(1111 S. K. Geç. m. 34, 37)
Davacı vekili, 28.05.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamında 14.03.1992- 14.05.1992 tarihleri arasında temel askerlik eğitimini yaptığını, taahhüt ettiği meblağı ödediğini, ancak bilahare dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığının kendisine tebliğ edilmesi üzerine 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 34 ve Geçici 37 nci maddelerine göre bedelli askerlik hizmetinden yararlandırılması isteminin, idarenin 02.04.2001 tarihli yazısı ile daha önce dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılması gerekçe gösterilerek reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı ve idarenin yasa koyucunun amacını ve kanun metnini yanlış yorumlamasından kaynaklandığını, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 37 nci maddesindeki henüz fiilen askerlik hizmetine başlamamış olmak şartının dar yorumlandığını, bundan halen silahaltında bulunan personelin kastedildiğini, müvekkilinin bu yasa hükmünden faydalandırılmasının gerektiğini fiilen askerlik hizmetine başlamamış olmak ile halen silah altında bulunmamak ibarelerinin aynı anlama geldiğini, MSB. lığının Geçici 37 nci maddenin uygulanmasına dair özel yönerge hükümlerinin, TBMM Milli Savunma Komisyon raporu ile Plan ve Bütçe Komisyonu raporlarının birlikte değerlendirilmesinde, halen silah altında bulunan personelin bu kapsam dışında tutulmak istendiğinin anlaşılacağını, davacının bedelli askerlik hizmetinden yararlandırılmasına engel bir halinin bulunmadığını, tesis edilen işlemin sebep ve konu unsurları açısından hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının bedelli askerlik uygulaması kapsamına alınmaması işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 27 Haziran 2001 tarih ve GENSEK NO: 2001/1011, ESAS NO: 2001/501 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyası ve idarece özel gizlilik derecesi ile gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 31.05.1961 doğumlu olan davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için 04.04.1991 tarihinde T.C. Newyork Başkonsolosluğuna başvuruda bulunduğu, 14 Mart 1992- 14 Mayıs 1992 tarihleri arasında temel askerlik eğitimini tamamlayarak geçici terhisinin yapıldığı, ancak oturma veya çalışma iznine sahip işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek bir yıldan daha az süre ile yabancı ülkede bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 08 Mayıs 1992 tarihinde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılarak, tabi olduğu statüde kalan askerlik hizmetini yapmak üzere takibine başlandığı, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 37 nci maddesi kapsamında bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak için 03.05.2000 tarihinde Askerlik Şubesine başvuruda bulunan davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamında iki ay süre ile temel askerlik eğitimini yaptığı için başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık, 1111 sayılı Askerlik Kanununun EK - 1 nci maddesinde öngörülen yabancı ülkede bulunma şartını taşımadığı için dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılan ve bu kapsamda temel askerlik eğitimini yapmış olan 31.05.1961 doğumlu davacının 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 34 veya Geçici 37 nci maddeleri kapsamında bedelli askerlik hizmetinden yararlandırılıp yararlandırılamayacağı hususundadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununa 23.07.1999 tarih ve 4418 sayılı Kanunla eklenen Geçici 34 ncü maddesinin birinci fıkrası Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 38 yaşını doldurdukları halde, dövizle askerlik hizmeti yapmak üzere başvurmayanlar ile başvurdukları halde döviz ödemelerini veya temel eğitimlerini süresi içinde yapmadıkları için dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılanlar EK-1 nci maddedeki şartları taşımaları halinde, iki yıl içinde durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve 15.000 Alman Markı veya karşılığı Yabancı Ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri ve temel askerlik eğitimlerini yapmaları halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Hükmünü amirdir.
Davacının, dövizle askerlik hizmetinden istifade için başvuruda bulunduğu, döviz ödemelerini ve temel askerlik eğitimini tamamladığı, ancak 1111 sayılı Askerlik Kanununun EK - 1 nci maddesinde öngörülen yabancı ülkede bulunma şartını taşımadığından kapsamdan çıkarıldığı anlaşıldığından, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 34 ncü maddesi kapsamında bedelli askerlik hizmetinden yararlanması mümkün görülmemiştir.
11-11 sayılı Askerlik Kanununa 02.11.1993 tarih ve 4459 sayılı Kanunla eklenen Geçici 37 nci maddesinin birinci fıkrası ise Bu Kanunun Yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış, 1 Ocak 1973 tarihinden önce doğan ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanununa tabi yükümlüler, istekleri halinde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları, 15.000 Alman Markı veya ödeme tarihindeki karşılığı konvertibi yabancı ülke parasını ya da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası parayı ödemeleri ve Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek birlik ve kurumlarda temel askerlik eğitimlerini yapmaları şartıyla askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılırlar. hükmünü amir bulunmaktadır.
"Askerlik Kanununun Geçici 37 nci maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar hakkındaki 12 Kasım 1999 tarih ve 99/13584 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının İkinci Kısım 5 nci maddesinde de bedelli askerlikten faydalanma şartları açıklanmış ve (a) fıkrasında 01.01.1973 tarihinden önce doğmuş ve henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak şartı belirtilmiştir.
Davacının doğum tarihinin 31.05.1961 olduğu dikkate alındığında yaş koşulunu taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, yasada öngörülen her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında odaklanmaktadır.
Davacının 14 Mart 1992 - 14 Mayıs 1992 tarihleri arasında yaptığı temel askerlik eğitiminin ASKERLİK HİZMETİ olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Temel askerlik eğitimini yapıp geçici terhis edilen davacının, dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılmasıyla kalan askerlik hizmetini yürürlükteki yasalar gereğince Tamamlamak durumunda olduğu, buna göre erler için 18 aylık, yedek subaylar için 16 aylık ya da 8 aylık askerlik süresine tabi olduğu ve yaptığı iki aylık askerlik hizmeti"nin bu sürelerden mahsup edilmesi gerektiğinde de kuşku bulunmamaktadır.
1111 sayılı Kanunun Geçici 37 nci maddesinde, halen silahaltında olmama şart koşulduğu gibi daha önce de her ne sebeple olursa olsun fiilen askerlik hizmetine başlanmamış şu veya bu nedenle askerlik hizmetinin yarım bırakılmış olmaması gerekli ve zorunlu bir şart olarak belirtilmiştir. Maddenin bunun dışında yorumlanması mümkün değildir. Zira Kanun koyucu isteseydi sadece halen silahaltında bulunmamak şeklinde düzenleme yapabilirdi. Hâlbuki Kanun Koyucu halen silahaltında olmamayı doğal olarak düzenlediği gibi bunun dışında her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak koşulunu da aramıştır. Maddedeki her ne sebeple olursa olsun koşulu halen silâhaltında olanları kapsadığı gibi ayrıca askerlik hizmetini tamamlamamış olanları da kapsar. Yasa koyucunun gerçek arzusu bu şekilde oluşmuştur. Bu nedenledir ki firar edenler, sağlık kurulu raporuna dayalı olarak terhis edilip sonradan raporlarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılanlar, temel askerlik eğitimini yaptıktan sonra dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılanlar fiili askerlik hizmetine başlamış ancak yükümlülüklerini tamamlayamamış kişilerdir. Yasa Koyucunun her ne sebeple olursa olsun ibaresini kullanmasının nedeni budur. Bunu sadece silahaltında olmakla sınırlandırmak Kanun Koyucu tarafından arzu edilse idi bu husus açıkça ifade edilirdi.
Davacının, fiili askerlik hizmetine başladığı ve fakat henüz tamamlamamış olduğu dolayısıyla Kanunda belirtilen her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olmak koşulunu taşımadığı anlaşıldığından davacının 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 37 nci maddesi kapsamında bedelli askerlik hizmetinden de yararlandırılması mümkün görülmemiştir.
Bu itibarla, davacının gerek 1111 sayılı Askerlik Kanununun Geçici 34 ncü maddesi gerek Geçici 37 nci maddesi kapsamında bedelli askerlik hizmetinden yararlanma şartlarını taşımadığı anlaşıldığından, idarece tesis edilen işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy