(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 24 Ocak 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tak. J. Snr. A. 2 Tb. 8.B1. K, lığı emrinde J. Er olarak askerlik hizmetini yaptığı sırada sağ gözünde ağrılar başladığını, gittikçe şiddetlendiğini, doktora sevkedilmeyip kendisine revirde ilaç verildiğini, ağrılarının devam etmesi nedeniyle üç ay sonra memleket iznine gönderildiğini, memleketi olan Nizip' te 03.12.1999 tarihinde Askerlik Şubesine müracaatla doktora şevkini istediğini, sevkedildiği GATA Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda sağ gözünün kaybedildiği ve diğer gözünde de rahatsızlığın başladığının yapılan tedavilerle sol gözünün kontrol altında tutulduğunun tespit edildiğini, 13.12.1999 tarihinde düzenlenen kati rapora göre, askerliğe elverişli olmadığı ve gözünün kaybına sebep olan rahatsızlığın Bleteral Glukogon olduğunun belirlendiğini, bu rahatsızlığın askere alınmamayı gerektiren türden olup askere alınırken ya da askere alındıktan sonra yapılması gereken periyodik muayenelerde tespit edilmesinin gerektiğini, rahatsızlığının tespit edilmediğini, kendisine gece görüş dürbünü kullandırılarak rahatsızlığının artmasına neden olunduğunu, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin gözündeki ağrılardan şikayet ettiği halde yalnızca revirden ilaç verildiğini, ayrıntılı muayene yapılmadığını, bunun da gözündeki rahatsızlığın ilerlemesine ve kaybına yol açtığını, aynı rahatsızlığı taşıyan sol gözü kontrol altına alındığına göre sağ gözünün de kontrol altına alınabileceğini, meydana gelen sakatlıktan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek 10 milyar TL. maddi ve 8 milyar TL. manevi tazminatın görme kaybının başladığı 10.09.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18.04.2001 tarihinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesinde de özetle; davacının göz ağrılarının birliğinde iken şiddetlendiğini sağ gözünü kullanamadığını, bu hususta iki arkadaşının noterden tasdikli ifadelerinin mevcut olduğunu, müvekkilinin viziteye çıkmak girişiminin olmadığı ve doktora şevkini istememesine ilişkin idarenin iddialarının mesnetsiz olduğunu, doktora şevkini istemesine rağmen amirlerinin ağır ihmali sonucu revirden ilaç verildiğini, tam teşekküllü bir hastaneye sevkedilmeyerek tedavisinin geciktirildiğini, İç Hizmet Kanununun açık hükümlerine rağmen amirlerin bu vecibeleri yerine getirmeyerek ağır hizmet kusuru bulunduğunu, idarenin mazereti dahi olsa askerin sağlığını koruyamaması nedeniyle kusursuz sorumluluğun olduğunu, rahatsızlığın askere sevk sırasında basit bir göz tansiyonu ölçümü veya rutin kontrollerde tespit edilebileceğini, bu yapılmayarak sağ gözün kaybına sol gözde de görme zafiyetine sebep olunduğunu, gece görüş dürbünü kullandırıldığını rahatsızlığın bünyesel olmadığını tıbbi bilirkişi incelemesi sonucu durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın kabul edilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 22.02.1999 tarihinde askere sevkedildiği, 24.02.1999 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, 04.05.1999 - 14.05.1999 tarihleri arasında 10 gün izin kullandığı, 18.05.1999 tarihinde Esendere - Yüksekova Tak. J. Snr. A. 2 nci J. Snr. Tb. 8 nci J. Bl. K. lığı emrinde askerlik hizmetine devam ettiği, 27.11.1999 tarihinde izne ayrıldığı, memleketi olan Nizip' te 03.12.1999 tarihinde rahatsızlığından bahisle Askerlik Şubesi Başkanlığına başvurduğu, Ankara GATA Hastanesine sevkedildiği, GATA Sağlık Kurulunun 13.12.1999 tarih ve 14155 sayılı raporu ile "Bileteral Glokom" teşhisiyle "D/9 Fi D/9 F2 Askerliğe elverişli değildir" kararı verilerek terhis edildiği anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusun ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan doğruya bir illiye bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Dosyada mevcut GATA Komutanlığının 20 Kasım 2000 tarih ve GÖZ.Al : 7200-722-2000 sayılı yazılarında; davacının 06.12.1999 tarihinde GATA Göz Kliniğine yatırıldığı, yapılan muayenesinde her iki gözde primer açık açılı glokor tespit edildiği, bunun sonucunda sağ gözde optik atrofı diskte 10/10 cupping, ark kutup dışındaki tüm retinal alanlarda ven traselerine uyan yaygın noktasal ve lek şeklinde hemorajiler, üst arkuat ven üzerinde eksüdasyon, alt arkuat ven dalında siyah nekrotik odak mevcut olduğu, sol gözün tabii, sağ gözde görme olmadığını belirlendiği, primer açık açılı glokomun genellikle 40 yaş üstü insanlarda nadire de 40 yaş altı grupta ortaya çıkan, hiçbir belirti vermeden seyreden veya hastanı görme kaybı şikayeti sonucunda ya da başka nedenlerle yapılan göz muayeneleri esnasında göz tansiyonunun ölçülmesi ile tesadüfen teşhis edilen bir hastalık: olduğu, adı geçen erin askerliğe alınma aşamasında görme şikayeti için başvurmadığından hastaneye sevkedilmemiş olduğu için askere alınan tu adaylara rutin göz tansiyonu ölçümü yapılmadığından hastalığın bu aşamada tanısının mümkün olmadığı, hastalığın uzun süre hiçbir belirti vermeden seyrettiği, gece görüş dürbününün glokom hastalığına neden olmadığı, GATA Göz Kliniğine sevkedildikten sonra gerekli müdahalelerin yapıldığı sevk ve tedavi sisteminin kusuru olmadığı belirtilmiştir.
Davacının gözündeki rahatsızlığın, askerlik yükümlülüğünü yaptığı sırada oluştuğu ancak birliğinde viziteye çıkmadığı ve tedavi görmediği, rahatsızlığını beyan edip doktora şevkinin engellendiği hususunun kanıtlamadığı, izinde iken Nizip Askerlik Şubesine müracaatla rahatsızlığını beyan ettiği ve 03.12.1999 tarihinde Ankara GATA Hastanesine şevkinin yapıldığı, rahatsızlığın bünyesel nitelikte olup hiçbir belirti vermeden seyreden bir hastalık olması, gece görüş dürbünü kullanılsa dahi bunun glokom hastalığına neden olmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının gözündeki glokom hastalığı nedeniyle askerliğe elverişsiz hale gelmesi ve zarara uğramasının hizmetin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklanmadığı, zararın idarenin kusurlu bir davranışından ileri gelmediği, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun bir nedensellik bağının bulunmadığı, davacının rahatsızlığının oluşumunda ve tedavisinin yapılmasında herhangi bir hizmet kusuru veya idarenin kusursuz sorumluluğunu gerektirecek idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığının kanıtlanamadığı dikkate alınarak davacı vekilinin iddialarına itibar edilmeyerek davacının uğradığı zararın sonuçlarından idarenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle talep edilen maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;
Davacının MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT istemlerinin REDDİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy