(1602 S. K. m. 20, 44, 45)
Davacı vekilinin 04.10.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili .......................... in Hava Kuvvetleri Komutanlığı namına Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri liseye girmek amacıyla, 29 Nisan 2001 tarihinde yazılı sınavlara katıldığını, barajı geçip 22 Haziran 2001 de ikinci aşama sınavlara iştirak ettiğini, ön sağlık muayenesi, bedeni yetenek sınavı psikomotor testi, mülakat ve sağlık muayenesinden geçtiğini, genel sağlık muayenesinde dahili uzman tarafından sağ dal bloğu eksiği teşhisi ile uçucu olamayacağına karar verildiğini, kendisinin iyi bir sporcu olduğunu, bu muayeneye itiraz ettiklerini, itiraz komisyonunun İzmir Hava Hastanesine sevk ettiğini, buradan sağlam uçuculuğa elverişli raporu aldığını, Hakem hastanesinin de sağlam uçuculuğa elverişli raporu verdiğini, bu raporun kendisine verilmediğini ve sınav komisyonuna gönderileceğini öğrendiklerini, sonuçların gazetede 6-10 Ağustos 2001 tarihleri arasında ilan edileceğinin bildirildiğini, gazetede yayınlanmadığını, telefonla sözlü olarak başarısız olduğu sonucunu öğrendiklerini, ailesinin bir sabıkası olmayan ve tüm sınavlarda başarılı olan davacının askeri liseye alınmama işleminin iptalini, öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davada yürütmenin durdurulması isteminin tartışılmasından önce görev sorununun irdelenmesi gerekli görülmüştür.
Görev sorunu kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken hususlardandır. Nitekim 1602 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde, açılan davaların öncelikle görev noktasından inceleneceği, 45 nci maddenin (A) bendinde de, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girmeyen davaların görev yönünden reddedileceği yazılıdır.
1982 Anayasasının 157 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu hükme bağlanmış, aynı hükme 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinin ilk fıkrasında da yer verilmiş, maddenin ikinci fıkrasında ise Kanunun uygulanması bakımından asker kişilerin kimler olduğu sayılmış, bunların Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan ya da hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar olduğu belirtilmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi koşulu yanında ve aynı zamanda o işlemin askerlik hizmetine ilişkin bulunması koşulunun da gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Zira kanun iki koşulu birlikte taşıyan işlemlere ilişkin davaların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülebileceği kuralını içermektedir.
Askeri Lise sınavları sonucunda askeri öğrenciliğe alınmama işlemiyle ilgili olarak açılan davada .......................... ' in asker kişi olmadığı açıktır.
1602 Sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde öngörülen asker kişiyi ilgilendirme koşulu gerçekleşmediğinden davanın çözümünün genel idari yargının görevine girmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklandığı üzere DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy