(2955 S. K. m. 44) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 133, 135) (Tababet Uzmanlık Tüzüğü m. 2, 5, 26/B, 27) (Tababet Uzmanlık Yönetmeliği m. 47, 48, 49, 50)
Davacı 17.04.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Genelkurmay Başkanlığının 1997 yılı Tabip Subay Yeni Gelişmeleri Öğrenmek ve GATA'da uygulamak üzere seçilecek bir İç Hastalıkları Uzmanının bir yıllığına İngiltere'ye gönderileceğinin duyurulması üzerine yaptığı müracaatının kabul edilerek 18.08.1997 tarihinde, yurtdışında Romatoloji konusunda uzmanlık eğitimi vermeye tam yetkili Londra Üniversitesi Royal Free Tıp Fakültesi Romatoloji Departmanında eğitime başladığını, eğitimine devam ederken GATA'nın 25-26 Şubat 1998 tarihlerinde açtığı Romatoloji Yan Dal Uzmanlık Öğrenciliği sınavına yurtdışından gelerek katıldığını, başarılı olduğunu, açıkta bir kadro mevcut olduğundan atamasının yapılmadığını, İngiltere'deki eğitiminin Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün gerektirdiği iki yıla tamamlanması için yaptığı başvurunun GATA Komutanlığının 30.06.1998 tarihli yazısı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığına eğitiminin bir yıl daha uzatılmasının uygun bulunduğunun bildirildiğini, Yurtdışındaki eğitiminin ülkedeki Romatoloji dalında yan dal uzmanlık eğitimine dönüşmesi için yapılan akademik yazışmaların ve alınan kararların tartışılmayacak kadar açık olduğunu, 25-26 Şubat 1999 tarihinde yapılan Romatoloji Yan Dal Uzmanlık Öğrenciliği sınavını kazandığını, 18.08.1999 tarihinde İngiltere'deki iki yıllık eğitimini başarı ile tamamlayarak yurda döndüğünü, İngiltere'deki eğitimi esnasında yaptığı bilimsel çalışmaların bir bölümünü yan dal Asistanlık Tezi olarak GATA'ya sunduğunu, yurtdışından dönüşünde atandığı GATA Romatoloji Bilim Dalı Uzmanlık öğrenciliğine 27.09.1999 tarihinde başladığını, kendisinin bilimsel ve yasal yönden Romatoloji Yan Dal Uzmanlığı için aldığı eğitimin yeterli sayılması gerektiğini, GATA'nın ve GATA'ya bağlı eğitim hastaneleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri Hastanelerinin bunca Romatoloji Uzman ihtiyacı karşısında Devletin büyük masraflar yaparak yurtdışındaki en saygın ve yetkin tıp kuruluşlarında eğitim yaptırdığı elemanından bir an önce uzman olarak yararlanma gereğinin tartışmasız olduğunu, GATA'nın yurtdışı eğitimini, Yandal Uzmanlığı eğitim süresi olan iki yıla tamamlama gerekçesi ile verdiği bir yıl uzatma kararı gereğince uzman olarak GATA'da tam yetki ile hizmet etmek amacıyla yurtdışı eğitim süresinin uzmanlık için değerlendirilmesini 20.12.1999 günü dilekçe ile arzettiğini, kendisinden önce aynı konumda olan Dr ........, Dr ........, Dr. ........, Dr ......., Dr.'ın yurtdışı staj sürelerinin uzmanlık staj süresinden sayıldığını öğrendiğini, dilekçesine cevap verilmemesi üzerine 23.02.2000 tarihinde Tüzüğün yetkili kıldığı Sağlık Bakanlığına başvurduğunu, Sağlık bakanlığının, yurtdışında eğitim yapılan Fakülte ile eğitim süresi ve niteliğini yeterli gördüğünü, ancak bu eğitimin bilimsel olarak değerlendirilmesi için sınav yapılarak tezinin kabulünün gerektiğini GATA'ya bildirildiğini, GATA'nın kendisini sınava alarak ve tezini değerlendirerek Romatoloji Uzmanlığına uzanan yolu açmasında kamu yararı ve ülke yararı bulunduğunu, davalı idarenin olumsuz işleminin iptali ile Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, davalı idarenin ilk savunmasının alınmasından, işleme mesnet bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2 nci Dairesinin 07.06.2000 gün ve GENSEK NO: 2000/553, ESAS NO: 2000/302 Sayılı kararı oyçokluğuyla reddedilmiştir.
Davacı, 05.12.2000 tarihinde kayda geçen karar düzeltme dilekçesinde özetle; İdarenin kendisini Genelkurmay Başkanlığının planı gereğince seçerek ve değerlendirerek yurt dışına eğitime gönderdiğini, yurt dışında kabule dayalı bu eğitiminin GATA ve İngiltere'deki Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanlarının yan dal uzmanı olması gerekçesi ile karşılıklı yazışmaları (icap-kabulleri) sonucu iki yıla çıkarıldığım, bilim dalı başkanlarının icap-kabulleri üzerine yine uzman olabilmesi gerekçesi ile GATA Komutanlığınca sürenin iki yıla uzatıldığını, yurtdışı eğitiminin tartışılmayacak kadar açık, asistanlık ve uzmanlık eğitimi olduğunu, zira Prof.'in hakkında verdiği ve dava dosyasında mevcut Eğitim Başarı Belgesinde asistan (Clinical Fellow) olarak çalıştığının açıkça belirtildiğini, Tebabet Uzmanlık Tüzüğünün 26/B maddesine göre yurt dışında Romatoloji uzmanlık eğitimi yaptığının, bu konuda yetkisi tartışmasız olan Sağlık Bakanlığınca da kabul edildiğini, GATA'nın yurt dışında yapılan staj tahsilini yan dal uzmanlık eğitiminden sayan emsallerine yaptığı uygulamaları ve teamülü mahkemenin gözardı ettiğini, Yüksek Mahkemece dosyadaki bilgi ve belgelerin yeterince incelenmeden davanın reddine karar verildiğini, davanın reddine ilişkin kararın düzeltilerek kaldırılmasını, yurt dışında yaptığı yan dal eğitiminin uzmanlık eğitiminden sayılmama yolundaki idari işlemin iptal edilmesini talep etmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince 01 Kasım 2000 gün ve GENSEK No.:2000/ 553, Esas No.:2000/302, Karar No.:2000/668 Sayılı kararı ile Davanın Reddine karar verilmesi üzerine davacının karar düzeltme isteminde bulunması, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar ve bilekçe ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde verilen kararın mevzuata ve hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, davanın reddine ilişkin kararın Kaldırılmasına, (Hak.Kd.Alb. Dr.Sezai AYDINALP ile Hak.Kd.Alb. Ertuğrul TAKA'nın karşı oyları ile) oyçokluğu ile karar verilerek uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Davacının, gerek dava dilekçesinde ve gerekse karar düzeltme dilekçesinde isimlerini emsal gösterdiği tabiplerin yurtdışında geçen staj - tahsil sürelerinin yandal uzmanlık eğitimi süresinden sayıldığı, bu yönde GATA'ca teamül oluştuğu iddiaları karşısında örnek gösterdiği tabiplerin durumunun ara kararı ile sorulup sorulmaması hususu görüşülmüş, uyuşmazlığın çözümüne esas teşkil etmeyeceğinden bu hususun ara kararı ile sorulması (Hak.Kd.Alb.Dr.Sezai AYDINALP ile Hak.Kd.Alb.Ertuğrul TAKA'nın karşı oyları ile) oyçokluğu ile reddedilmiştir.
Dava, davacının İngiltere-Londra Royal Free Hospital Tıp Fakültesi Romatoloji bölümünde yaptığı iki yıllık eğitimin Romatoloji Yan Dal Uzmanlığı eğitiminden sayılarak Yan Dal Uzmanlığı Sınavına kabul edilmeme işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Gülhane Askeri Tıp Akademisinde, Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitim ve Öğretimi ile ilgili hususlar GATA Kanunu, GATA Yönetmeliği, Tebabet Uzmanlık Tüzüğü ve Tebabet Uzmanlık Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
GATA Kanunun 44/2 maddesi; lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yüksek lisans veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler, Üniversitelerarası kurulca tespit edilecek esaslar dikkate alınarak hazırlanacak Yönetmelikte belirtilen ilkelere göre Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığınca açılacak sınavla seçilirler hükmünü içermektedir.
GATA Yönetmeliğinin 133 ncü maddesinde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde, Tıpta Yan Dal Uzmanlık eğitim-öğretimi Tababet Uzmanlık Tüzüğü esaslarına göre yapılır. -Tıpta Yan Dal Uzmanlık eğitim-öğretime başvuranların seçimi her yıl Şubat ayının son iki haftasından biri içinde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yapılır.- seçim tarihi ve açık bulunan kadrolar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığınca Genelkurmay Başkanlığına bildirilir. Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığının Personel Temin Yetiştirme Planlarını ve bu konudaki görüşlerini de dikkate alarak saptayacağı kontenjanları seçim tarihinden (3) üç ay önce Türk Silahlı Kuvvetlerine yayınlar.- Seçim için başvuracak adaylar başvurularını seçim tarihinden 15 gün önce Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığında bulunacak şekilde silsileler yoluyla yaparlar.- Başvuruda bulunacak adaylarda - 1. Bir ana dalda tıpta uzmanlık unvanı almış olmak 2. Tıpta uzmanlık unvanını aldıktan sonra bir yıl uzmanlık kadrolarında çalışmış olmak şartı aranır. Gülhane Askeri Tıp Akademisine başvuran adayların seçimi (3) öğretim üyesinden oluşacak kurullar tarafından yapılır. Seçimi kazananların isimleri atamaları yapılmak üzere Genelkurmay Başkanlığına bildirilir. Tıpta yan dal uzmanlığı eğitim-öğretimine başlayanlar, bu yönetmeliğin tıpta uzmanlık eğitim-öğretim gören personele uygulanan hükümlere tabidirler. Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve GATA Komutanlığınca ihtiyaç duyulan fakat GATA Komutanlığında bulunmayan veya eğitim verilmeyen bilim dallarında tabip, diş tabibi, eczacı ve veteriner hekimlerin tıpta yan dal uzmanlık eğitimleri Genelkurmay Başkanlığının müsaadeleri ile GATA dışındaki ünitelerin ilgili bilim dallarında yaptırılabilir Aynı Yönetmeliğin 135/1 maddesi; Tıpta uzmanlık öğrenimi görenlerin yetiştirilmeleri, ara sınavları, tezleri, sınav ve tezlerin değerlendirilmesi usul ve esasları Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığınca çıkarılacak yönergede düzenlenir hükmünü amirdir.
Tebabet Uzmanlık Tüzüğünün Tababet Uzmanlık Dalları, Yan Dallan ve Asistanlık Süreleri başlıklı 5 nci maddesinin 1 nci fıkrası Tababet Uzmanlık ana ve yan dallardaki eğitim süreleri ve rotasyonlar ek çizelgede gösterilmiştir. Hükmünü taşımakta olup Tüzüğe ekli çizelgede ise Romatoloji yan dalında eğitim süresinin 2 yıl olduğu belirtilmiştir.
Tüzüğün Yurtdışında yapılan asistanlıklar ile ilgili işlemler başlıklı 26 nci maddesinin birinci fıkrası; Yurtdışında uzmanlık eğitimi vermeye yetkili bir sağlık kurumunda asistanlık yapmış olan Türk vatandaşlarının aldıkları belgeler talepleri halinde 5 nci maddeyle bu tüzüğe eklenen çizelgede belirtilen eğitim süreleri ve Türkiye'de merkezi asistanlık giriş sınavından geçerek başarılı olup olmadıkları yönünden, bu tüzük hükümleri çerçevesinde, biçimsel yönden Sağlık Bakanlığınca, bilimsel yönden de tıp fakülteleri veya eğitim hastanelerince oluşturulacak bilim jürilerince incelenir.
Tüzüğün 26/B maddesinde a) Yurtdışında asistanlıkta geçirdikleri süreler, ilgili dal için bu tüzükle öngörülen süreye uygun ve uzmanlık belgesi almamış olduğu anlaşılanlar, tez verme koşuluda aranarak üç defadan çok olmamak üzere 23 ncü maddede öngörülen uzmanlık sınavına girebilirler b) Yurtdışında asistanlıkta geçirdikleri süreler ilgili dal için bu tüzükte öngörülen süreye uygun ve uzmanlık belgesi almış olduğu anlaşılanlar hakkında 27 nci madde hükümleri uygulanır hükmü yer almaktadır.
Tüzüğün 27 nci maddesinin ilk üç fıkrası Yabancı bir ülkenin uzman yetiştirmeye yetkili bir sağlık kurumundan uzmanlık unvanını kazananların belgeleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca incelenir. Yapılan uzmanlık çalışmasının süresi, bu tüzüğün 5 nci maddesinde öngörülen sürelere eşit ise, muvazzaf asker olmayan tabipler, Bakanlıkça saptanacak bir Türkiye Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden, muvazzaf asker tabipler Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörlerinden kurulu, en az 3 kişilik bir jüri tarafından sınava tabi tutulurlar.-Sınavda başarı kazananların uzmanlık belgeleri Bakanlıkça tescil edilir hükmünü amirdir.
Tababet Tüzüğünün 2 nci maddesinde Asistan tanımı yapılmıştır. Anılan madde asistan sözcüğünü Bu tüzükte geçen asistan deyimi, tababet dallarından birinde uzman olabilmek için bilgi ve becerisini geliştirmek amacıyla özel mevzuatına ve bu Tüzük Hükümlerine göre, öğrenim, eğitim ve uygulama yapmak ve bilimsel esaslara göre yetiştirilmek üzere atanan kişi anlamına gelir diye tanımlamıştır.
Tebabet Uzmanlık Yönetmeliğinin;
Asistanlık Öğrenim ve Eğitimi başlıklı 47 nci maddesi:
Asistanlar
a) Mesleki özel bilgi eğitimi,
b) Mesleki beceri eğitimi,
c) Mesleki genel bilgi eğitimi, alanlarında her tür öğretim ve eğitim kaynaklarından yararlanmak suretiyle yetiştirilirler.
Mesleki Özel Bilgi Eğitimi başlıklı 48 nci maddesi:
Mesleki Özel bilgi eğitimi; uzmanlık dalına özgü teorik ve pratik bilgi ve beceri kazandırma; birimin tıbbi araç ve gereçlerini kullanma yeteneğine sahip kılma; bilgi, görgü ve tıbbi seziye dayanan karar verme ve uygulama olanağını sağlama amacını güden bir eğitimdir.
Mesleki özel bilgi eğitimi aşağıdaki kaynaklardan yararlanmak suretiyle yapılır.
a) Anlatım: Dal için gerekli konuların eğiticiler tarafından en az ayda bir anlatılmasıdır. Bu konular dalla ilgili tüm bilgilerle yakın dallara ait çeşitli bilgileri kapsar.
b) Seminer: Belli konularda kurum ve birimin her tür olanak ve materyalinden yararlanılarak, kişisel görüş ve düşünceler de eklenmek suretiyle asistanların bilgi düzeyinde yapılan tartışmalı konuşmalardır.
c) Kurs: Belli konularda servis içi, servisler ve kurumlar arası düzenlenen rutin veya en yeni bilgileri ve uygulamaları da kapsayan çalışmalardır.
d) Konferans: Belli bir konuda literatür toplanması ve buna kişisel bilgilerin eklendiği konuşmalardır.
e) Literatür Klübü: Peryodiklerden seçilmiş konularda gerektiğinde özetler hazırlanarak en az 3 ayda bir yapılan tartışmalı konuşmalardır.
f) Vizit konuşmaları: Şef, şef yardımcısı ve başasistanların ve asistanların katılmasıyla hasta ile ilgili tüm özellik ve işlemlerin tartışıldığı çalışmalardır.
g) Konsey: Hastaların yatışı, teşhis ve tedavi yöntemlerinin konuşulup değerlendirilmesidir.
h) Kliniko-patolojik konferans: Servislerde patoloji laboratuarları arasında belli konularda yapılan ortaklaşa çalışmalardır.
i) Vak'a takdimi: Özellik gösteren vak'alar için gerekli bilgi ve verilerin hazırlanması suretiyle yapılan tartışmalı çalışmalardır. Bu çalışmalarda problem vak'alar da tartışılır.
j) Kaynak taraması: Anlatım, seminer, konferans, mesleki, makale, tez v.s. çalışmalara temel teşkil eden literatürün sağlanması için yapılan çalışmalardır.
Mesleki Beceri Eğitimi başlıklı 49 ncu maddesi:
Mesleki beceri eğitimi; asistana uzman olmak istediği dalda ve bu dalla ilişkisi bulunan diğer dallarda beceri, bilgi ve yetenek kazandırma anlamını taşır.
Mesleki Genel Bilgi Eğitimi başlıklı 50 nci maddesi:
Mesleki genel bilgi eğitimi, kurum eğitim planlama içinde belirli saatlerde uzmanlık birimleri ayırt edilmeksizin asistanların tümüne birlikte uygulanan eğitimdir.
Bu eğitim:
a) Kurumlardaki birimleri, poliklinikleri, ameliyathaneleri, diğer tıbbi ve yönetsel alanları da kapsayan bir haftalık sürede kurum için düzeni tanımayı,
b) Asistanların görev, yetki ve sorumluluklarını,
c) Rasyon ve diyet gibi hususların özelliklerini,
d) Bakanlık Yataklı Tedavi Kurumları Yönetmeliği uygulama esasları,
e) Tek tabip ya da sağlık kurulları rapor ve işlemlerini
f) Her tür bilimsel inceleme araştırma için gerekli hazırlıkları,
g) Materyal alma, hastaları hazırlama ve bunların laboratuarlara gönderilme esaslarını,
h) Asistanlık tezi ve mesleki makale hazırlama ve yazma yöntemlerini,
i) Tıp mesleklerinin uygulanması ve sağlık idaresi ile ilgili mevzuatı,
j) Deontoloji kurallarını,
k) Türlü kurum, kuruluş ve birimler arası ilişkiler,
l) Asistanın kişi ve toplumla sosyal ilişkilerini,
m) Gerekli görülen başka konuları,
Kapsar.
Hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Etimesgut 600 Yataklı Hava Hastanesinde İç Hastalıkları uzmanı olarak görevli iken, Genelkurmay Başkanlığının 1997 Yıl Tabip Subay Yurtdışı Staj/Tahsil Planı uyarınca, Romatolojik Hastalıklarda Klinik İmmünolojide Yeni Gelişmeleri Öğrenmek ve GATA'da Uygulamak düşüncesiyle GATA'da yapılan sınavla değerlendirilerek 18.08.1997 tarihinde İngiltere, Londra'daki Royal Free Hastanesi Romatoloji bölümüne bir yıl süre ile gönderildiği, davacının 1998 tarihinde yapılan Romatoloji Yan Dal Uzmanlık sınavına İngiltere'den gelerek katıldığı ve sınavda 2 nci olduğu, tek kadro olduğundan 1 nci olan adayın kabul edildiği, bir yıllık staj-tahsil eğitimi sonunda davacının bir yıl daha süresinin uzatılmasını istediği, isteminin gerekçesinde Türkiye'de, Romatoloji alanında uzman olabilmek için iç hastalıkları uzmanlığı üzerine iki yıllık bir tahsilin Sağlık Bakanlığınca zorunlu tutulduğunu, Bakanlıkça aranan iki yıllık tahsil kriterinin karşılanması için bir yıllık eğitime ihtiyaç bulunduğunu belirttiği, davacının bu isteminin Hava Kuvvetleri Komutanlığınca GATA Komutanlığına iletilerek bu konuda GATA Komutanlığının görüşünün istendiği, durumun GATA Akademi Yönetim Kurulu'nun 22.06.1998 gün ve 16 Sayılı oturumunda değerlendirildiği ve Halen İngiltere'de 1 yıllık staj-tahsil planı gereği eğitimde bulunan Hv.Tbp.Kd.Yzb. .......... .'in staj-tahsil eğitiminin bir yıl daha uzatılmasını isteyen dilekçesi görüşüldü ve oy çokluğu ile (5/2) uzatılmamasına karar verildiği, bu uzatılmama kararına rağmen GATA Komutanı davacının staj-tahsil eğitiminin bir yıl daha uzatılmasını uygun görerek, bu durumu Hava Kuvvetleri Harekat Başkanlığına bildirdiği, staj-tahsil süresi bir yıl daha uzatılan davacının 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan Hematoloji Yan Dal Uzmanlık sınavına yine İngiltere'den gelerek GATA'da katıldığı ve başarılı bulunduğu, 27.09.1999 tarihinde GATA Romatoloji B.D.'da uzmanlık eğitimine başladığı 20.12.1999 tarihli dilekçe ile GATA Komutanlığına başvurarak yurtdışında geçirdiği iki yıllık başarılı eğitiminin Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 26 ncı maddesi (B) fıkrası gereğince değerlendirilerek Romatoloji yan dal uzmanlığına kabulünü istediği ve sistemik skleroz hastalıklarında büyük arter tıkayıcı hastalığı görülme sıklığı isimli bir uzmanlık tezi sunduğu dilekçesine süresinde cevap verilmemesi üzerine Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün 26 ncı maddesi gereğince durumunun değerlendirilmesi için 23.02.2000 tarihinde Sağlık Bakanlığına başvurduğu, Sağlık Bakanlığı 25.02.2000 tarihli Gülhane Askeri Tıp Akademisi Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığına yazdığı yazıda; Fakültenizden 25.08.1989 tarihinde mezun olan İç Hastalıkları Uzmanı Dr ..........'ın İngiltere'de Royal Free Fakültesinden 18.08.1997-18.05.1999 tarihleri arasında Romatoloji Uzmanlık Eğitimi yaptığı Bakanlığımıza verdiği belgelerin tetkikinden anlaşılmaktadır. Adı geçen tabibe ait belgeler ilişikte gönderilmiş olup, bir defa da Dekanlığımızca tetkiki ile herhangi bir sakınca görülmediği takdirde, Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 26 ncı maddesine göre, tez vererek uzmanlık sınavına alınmasını, yazımız eklerinin iadesi ile sonucunun Bakanlığımıza bildirilmesi"nin istendiği, GATA Akademi Kurulunun 11.-01.2000 gün ve 2 Sayılı oturumunda davacının 1997-1999 yılları arasında İngiltere Royal Free Hastanesi Romatoloji Bölümünde yaptığı staj-tahsil eğitiminin Romatoloji / Yan Dal uzmanlık eğitiminden Sayılıp sayılmayacağını incelemek üzere 3 profesör ve 2 doçent öğretim üyesinden oluşan bir komisyon oluşturulduğu, komisyonun İngiltere ile yaptığı yazışmalar ve değerlendirmeler sonunda davacının staj-tahsil için gittiği İngiltere Royal Free Hastanesi Romatoloji Bölümünde geçirdiği iki yıllık staj-tahsil eğitimini Romatoloji Yan Dal asistanlığının resmi 2 yıllık süresi için yeterli olmadığı ve ülkemizde yan dal uzmanı olmak için geçerli iki yıllık aktiviteleri içermediği sonucuna ulaştığı ve bu raporun GATA Akademi Kurulunun 20.03.2000 gün ve 8 Sayılı oturumunda görüşülerek oybirliği ile kabul edildiği Sağlık Bakanlığının yazısı üzerine GATA Romaloloji Bilim Dalı Başkanlığınca 05.04.2000 tarihli Akademi Komutanlığına yazılan yazıda davacıya Behçet Sendromunda Lipocortin V Düzeyleri ve Trombozla ilişkisi konulu tezin 28.03.2000 tarihinde verildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ..........'in GATA Kanun ve Yönetmeliği hükümlerine göre 1999 yılında GATA'da açılan Romatoloji Yan Dal uzmanlık eğitim-öğretimi için müracaatta bulunduğu 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan sınavda başarılı olduğu, 27.09.1999 tarihinde GATA Romatoloji B.D.'nda uzmanlık eğitimine başladığı halen eğitimine devam ettiği anlaşılmaktadır.
GATA Kanun ve Yönetmeliğinde yurtdışında yapılan uzmanlık eğitimi ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. GATA Yönetmeliğinin 133 ncü maddesine göre tabip subayların tıpta yan dal uzmanlık eğitimleri GATA'da veya GATA dışındaki Üniversitelerin ilgili bilim dallarında yaptırılmaktadır. Bu nedenle davacının durumu, Tebabet Uzmanlık Tüzüğü ve Tebabet Uzmanlık Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmiştir. Tüzüğün ve Yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alındığında davacının yurtdışında uzmanlık eğitimi vermeye yetkili bir sağlık kurumunda iki yıl süre ile asistanlık yapmış olması gerekmektedir.
İngiltere- Londra Royal Free Hospital Tıp Fakültesinin uzmanlık eğitimi vermeye yetkili bir sağlık kurumu olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının bu kurumda asistanlık yapıp yapmadığı durumunun Tüzük ve Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla yurtdışındaki iki yıllık eğitiminin GATA Romatoloji Yan Dal Uzmanlık eğitiminden Sayılıp sayılmayacağı önem arz etmektedir.
GATA Komutanlığında hizmetin daha etkin yürütülebilmesini sağlamak maksadıyla; GATA Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı bünyesinde Romatoloji Bilim Dalı Başkanlığının teşkili ve buna bağlı olarak kadro değişikliği Genelkurmay Başkanlığının 07 Eylül 1994 tarihli onayı ile kabul edilmiş olup kurulan Romatoloji Bilim Dalı 01.01.1998 tarihinden itibaren fiilen faaliyete başlamıştır.
Genelkurmay Başkanlığının 17 Ocak 1997 tarihli 1997 Mali Yılı Tabip Subay Yurtdışı Staj- Tahsil Planında; Hava Kuvvetleri Komutanlığında Romatolojik Hastalıklarda Klinik İmmünoloji (İç Hastalıkları) kursuna İngiltere'de on iki ay süre ile katılmak, Romatolojik hastalıklarda Klinik- İmmünolojide yeni gelişmeleri öğrenmek ve GATA'da uygulamak üzere bir kontenjan tanınmış, davacının da 1997 yılında henüz Romatoloji Bilim Dalı fiilen faaliyete geçmeden önce müracaatta bulunarak ve GATA tarafından yapılan sınavı başararak seçilmesi üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığının 05 Ağustos 1997 tarihli yurtdışı kurs onayı ile Royal Free Hospital -Londra/İngiltere de 18 Ağustos 1997- 20 Ağustos 1998 tarihleri arasında açılacak olan Romatolojik hastalıklarda klinik İmmünoloji konulu staj/ tahsil eğitimine katılması sağlanmıştır.
Staj/tahsil planı; Genel Kurmay Başkanlığınca her yıl bütçeden ayrılabilecek para da dikkate alınarak Dünyadaki gelişmeleri, yenilikleri yerinde öğrenmek veya ihtiyaç duyulacak eğitimlere yurtdışında dalında ihtisaslaşmış eğitim birimlerine personel göndererek almak amaç ve ilkelerine yönelik olarak hazırlanmakta ve bu kapsamda eğitim ücretiyle personel giderleri bütçeden karşılanmaktadır.
Davacı, İngiltere'de bulunduğu sırada Türkiye'ye gelerek GATA Komutanlığında 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan tıpta yan dal uzmanlık sınavlarına katılmış, sınavı başararak Romatoloji Yan Dal Uzmanlık öğrencisi statüsünü kazanmış, yurtdışı dönüşü 27.09.1999 tarihinde GATA'da Romatoloji yandal uzmanlık eğitimine başlamıştır.
Tababet Uzmanlık Tüzüğü gereğince Romatoloji uzmanı olabilmek için iç hastalıkları uzmanlığının üzerine iki yıllık bir eğitimin gerektiği, davacının Romatoloji uzmanı olabilmek için 12 ay daha staj tahsil eğitiminin uzatılması isteğine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı teklifinin GATA Askeri Tıp Akademisi Komutanı tarafından uygun bulunduğu 30 Haziran 1998 tarihinde GATA Komutanlığı tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığına bildirildiği ve davacının yurtdışındaki eğitiminin 20 Ağustos 1999 tarihine kadar uzatıldığı, yurda dönüşünü müteakip Sağlık Bakanlığına yaptığı başvuru üzerine bu Bakanlıkça 25.02.2000 tarihli yazı ile davacının Romatoloji uzmanlık eğitimi yaptığının anlaşıldığı, Dekanlıkça'da bir sakınca görülmediği taktirde Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 26 ncı maddesine göre tez vererek uzmanlık sınavına alınması GATA Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı'na bildirilmiştir.
Davacı .........., GATA bünyesinde 1994 yılında kurulan Romatoloji Bilim Dalı Başkanlığı fiilen faaliyete geçmeden önce Etimesgut 600 Yataklı Hava Hastanesinde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görevli bulunduğu sırada Genelkurmay Başkanlığının 1997 Mali Yılı Tabip Subay Yurtdışı Staj-Tahsil Planı gereğince GATA'da yapılan sınavı başararak seçilmesi üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığının 05.08.1997 tarihli yurtdışı kurs onayı ile Romatolojik hastalıklarda Klinik İmmünolojide yeni gelişmeleri öğrenmek ve GATA'da uygulamak üzere Londra- İngiltere'de bulunan Royal Free Hastanesi Romatoloji Bölümünde 18.08.1997 - 20.08.1998 tarihleri arasında eğitim görmek üzere görevlendirilmiştir. Gerek Genelkurmay Başkanlığının Staj-Tahsil Planı ve gerekse Hava Kuvvetleri Komutanlığının yurtdışı kurs onayından bu görevlendirmenin GATA'da kurulup faaliyete geçirilemeyen Romatoloji Bilim Dalı Başkanlığının ihtiyacı olan ve bu dalda görevlendirilecek uzman tabip subayların yurtdışında dalında ihtisaslaşmış eğitim birimlerinde eğitilerek yetiştirilmesini amaçladığı açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yabancı bir ülkenin eğitim kurumu kadrolarını doğrudan atandırılmaları mümkün olmadığından yurtdışına görevlendirmelerin amaç doğrultusunda Atama kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir.
Davacı, yurtdışına gönderildiği sırada GATA personeli olmadığı gibi Romatoloji Bilim Dalında yan dal uzmanlık öğrencisi statüsünde de bulunmamakla birlikte yurtdışı eğitimi devam ettiği sırada GATA'da 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan sınavı kazanarak Romatoloji yandal uzmanlık öğrenciliği statüsünü kazanmış ve bu statüde yurtdışındaki iki yıllık eğitim süresini 20.08.1999 tarihinde tamamlamıştır.
Davacının yurtdışındaki eğitiminin uzmanlık/asistanlık eğitimi olup olmadığı hususu incelenmiş, özellikle dosyada mevcut Royal Free Hastanesi Ramotoloji Bölümünde Profesör olarak görevli ..........'in davacının eğitimini bitirdiği tarihten sonra 24.08.1999 tarihinde Londra Türk Askeri Ateşesi Albay ..........'ye hitaben yazdığı yazıda; Dr ..........'in iki yıldan beri bölümünde asistan olarak yer aldığını belirterek çalışmalarının kapsamını ve aktivitelerini geniş şekilde rapor etmiş, kendi uzmanlık öğrencilerinin aldıkları eğitim ve tecrübeye sahip olarak Türkiye'ye döndüğünü ifade etmiştir. Bu yazı içeriğinden ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının Tebabet Uzmanlık Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 47, 48, 49 ve 50 nci maddeleri kapsamında asistanlık eğitimi gördüğü anlaşılmıştır. Tebabet Uzmanlık Tüzüğü ve Yönetmeliğinde belirtilen asistan ve asistanlık öğretimiyle ilgili hükümler, davacının himayesinde eğitim gördüğü Royal Free Hastanesi Romatoloji Profesörü ..........'in Londra Askeri Ateşeliğine yazdığı yazı ile GATA ve İngiltere'deki Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanlarının davacının yandal uzmanı olabilmesi gerekçesiyle yurtdışı eğitiminin iki yıla çıkarılmasına ilişkin karşılıklı yazışmaları (icap-kabulleri) karşısında, davacının yurtdışındaki eğitimini müteakip GATA'da yandal uzmanlık öğrenciliğine başladıktan sonra Royal Free Hospital Hastanesi yetkilileriyle gayri resmi yazışmalar sonucunda elde edilen bilgilere dayanılarak 03.03.2000 tarihli Akademi Komutanına bildirilen ..........'in Staj Tahsil için gittiği İngiltere- Royal Free Hastanesi Romatoloji Bölümünde geçirdiği iki yıllık eğitiminin Romatoloji yan dal asistanlığının resmi iki yıllık süresi için yeterli olmadığı yönündeki kurul kararına itibar edilmemiştir.
Davacının yurtdışı eğitimine gönderilmesindeki amaç, bu amaç doğrultusunda GATA Romatoloji yandal uzmanlık öğrenciliği statüsünün kazanılması ve bu statüde iki yıllık yurtdışı eğitiminin tamamlanması, görülen eğitimin uzmanlık/ asistanlık eğitimi niteliğinde olması, davacının henüz yandal uzmanlık öğrenciliği statüsünü kazanmadan Tebabet Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen iki yıllık uzmanlık eğitim süresini tamamlamak maksadıyla eğitim süresinin bir yıl daha uzatılması teklifinin idarece uygun görülmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının durumunun; Tebabet Uzmanlık Tüzüğünün 26/B-a kapsamına girdiği, yurtdışında geçirdiği iki yıllık eğitim süresinin yandal uzmanlık eğitiminden sayılarak tez vermek koşuluyla yandal eğitim uzmanlığı sınavına alınması gerekirken davacının yurtdışında gördüğü iki yıllık eğitim süresinin, GATA Romatoloji yandal uzmanlık eğitim süresinden sayılmaması işlemi mevzuata, hukuka ve kamu yararına aykırı görüldüğünden davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile aksi düşünceyle verilen davanın reddine ilişkin kararın kaldırılması ve işlemin iptaline karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının, karar düzeltme isteminin kabulüne, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 01 Kasım 2000 tarih ve GENSEK NO: 2000/553, ESAS NO: 2000/302 ve KARAR NO: 2000/668 Sayılı davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasına,
2- Davacının yurtdışında eğitimde geçirdiği iki yıllık sürenin GATA Romatoloji Yandal Uzmanlığı Eğitiminden sayılmaması işleminin iptaline,
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Davacı Dr .......... hakkında verilen davanın reddi kararının davacının karar düzeltme istemi üzerine kaldırılması ve sonuçta çoğunluk tarafından işleminin iptali kararı verilmesine aşağıda belirttiğimiz nedenlerle karşı oy kullanmış bulunuyoruz:
Öncelikle ifade ediyoruz ki bu davada 1602 Sayılı Yasanın 66 ncı maddesinde belirtilen karar düzeltme nedenleri bulunmamaktadır. Karar usul ve kanuna uygun verilmiştir ve davanın reddi kararında belirttiğimiz gerekçeleri aynen tekrarlıyoruz.
Bununla beraber, çoğunluğun mevcut kararı kaldırmasında belirttiği gerekçeler karşısında, aşağıdaki hususlara değinme gereği duyulmuştur.
Çoğunluk Daha Önce Verilen Davanın Reddi Kararını Kaldırıp İşlemin İptali Kararı Verirken Davacının;
-Ne GATA Kanununa,
-Ne GATA Yönetmeliğine,
-Ne Tababet Tüzüğüne,
-Ne Tababet Yönetmeliğine,
-Ne De Herhangi Bir Uygulama ya Dayanmadığını İfade Etmektedir. Bu Durumda Çoğunluğun Gerekçesinde Hangi Mevzuat Hükümlerine Dayanıldığı Sorusu Ve Sorununun Tartışılması Gerekmektedir.
Çoğunluk Tıbbi Bir Konuda Sadece Kendi Değerlendirmesine Dayalı Olarak Hüküm Tesis Etmiş Ve İşlemi İptal Etmiş Bulunmaktadır.
- Çoğunluk, davacının GATA Kanununa ve Yönetmeliğine göre bir hak sahibi olmadığını açıkça belirtmiştir.
- Çoğunluk, davacının Tababet Tüzüğünün öngördüğü şekilde ASİSTAN sıfatıyla yurtdışına ATANMAMIŞ olduğunu da kabul etmektedir.
- Çoğunluk, kendi tıbbi değerlendirmeleri ve kabulleri yerine yetkili Tıp Bilirkişisine / Kuruluna başvurma gereği duymaksızın, tamamen tıbbi bir konudaki GATA Akademik Kurulunun görüşlerinin aksini kabul etmiş, kendini bilirkişi yerine koymuş ve öylece hüküm tesis etmiştir. Bu durum ise hukukun ana kurallarından biri olan bilirkişilik müessesesinin ihlali anlamına gelir.
1- Davacı yurtdışında ASİSTAN olarak görev almamıştır. Davacı dilekçesinde Londra'daki hastane doktorlarına klinik asistanlığı yaptım şeklindeki beyanının kendisine asistanlık statüsü kazandırmayacağı çok açıkça belirgindir. Asistanlık ile asiste etmek = yardımcı olmak sözcükleri çok farklı kavramlardır. Asistanlık bir statüyü, asiste etmek ise, Fransızca bir sözcük olarak, herhangi bir konuda, birine yardım etme eylemini ifade eder. Yardım etmek eylemi o kişinin asistan statüsüne girmesini sağlamaz. O halde kavramların birbirine karıştırılmaması, kavram kargaşasına neden olunmaması gerekir.
2- Bu hususu böylece vurguladıktan sonra gelelim Tababet Tüzüğünün 26 ncı maddesine: Anılan maddenin başlığı Yurtdışında Yapılan Asistanlıklar İle İlgili İşlemler şeklindedir. Davacı yurtdışında hiçbir zaman asistan statüsünü kazanmamıştır ki bu maddenin öngördüğü ve tanıdığı haklardan faydalanabilsin. Çoğunluk, Tababet Tüzüğünün 2 nci maddesinin asistan sözcüğünün ne anlama geldiğini belirttiğini vurgulamaktadır, (bakınız karar, sahife:7'de) ki davacının bu tüzükten yararlanabilmesinin ön koşulu öncelikle asistan olarak bu göreve ATANAN kişi olması gerekmektedir. Peki, davacı bu görevi (Londra'daki Hastaneye) asistan olarak Atanmış Mıdır ? -Hayır. O halde atanma olmadan, böyle bir statüye girmek mümkün müdür? İdare Hukukunun çok basit bir ana kuralıdır. Bir statüye girmeden o statünün yükümlülüklerinden ve haklarından söz edilemez.
3- Çoğunluk görüşünde, Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinin 47, 48 ve 49 ncu maddeleri hükümleri metinlerinin kararda aynen alınmış olduğu görülmektedir (bakınız, karar sahife 7 ve 8).
Tababet Yönetmeliğinin anılan maddelerinin uygulanabilmesi için davacının öncelikle Tababet Tüzüğü hükümlerine göre ASİSTANLIK statüsüne girmesi gereklidir. Böyle bir statüye girmeyen birinin artık o statüyü ayrıntılı düzenleyen alt derece normu olan Yönetmelik kapsamına girmesi esasen düşünülemez. Davacının İngiltere'ye staj / tahsil eğitimi amacıyla gönderildiği, kesinlikle Tababet Tüzüğünün öngördüğü asistanlık statüsüyle atanmadığı çok nettir. Hal böyleyken, davacının dilekçelerinde de belirttiği üzere, staj / tahsil eğitiminin asistanlık statüsüne Dönüştürülmesi bir Dilektir. Bu dileğin idarece kabulü ya da kabul edilmemesi de mevzuata göre değerlendirilebilecek bir keyfiyettir. Davacının bu dileği kabul edilmiş olsaydı idare işlemlerinde tam bir eşitsizlik hali doğabilecekti. Kimileri yurtdışına staj / tahsil için gidecek, gittiği hastanede ASİSTAN sıfatıyla çalışmayacak ve görev almayacak, hasta sorumluluğu üstlenmeyecek, altı ayda bir belirli ve zorunlu sınavlara girmeyecek, kimileri de Tababet Tüzüğüne göre asistan sıfatı ve statüsü ile gidip bu statünün gereği yükümlülükleri üstlenecek, ona göre hasta sorumluluğu alacak, statünün gereği her türlü sınavlara tabi tutularak, ondan sonra da staj / tahsil amacıyla gönderilen ile asistan olarak gönderilen iki doktoru aynı kefeye koyacağız. İşte eşitsizlik buradadır.
Hemen ifade edilmelidir ki Sağlık Bakanlığının davacının staj / tahsil eğitimini asistanlık eğitimi olarak değerlendirmesi kesinlikle söz konusu değildir. Sağlık Bakanlığı sadece staj / tahsil eğitiminin Romatoloji uzmanlık eğitimi Sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesini GATA'dan istemektedir. GATA Akademik Kurulu bu işlemi değerlendirmiş ve oybirliğiyle davacının İngiltere'de geçirdiği staj / tahsil eğitiminin bir asistanlık statüsü olmadığına karar vermiş bulunmaktadır.
4- Çoğunluk görüşünde (karar sahife 9, 3 ncü paragrafta) şu görüşe yer verildiği görülmektedir. Tüzüğün Ve Yönetmeliğin Yukarıda Belirtilen Hükümleri Dikkate Alındığında Davacının Yurtdışında Uzmanlık Eğitimi Vermeye Yetkili Bir Sağlık Kurumunda İki Yıl Süreyle Asistanlık Yapmış Olması Gerekmektedir.
5- Yine çoğunluk görüşünde (karar sahife l, paragraf 3'de) davacının yurtdışındayken Türkiye'ye gelip GATA'nın 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan Tıpta yandal uzmanlık sınavına katıldığı, sınavda başarılı olduğu ve Romatoloji Yan Dal Uzmanlık Öğrencisi Statüsünü kazandığı ve 27.09.1999 tarihinde GATA'da Romatoloji Yan Dal Uzmanlık Eğitimine başladığı belirtilmektedir.
O halde, davacı bu statüye girmediği için Türkiye'ye gelip sınava girmek durumundadır. Nitekim davacı bu sınava iki kez gelip girmiştir. İlkinde kazanamamıştır, ikinci kez yeniden Türkiye'ye gelip sınava girmiştir. Bu sınavı o zaman kazanmış -ve 27 Eylül 1999'da fiilen ve hukuken bu statüye girmiştir. Durum bu kadar açıktır, bu kadar nettir.
6.Çoğunluğun (karar sahife 10, paragraf 5'deki) ... Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yabancı bir ülkenin eğitim kurumu kadrolarını(na) doğrudan atandırılmaları mümkün olmadığından yurtdışında görevlendirmelerin amaç doğrultusunda 'Atama' kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir şeklindeki görüşüne de kesinlikle katılma olanağı göremedik. Zira Silahlı Kuvvetlerimiz bir doktoru yurtdışına bir eğitime gönderirken ne amaçla gönderdiğini açık net belirtir. Olayımızda da belirtmiştir. Bu amacın Staj / Tahsil amacı olduğu emirde açıkça belirtilmiştir. Davacı Asistan olarak gönderilseydi bunun da gereğini yapardı. Yapmadığına göre idarenin bilgisizliği ya da öngöremezliği gibi bir nakise içinde olduğu iddiası ya da varsayımı ciddi sayılamayacaktır.
7- Yine çoğunluk kararında katılmadığımız bir paragraf (bakınız, sahife 10, paragraf 6'da) da şudur;
Davacı yurtdışına gönderildiği sırada, GATA personeli olmadığı gibi Romatoloji Bilim Dalında yan dal uzmanlık öğrencisi statüsünde de bulunmamakla birlikte yurtdışı eğitimi devam ettiği sırada GATA'da 25-26 Şubat 1999 tarihlerinde yapılan sınavı kazanarak Romatoloji yan dal uzmanlık öğrenciliği statüsünü kazanmış ve bu statüde yurtdışında iki yıllık eğitim süresini 20.08.1999 tarihinde tamamlamıştır.
Bu paragrafta çoğunluk, bir taraftan davacının GATA'nın 25-26 Şubat 1999 tarihinde yaptığı sınavı kazandığını belirtmekte, diğer taraftan da daha sınava bile girmediği tarih olan İki Yıl Geriye Giderek sınavın sağladığı statüyü geçmişe teşmil etmekte ve çok enteresandır ki 20 Ağustos 1999 tarihinde, daha sınavın yapılışından henüz 5,5 (beş buçuk) ay geçmişken, yan dal uzmanlık öğrenimini BİTİRMİŞ olmaktadır. İşte bu bir çelişkidir. Sınavı yeni kazanan birinin girdiği okulun, girdiği kursun normal yasal süresini de, örneğin 4 yıllık bir okulun 4 yılını da tamamladığının kabulü gibi bir sonuca varılmıştır. Bu durum ise o öğrencinin sınavına bile girmediği bir tarihten önceki yıllarını öğrenimden saymak anlamına gelir ki, bunun kabulü olanaklı değildir.
S.Çoğunluğun (karar sahife 11, paragraf 1'de) görüşünde, davacının İngiltere'deki staj / tahsil eğitiminin asistanlık eğitimi olduğunu Royal Free Hastanesi Romatoloji Bölümü Profesörü'nün Londra Askeri Ataşesi Albay ..........'ye yazdığı yazıda ... iki yıldan beri bölümünde ASİSTAN olarak yer aldığını belirttiğinin yazılı olduğu görülmektedir ki kesinlikle adı geçen profesör davacıyı asistan olarak nitelendirmem iştir.
Dava dosyası incelendiğinde görülecektir ki anılan profesör yukarıda belirtilenin aksini yani ASİSTAN olmadığını, klinisyen olduğunu açık ve net surette vurgulamıştır.
Öncelikle ifade edilmelidir ki, böyle bilimsel ve teknik konuda anılan profesörün Londra'daki ataşe yardımcısı Albay ..........'ye yazdığı bir mektupun bu davanın çözümünde bilimsel bir gerçek olarak değerlendirilmesi olanağı olamaz.
Davanın çözümünde özel mektupların baz alınmayacağı çok açıktır. Kaldı ki anılan profesör davacının Royal Free Hastanesinde asistan statüsünde çalışmadığını şu sözlerle yetkili ve görevli GATA Komutanlığına çok açık ve net surette bildirmiş bulunmaktadır: Sayın Prof.Dr .......... mektubunuz için teşekkür ederim. Dr .........., departmanımızda Araştırmacı olarak değil, bir KLİNİSYEN olarak çalışmıştır. Çalışmalarını full-time olarak yapmış olup eğitim görmekte olan specialist registraların yaptığı görevlerin çoğunu idrak etmiştir. Hastalara Karşı Herhangi Bir Sorumluluğu' Olmamıştır. Hastaların kayıtlarını tutmuş ve klinik görüşmelerinde tedavilerini müzakere edip vaka takdiminde bulunmuştur. Albay ..........'ye göndermiş olduğum mektupta açıkladığım üzere (fotokopisi ilişiktedir) kendisinin, nadir türünden en yaygın olanına kadar romatizmal hastalıklar hususunda çok geniş bir deneyimi bulunmaktadır. Keza, kendini diğer klinisyenlerle birlikte katılmış olduğu araştırma projeleri hususunda da bazı deneyimlere sahiptir. Londra'da edinmiş olduğu deneyimler, mevcut yasal yaptırımlardan dolayı hastalar için tam bir sorumluluk alamadığından ve her şeyi bir eğitim programı olmadığı için İngiltere'de bir uzman olarak kabul görülmesini mümkün kılmamıştır. Dr .......... bir Araştırmacı Değildir (research fellow). Bu nedenle Bir Tez Hazırlamadı Ve Ziyaretinin Maksadı da asla bu olmadı. Bu ülkede Romatolojide bir Sertifika Almamıştır ki, bu 4 yıllık bir üst ihtisas eğitim programı sonunda verdiğimiz tek sertifikadır. DR .......... Bu Program İçin Seçilebilir Konumda Değildir. Umarım bu mektup sizlerin ihtiyaç duyduğu bilgiyi yeterince sağlamıştır. Saygılarımla (bakınız, davalı idarenin 31 Mayıs 2000 tarihli savunması ekindeki belgeler)
Görüldüğü üzere, davacı İngiltere'deki belirtilen hastanede araştırmacı olmamış, bu ülkede Romatolojide SERTİFİKA almamıştır. Anılan ülkede Romatoloji Yan Dal İhtisası 4 (dört) yıllık bir Üst İhtisas Eğitim Programıdır. Dr ..........'ın bu program için seçilebilir konumda olmadığı da çok net, hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde Profesör .......... tarafından ifade edilmiş bulunmaktadır.
Hal böyleyken, davacının bir artı bir iki yıl İngiltere'de anılan hastane staj / tahsil amacıyla bulunması, araştırmacı ve asistan olması, Profesör ..............'ın mektubundaki Ziyaretinin Maksadı'da Asla Bu Olmadı şeklindeki beyanları karşısında artık sırf davacının iddialarını ve değerlendirmelerini esas alan, bu konuda yetkili Tıp Kurulunu bilirkişi tayin etmeyen çoğunluk görüşüne katılma olanağı göremedik.
9- En son, belki de en önemli olan ve çoğunluğun kararına katılmama nedenimiz bilirkişiye başvurulmaması olmuştur.
Çoğunluk, davacının İngiltere'de bulunduğu hastanedeki ..........'in deyimiyle görev emrindeki deyimiyle staj / tahsil eğitimi ziyareti olarak nitelendirilen bir Eğitim Türü'nü, hiçbir Bilirkişİ incelemesi yapmadan, GATA Akademik Kurulunun 03.03.2000 tarih ve HEMA:9451-1-00/163 Sayılı OYBİRLİĞİYLE aldığı bir kararı Yok farz ederek, (ki bu karar Tamamen Tıbbi Bir Konudaki Karardır) hüküm kurmuştur.
İlmi Hakim Medarı Hüküm Olamaz hükmü bilirkişi"lik müessesini zorunlu kılar.
Çoğunluk tamamen tıp ilmini ilgilendiren bir konuda sadece davacının iddialarını doğru kabul edip GATA'nın sağlıkla ilgili konularda en yetkili bir kurulu olan Akademik Kurulu'nun, hepsi tıp profesörlerinden ve öğretim üyelerinden oluşan bir Kurul'un görüşünün aksine bir karar vermiştir. Halbuki Bu Konuda Başka Üniversitelerin Yetkili Tıp Kurullarının Bilirkişi Sıfatıyla görüşü alınıp ondan sonra bir karar verilmeliydi.
10- Davacı Dr ..........'ın anılan hastanede deneyim kazanması başkadır, bu deneyiminin kendisine asistanlık statüsü kazandırıp kazandırmayacağı hususu yine başkadır. GATA Akademik Kurulu'nun kararında da belirttiği üzere, davacı Dr.... yan dal uzmanlık öğrenimini tamamlayabilmesi için gerek İngiltere'deki, gerek GATA'daki profesörlerce (tayin edilen tez danışmanı öğretim üyesince) kendisine belli bir konuda tez hazırlanması resmi yazıyla önerilmesi gerekirken davacıya herhangi bir tez danışmanınca böyle bir tez konusu resmen verilmemiştir. Davacı sadece İngiltere'deki kendi araştırmalarına dayanan konuda bir çalışma yapmış ve bu araştırmasını yan dal uzmanlık tezi olarak sunmuştur. Sistemik Skleroz Hastalarında Büyük Arter Tıkayıcı Hastalığı Görülme Sıklığı - Yan Dal Uzmanlık Tezi, .......... .., Hv.Tbp.Kd.Yzb,, Ankara - 1999. Tezinin önsözünde bu konunun kendisine Profesör .......... tarafından Ağustos 1998 tarihinde verildiği yazılı ise de, adı geçen profesörün GATA Komutanlığına gönderdiği 27 Haziran 2000 tarihli yazıda (mektupta) davacı Dr ..........'in, departmanlarında bir Araştırmacı olarak değil, bir Klinisyen olarak çalıştığını belirtmektedir. Dolayısıyla Dr. ..........'in önsöz kısmında belirttiği beyanının aksine kendisine bir TEZ konusu verilmesinin de bahis konusu olmadığı çok açıkça görülmektedir.
11- Çoğunluk, davacının örnek gösterdiği doktorların da kendisi gibi yurtdışına staj / tahsil amacıyla gönderildiklerini, onların yurtdışında geçen sürelerinin yan dal uzmanlık süresinden sayıldığını ileri sürmesi karşısında bu iddianın doğru olup olmadığının bir Ara Kararıyla davalı idareden sorulmasına da karşı oy kullanmışlar ve böyle bir ara kararıyla keyfiyetin sorulması olanağına kavuşulamamıştır. Bu durum da göstermektedir ki davalı idarenin geçmişte böyle bir Uygulaması dahi söz konusu olmamıştır.
Yukarıda belirttiğimiz nedenlerle çoğunluğun kararına katılma olanağı göremedik. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy