı vekilliğine katıldığı, Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle adaya gidip geldiği, bu birliğinden 06 Haziran 1980 tarihinde tayinen ayrıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare, davacının isminin OBİM kayıtlarında bulunmadığını savunurken, davacı vekili bu hususta 5 Nolu Loj.Ds.Gr. Komutanı Ulş.Kd.Alb.
................ imzalı bir listenin olduğunu, listede ismi bulunan Mu.Tek.Kd.Çvş.
....................'a maaş bağlandığını, bu hususta tanıkların dinlenmesi halinde gerçeğin ortaya çıkacağını iddia etmiştir.
Bu hususta Mahkememizde açılan çeşitli davalar incelendiğinde; davacı vekilinin sunduğu Kıbrıs Barış Harekatı Şerit Rozeti teklif edilenlere ait çizelgeye benzer nitelikte Tabur Komutanı ....................'in hazırladığı bir listenin de olduğu, ...................'in aynı konuda dava açtığı, bu davanın AYİM İkinci Dairesinin 19 Ekim 1994 gün ve E.1994/677, K. 1994/1623 sayılı kararı ile reddedildiği, yine 487 nci ve 488 Ulaştırma Taburlarında görevli personelin 3716 sayılı Kanundan yararlandırılmaması işleminin iptali istemiyle açtığı davaların reddedildiği, Ertuğrul ve Sancaklar Gemisine ait jurnallerin incelenmesinde Birinci ve İkinci Harekatın yapıldığı tarihlerde 487 ve 488 inci Ulaştırma Taburlarından bazı birliklerin Kıbrıs'a gönderildiklerine ve geri dönüşlerine ilişkin kayıtların bulunduğu, ancak isimlerinin yazılı olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde davacının Ulaştırma Birliğiyle beraber Kıbrıs'a gittiği, ancak Birinci ve İkinci Harekatlar sırasında harbe fiilen katıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, 27 yıl gibi uzun bir süre önce gerçekleşmiş bir olayın ispatının yazılı delillerle desteklenen tanık beyanları ile mümkün olabileceği, esasen soyut tanık beyanlarına İdari Yargıda itibar edilmediği, yasada öngörülen tarihlerde ve yasanın aradığı biçimde Kıbrıs Barış Harekatlarına davacının fiilen katıldığının ispatlanmadığı davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy