(403 S. K. m. 6, 7) (1111 S. K. m. 1, 2) (2709 S. K. m. 10, 72) (2510 S. K. m. 3)
Davacı vekilinin 04 Haziran 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; müvekkili ....................in18.03.1968 Rodopi - Yunanistan doğumlu olduğunu, Yunanistan vatandaşlığını koruyan 403 sayılı Vatandaşlık Yasasının 6 nci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 24.07.1996 gün ve 96/8378 sayılı kararıyla mülteci - yabancı statüsünde 24.07.1996 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alındığını, 1998- 1999 döneminde 6 yıllık Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirerek doktor mezun olduğunu, Yunanistan vatandaşı da olduğundan Yunanistanda askerlik hizmetini yapmaması halinde,bu ülkede kazandığı hukuki haklarını kaybetmesine neden olacağını, Türkiye Cumhuriyetinin koruyup gözettiği azınlık haklarının olumsuz etkilenmemesi için 22.11.1999- 22.11.2000 tarihleri arasında Yunanistanda 403 Genel Askeri Hastanesinde teknik olmayan tamirci sınıfı vasfında sağlıkçı er statüsünde askerlik hizmetini yaptığını, Yıldırım Askerlik Şubesi Başkanlığınca Ocak 2002 tarihinde tabip sınıfı yedek subay adayı olarak silah altına alınacağının 10.05.2001 tarihinde kendisine duyurulduğunu, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi son (10) fıkrası gereğince mülteci-yabancı statüsüyle Türk Vatandaşlığına girenlerin vatandaşlığa alındıkları tarihte hangi yasta iseler o yastaki yerli erbaş ve er gibi askerlik yapacaklarını, henüz askerliğini yedek subay olarak yapabilecek yüksek okul veya üniversite bitirmeden vatandaşlığa alınanların, emsalleri er ve erbaş olarak terhis olduktan sonra yedek subay olarak askere alınmayı gerektirir yüksek okul veya üniversite bitirmeleri halinde askerlik hizmetlerini nasıl yapacakları konusunda 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununda da bir hüküm bulunmadığını, Anayasanın 72 nci maddesi ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi son fıkrasına göre uygunluk göstermediğinden asker edilemeyeceğini, 1968 doğumlu müvekkilinin mülteci yabancı statüsüyle Türk Vatandaşlığına 24.07.1996 tarihinde alındığında yaşıtı emsallerinin 1990 yılında terhis edildiğini, emsallerinin terhisinden 6 sene sonra vatandaşlığa alındığını, Yunanistanda askerlik hizmetini tabip olduğu halde sıhhiye er olarak yerine getirmek zorunda kaldığını, kendisinin evli ve çocuğu olduğunu, eğitiminin uzun zaman alması ve Yunanistanda askerlik hizmetini yapması nedeniyle bu güne kadar ailesini geçindirecek bir isi ve mesleğini geliştirebilme olanağının olmadığını, Türk soyundan gelen kişiler için muhacir mülteci şeklinde yapılan ayrımın mantıklı yani olmadığını, Anayasanın 10 ncu maddesinde öngörülen Kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yasaların, örnek kararların açık hükmüne rağmen asker edilen bir sahsa maaş ödenmesinin olanaksız olduğunu, bu dönemde müessef bir olayın gerçekleşmesi halinde Devletin büyük tazminat yükümlülüğüne neden olabileceğini, bu konuda uyuşmazlık çıkarmadan önce 15.05.2001 tarihinde Yıldırım Askerlik Şubesi tarafından müvekkilinin askere alınma ile ilgili tesis edilen işlemin iptaline, bu konuda Milli Savunma Bakanlığı tarafından 05.10.1995 gün ve ASAL: 0526-11-95/Er İşl.S.Özel.İşl.Ks.-sayılı emrinin iptaline, yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Vatan hizmeti başlıklı 72 nci maddesi aynen Vatan hizmeti her Türkün hakki ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı Kanunla düzenlenir. şeklindedir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 1 nci maddesi ise ; Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan her erkek, is bu Kanun mucibince askerlik yapmaya mecburdur. hükmünü amirdir.
1111 Sayılı Kanunun 3358 Sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasında askerlik çağının nüfus kütüğünde yazılı olan yasa göre yirmi yaşını girildiği senenin Ocak ayının birinci gününden başlayacağı, 41 yaşına girildiği senenin Ocak ayinin birinci günü biteceği belirlenmiştir.
1111 Sayılı Kanunun 2580 Sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin 10 ncu fıkrası Kanunen muhacir tanınmayan mülteciler ve ecnebilerden Türk Vatandaşlığına girenler vatandaşlığa alındıkları tarihte hangi yasta iseler o yaştaki yerli erbaş ve er gibi askerliğini yaparlar. şeklinde düzenleme getirmiştir.
Aynı Maddenin 3. fıkrasında ise muhacirlerin geldikleri yıl ikinci Kanun birinde 22 yaşını bitirmiş olanların muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirilecekleri belirlenmiştir.
M.S.Bakanlığının 05.10.1995 gün ve ASAL :0526-11-95/Er.İşl.S.Özel İşl..Ks. sayılı emrinin mülteci ve ecnebilere ilişkin düzenlemeler getiren 6 nci bölüm (e) bendinde Vatandaşlığa girdikleri sırada, Yükseköğrenim görmüş ve henüz otuz üç yaşını bitirmemiş olanlar, mezuniyet tarihlerinde askerlik kararı aldırmış emsali yedek subay statüsündeki yükümlüler henüz terhis edilmemiş iseler sevke tabi olacaklar, mezuniyet tarihlerinde askerlik kararı alınmış emsali yükümlüler terhis olmuş iseler doğrudan ihtiyata geçirileceklerdir. denilmektedir.
2510 Sayılı Iskan Kanununun 3. maddesine göre, Türkiyede yerleşmek maksadıyla olmayıp bir zaruret nedeniyle muvakkat oturmak için sığınanlara MÜLTECI, bir devletin ülkesinde bulunan ve o devletin vatandaşlığını iddiaya hakki olmayan kimselere ECNEBI (yabancı), Türkiyede yerleşmek maksadıyla dışarıdan münferiden gelmek isteyen Türk soyundan meskun veya göçebe fertler, aşiretler ve Türk Kültürüne meskun kimselere ise MUHACIR denilmektedir.
403 Sayılı Vatandaşlık Kanununun A) Genel olarak vatandaşlığa alınma: başlığını taşıyan 6 nci maddesi aynen Aşağıdaki şartları taşıyan yabancılar Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk Vatandaşlığa alınabilirler. Vatandaşlığa alınmasını isteyen kişi, a) Kendi Milli Kanununa, vatansız ise Türk Kanununa göre reşit olmalıdır. b) Müracaat tarihinden geriye doğru Türkiyede 5 yıl ikamet etmiş olmalıdır. c) Türkiyede yerleşmeye karar verdiğini davranışı ile teyit etmiş olmalıdır. ç) İyi ahläk sahibi olmalıdır. d) Genel Sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalığı bulunmamalıdır. e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmelidir. f) Türkiyede kendisinin ve geçimi ile yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire ve mesleğe sahip olmalıdır. biçimindedir. Aynı Kanunun B) İstisnai vatandaşlığa alınma: başlığını taşıyan 7 nci maddesi ise Aşağıdaki hallerde 6 nci maddenin (b) ve (c) bentlerindeki şartlar aranmaksızın yabancılar istekleri üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla Türk Vatandaşlığına alınabilirler. a) Türk Vatandaşlığını herhangi bir şekilde kaybetmiş olanların sonradan doğmuş reşit çocukları, b) Bir Türk Vatandaşı ile evli olanlarla, bunların reşit çocukları, ç) Türk soyundan olanlarla, esleri ve reşit çocukları, d) Türkiyeye sanayi tesisleri getiren sosyal, ekonomik alanlarda veya bilim, teknik veyahut sanat alanlarında olağanüstü hizmeti geçmiş veya hizmeti geçeceği düşünülen kimse, e) Vatandaşlığa alınması Bakanlar Kurulunca zaruri görülenler şeklinde bir düzenleme getirmiştir.
Davacının Yunanistanda yasayan Türk soylu kimselerden olduğu ve 403 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ecnebi (yabancı) statüsünde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına alındığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu, yüksekokul mezunu ve yabancı statüsünde Türk Vatandaşlığına alınan davacının yedek subay olarak askerlik hizmetine sevk edilip edilemeyeceğidir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri incelendiğinde davacının durumunu düzenleyen tek kanun maddesi 1111 Sayılı Kanunun 2. Maddesinin 10 ncu fıkrasıdır. Orada belirlenen husus yabancıların vatandaşlığa alındığı tarihte hangi yaşta iseler o yaştaki yerli erbaş ve erler gibi askerliklerini yapacaklarıdır. Yüksek okul mezunu ve yabancı statüsünde vatandaşlığa alınanların askerlik hizmetini nasıl yapacakları hakkında 1076 Sayılı Kanunda düzenleyici bir hüküm bulunmamaktadır. 1111 Sayılı Kanunun 2 nci maddesi genel olarak muhacirlerin durumunu düzenlemektedir. Geldikleri yıl 22 yaşını bitirmiş muhacirler muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirileceklerdir. Memleketlerinde tahsilleri yedek subay yetişecek derecede olan muhacirler ise geldikleri tarihte 22 yasini bitirmiş olanlarla, memleketlerinde askerlik yapmış ve fakat 22 yasini bitirmemiş bulunanlarda yedek subay olmak isteyenlerin geldikleri tarihte, 22 yaşını bitirmemiş ve memleketlerinde askerlik etmemiş olanların iki yıl geciktirme müddetinden sonra 1076 sayılı kanun hükümlerine tabi tutulacakları hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu olayımıza dönüldüğünde, Yunanistan - Rodopi doğumlu olmasına rağmen Türk soylu bir aileden geldiği anlaşılan davacının, Bakanlar Kurulunun 24.07.1996 gün ve 96/8378 sayılı kararı ile ecnebi statüsünde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına kabul edilmesi nedeniyle 1111 Sayılı Askerlik Kanunu çerçevesinde muhacir kabul edilmesi mümkün değildir. Zaten davacının durumu 2510 Sayılı İskan Kanununda tanımlanan muhacir kavramına uymamaktadır. Hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Yunanistan Devleti Vatandaşı olduğu anlaşılan davacı hakkında 1111 Sayılı Kanunun çifte vatandaşlığı bulunanlarla ilgili 2 nci maddesinin son fıkrasında getirilen hüküm de uygulanamayacaktır. Çünkü anılan fıkra baştan beri Türk Vatandaşı olan ve diğer vatandaşlığı sonradan kazananların askerlik hizmetini düzenlemektedir. Bu nedenlerle 18.03.1968 doğumlu ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına kabul edildiği 24.07.1996 tarihinde 28 yaşında olan davacının 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi 10 ncu fıkrasının amir hükmü uyarınca emsalleri yerli erbaş ve er arasında yedeğe geçirilmesi gereklidir. Kanunun amir hükmü karşısında davalı idarece yapılan aksine bir düzenlemenin mevzuata uyarlı olamayacağı Kurulumuzca kabul görmüştür.
Davacı ....................in yedek subay olarak askere sevki yönünde tesis edilen İŞLEMİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy