(1602 S. K. m. 43, 45)
Davacı vekili, 28.06.2001 tarihinde Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 03.07.2001 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1978/4 tertip olarak 24.11.1998 tarihinde Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetine başladığını, eğitimini müteakip OHAL Diyarbakır 2 nci Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci İstihkam İnşaat Tabur Komutanlığı Asfalt Kaplama Bölük Komutanlığına dağıtımının yapıldığını, bu birlikte operasyonlarda görev alan uçakların kullanıldığı birliklere destek mahiyetinde asfaltlama işlerinde görevlendirildiğini, bu birliğe gelinceye kadar herhangi bir sağlık problemi bulunmayan davacının askerlik vazifesinin bitimine kadar sabah 06.00' dan akşam 17.00'ye kadar yaklaşık 40 derecede çalıştırıldığını, yüksek sıcaklık ve sürekli terleme nedeni ile böbrek hastalığının nüksettiğini, rahatsızlığı nedeniyle birçok kez hastaneye sevk edildiğini, ilaç tedavisi verilmek suretiyle geçiştirildiğini, bu ihmaller neticesi hastalığının ilerlediğini, 26.11.1999 tarihinde Diyarbakır 600 Yataklı Askeri Hastanesine sevk edilerek Üroloji Kliniğinde tedavi için yatırıldığını, tedavisinin gerektiği şekilde yapılmaması ve ihmal ile rahatsızlığına rağmen 40 derece sıcaklıkta asfalt işinde görevlendirildiğinden 02.12.1999 tarihinde böbreğinden ameliyat olarak böbreğinin birini aldırmak zorunda kaldığını, 08.12.1999 tarihinde 45 gün hava değişimi ile taburcu edildiğini, müvekkilinin askere başlamadan önce sağlıklı olduğunu, ağır koşullarda çalıştırılması ve tedavisi için gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle böbreğini kaybettiğini, kendisinin bir kusurunun bulunmadığını, MSB. lığına tazminat konusunda yaptıkları başvurunun 31 Mayıs 2001 tarihli yazı ile reddedildiğini belirterek beş milyar TL. maddi ve beş milyar TL. manevi tazminatın zararın meydana geldiği 08.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce bu eylemlerin yazılı bildirimi veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmü öngörülmüştür. Buna göre, ilgilinin dava açmadan önce idareye başvurması, idarece bu konuda bir ön karar tesisi, ön kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde davanın açılması, şayet altmış gün içinde cevap verilmemişse bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde davanın açılmış olması, mecburi dava şartlarındandır. Bu şart yerine getirilmeden açılan tam yargı davaları ile idari veya yargı mercii tecavüzü hallerinde dilekçenin görevli mercie tevdi edileceği aynı Kanunun 45 nci maddesinin (C) bendinde açıkça belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak Milli Savunma Bakanlığı yanında Hava Kuvvetleri Komutanlığının da hasım olarak gösterildiği, ayrıca Milli Savunma Bakanlığına sadece 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması hakkında Kanun hükümleri gereğince tazminat talebinde bulunulduğu, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 31 Mayıs 2001 sayılı cevabi yazısı ile istemin Kanun kapsamında görülmemesi nedeniyle reddedildiği, dava konusu yapılan maddi ve manevi tazminat istemiyle idareye herhangi bir müracaatta bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının davada hasım sıfatı bulunmadığından hasım mevkiinden çıkarılmasına, davacı veya vekilinin maddi ve manevi tazminat istemiyle idareye başvurmadıkları anlaşıldığından 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45/ C maddesi gereğince dava dilekçesinin görevli merci olan Milli Savunma Bakanlığına tevdiine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesine göre, dilekçenin görevli mercie tevdii halinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine başvurma başvurma tarihinin merciine başvurma tarihi olarak kabul edileceği hükmü uyarınca davacı veya vekilinin yeniden yetkili merci olan Milli Savunma Bakanlığına başvurmalarına lüzum olmadığı keza bu kararımızın Milli Savunma Bakanlığına tebliğ tarihini takiben 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde öngörülen sürelere uyulmak suretiyle (bu kararın davalı idareye tebliğ tarihini müteakip altmış gün beklenilecek, cevap verilirse bu cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde, şayet davalı idarece altmış gün içinde cevap verilmeyecek olursa altmış günün bitimini müteakip ikinci altmış gün içinde yeniden Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açılabileceği) davacının mahkememizde yeni bir dava açmasının mümkün bulunduğunun davacı vekiline hatırlatılmasında yarar görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle;
Hava Kuvvetleri Komutanlığının hasım mevkiinden ÇIKARILMASINA,
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45/C maddesi gereğince dava dilekçesi ve eklerinin görevli merci olan Milli Savunma Bakanlığına TEVDİİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy