(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 12 Ekim 2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan Hv.Svn.Er .......'in askerlik hizmetini ifa ederken 6 Ocak 2000 günü verilen eğitim alarmı esnasında geriye kayan topun altında kalarak vefat ettiğini, aileye herhangi bir tazminat ödenmediğini ve maaş bağlanmadığını, olayda uygun illiyet bağının bulunduğunu, davalı idareye zararlarının giderilmesi istemiyle yaptıkları başvuruya bir cevap verilmediğini belirterek, toplam 9.060.800.000.TL. maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut belgeler, bilgiler ve özellikle Ege Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 7 Mart 2000 gün ve E.2000/36, K.2000/167 sayılı iddianamesi incelendiğinde, davacıların yakını olan Hv.Svn ..........'in Hv.Svn.Top.Tb.da askerlik hizmetini ifa ederken 6 Ocak 2000 tarihinde alarm denetlemesi emri verildiği, intikal esnasında 2 nci takıma ait arkasında 5152 seri numaralı 35 mm.Top. bağlı olan 412334 plaka numaralı MAN aracının 4 ncü Oerlikon Batarya Komutanlığının eğitim alanının yanındaki hafif eğimli stabilize yolda arızalanarak durduğu, sanık Hv.Svn.Üçvş .........'in emri üzerine 2.Top.Kısım personelinden er ........, er ...... ve davacıların yakını er .........'in yaya olarak arıza yapan MAN aracının yanına gittikleri, sanık ......'in bizzat nezareti ile önce topun arızalı araçtan ayrıldığı ve eğim aşağı (yüksekten alçağa doğru) itilmeye başlandığı, arızalı MAN aracından yaklaşık 10- 15 metre uzaklaşıldığı esnada itilen topun hızlandığı, bu esnada davacıların yakınının tökezleyerek yere düştüğü ve sağ tekerin üzerinden geçmesi üzerine olay yerinde vefat ettiği, sanığın hızlanma esnasında elinde takoz olan personele takoz atmalarını emrederek müteveffanın görev yaptığı sağ gerideki mekanik freni çekmek için hamle yaptığı, ancak sağ gerideki tekerin müteveffanın üzerinden geçmesini engelleyemediği, sanık Hv.Svn.Üçvş ...... hakkında TCK.455 nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, davacıların yakınının olayda bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasa'da idarenin sorumluluğunun hangi esaslarla belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Ölüm olayının meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığı söz konusu değil ise de, zararın askerlik hizmeti olduğundan şüphe bulunmayan alarm eğitimi esnasında 35 mm.lik topun arızalı araçtan ayrılarak eğim aşağı itilmesi esnasında topun aniden hızlanması sonucunda sağ tekerinin davacıların yakınının üzerinden geçmesi neticesinde meydana geldiği, hizmet ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu aşikardır. Bu itibarla zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacılardan anne ve babanın olay nedeniyle sağladıkları herhangi bir yarar bulunmamaktadır. Davacıların zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin tazmin ettiği 25.10.2001 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı annenin 2.411.530.007.TL., davacı babanın 1.847.596.368.TL. maddi tazminat hakedişlerinin bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, Mahkememizin yerleşik kararlarına tespit ettiği kıstaslara içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle çektikleri acılar ve ızdıraplarının kısmen de olsa karşılanabilmesi amacıyla olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacıların yakınının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz gözönünde bulundurularak, uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bu itibarla;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..........'a 2.412.000.000.TL. (ikimilyardörtyüzonikimilyon TL.) davacı baba ........'a 1.848.000.000.TL.(birmilyarsekizyüzkırksekizmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2. Takdiren, davacılar anne ve babaya işlemleriyle bağlı kalınarak ayrı ayrı 900.000.000.ar TL.(dokuzyüzermilyon TL.), davacı kardeşler ........., ............, ............., ........, ........., ..........., ve .....'a istemleri gibi ayrı ayrı 180.000.000.'ar TL. (yüzseksenermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına davacıların yakınının yeniden gelir elde edeceği varsayılan 25 Ekim 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 6 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar YILLIK 1 %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan 105.090.000.TL. (yüzbeşmilyondoksanbin TL.) harcın istemleri halinde davacılara İADESİNE,
7. Davacılardan peşin alınan ve sarfedilen 35.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 7.300.000.TL. (yedimilyonüçyüzbin TL.) davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,27.700.000.TL. nin (yirmiyedimilyonyediyüzbin TL.) davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 17.000.000.TL. (onyedimilyon TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesap edilen 152.320.000.TL. (yüzelliikimilyonüçyüzyirmibin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı ürerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesap edilen 74.240.000.TL.(yetmişdörtmilyonikiyüzkırkbin TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacılar manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmişler ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacıların olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy