(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri 18 Temmuz 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetini yaparken 24.04.2000 tarihinde icra edilen tatbikatta sızma faaliyeti esnasında yaklaştığı mevzie gösteri el bombası attığını, havanın karanlık olması sebebiyle el bombasının önce ağaç dallarına sonra yağmurdan korunmak maksadıyla mevzi üzerine gerdirilen pançonun üzerine düşerek sekmesi nedeniyle davacının önüne düşüp patlaması sonucu sağ gözünden yaralanıp sakat kaldığını belirterek 30.000.000.000 TL. maddi ve 2.000.000.0000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmişlerdir. Davacı vekilinin adli yardım istemi AYİM Nöbetçi Dairesinin 25 Temmuz 2001 gün ve Gensek No:2001/1336 Esas No.2001/38 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacının Foça J.Komd.Ok.K.lığı emrinde J.Er olarak askerlik hizmetini yaparken 24.04.2000 tarihinde saat 05.30 sıralarında kursiyerlerin yetiştirilmesi amacıyla icra edilen genel tatbikatta üs bölgesine sızma faaliyeti sırasında yaklaştığı mevzie gösteri el bombası attığı, havanın karanlık olması sebebiyle el bombasının önce ağaç dallarına çarpıp sonra yağmurdan korunmak maksadıyla mevzie gerilmiş bulunan pançonun üzerine düşerek sekmesi nedeniyle el bombasının önüne düşüp patlaması sebebiyle sağ gözünden ve yüzünden yaralandığı, 27.04.2000 ile 05.05.2000 tarihleri arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde yatırılarak tedavi edildiği, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 05.05.2000 gün ve 2395 sayılı raporu ile Sağ göz peretran kornea yaralanma reperasyonlusu tanısı konulup hakkında C/6 SMK GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi 1 ay hava değişimi kararı verildiği, 21.05.2000 tarihinde 18 aylık askerlik hizmetini tamamladığından dolayı terhis edildiği, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 07.06.2000 gün ve 3059 sayılı raporuyla Sağ göz afaki tanısı konulup, hakkında C/6 1 ay hava değişimi SMK GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi kararı verildiği, aynı hastane Sağlık Kurulunun 17.07.2000 gün ve 3937 sayılı raporu ile Sağ güz peretran kornea yaralanma nekahetlisi tanısı konulup, hakkında C/6 1 ay hava değişimi, SMK GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi kararı verildiği, aynı hastane Sağlık Kurulunun 17.11.2000 gün ve 7381 sayılı raporuyla Sağ göz peretran yaralanma ameliyatlısı psödafaki tanısı konulup, hakkında A-6, F-2 Askerliğe elverişlidir, komando olamaz, kaza 15 gün işgücü kaybına yol açmıştır. kararı verildiği, T.C. Emekli Sandığı Genel müdürlüğünce, davacı hakkında yapılacak işlemlere esas olmak üzere, son durumunu belirtir sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi için İskenderun Deniz Hastanesine sevk edildiği, İskenderun Deniz Hastanesi Sağlık Kurulunun 02.04.2002 gün ve 965 sayılı raporu ile Sağ göz perforan yararlanma eski ameliyatlısı, sağ göz psödofaki + korneal lökom tanısı konulup, hakkında A/6 F-2, A/6 F-1 Askerliğe elverişlidir. kararı verildiği, Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 18.07.2000 gün ve E.2000/1363, K.200/851 sayılı kararı ile davacının yararlanma olayı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacının yapılan eğitimde yaklaştığı mevzie gösteri el bombası attığı sırada el bombasının önce ağaç dallarına çarpıp sonra yağmurdan korunmak için mevzie gerilmiş pançonun üzerinde sekerek önüne düşerek patlaması sonucu yaralanması olayında idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de; bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın idare tarafından karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davacının emir ve nizamlara aykırı hareket ederek tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasının müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Güney Dz.Sh.K.lığı Askeri Savcılığının 18.07.2000 gün ve E.2000/1363 K.2000/851 sayılı K.V.O. kararında; dosya içeriğine göre ve dinlenen bilirkişi mütalaasına göre hedef kıtası hareket tarzının ve gösteri el bombasının ne şekilde atılacağı hususlarının, emniyet tedbirlerinin davacıya pek çok kez anlatılarak uygulamalı olarak eğitim yaptırıldığı olayın davacının kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. Ancak eğitiminin yaptırıldığı saat 05.30da havanın karanlık olduğu, davacının attığı el bombasının karanlık nedeniyle ağaç dallarına çarpması daha sonra yağmurdan korunmak maksadıyla gerilen pançonun üzerine düşerek sekmesi sonucunda davacının önüne düştüğü, davacının el bombasının isteyerek veya tedbirsiz davranarak kendi yakınına atmasının söz konusu olmadığı, attığı el bombasının karanlıkta göremediği ağaç dallarına çarpmasını davacının tedbirsizliği ve dikkatsizliği olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından meydana gelen olayda davacının kusurunun bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Davacının vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yaptığı başvurunun Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun 17.07.2003 gün ve 527 sayılı kararı ile hakkında Askerliğe Elverişlidir kararlı sağlık kurul raporuna istinaden, reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı olay sebebiyle herhangi bir yarar sağlamamıştır. Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 10.10.2003 tarihli bilirkişi raporundan; davacının maddi tazminat hakedişinin 41.999.086.674 TL. olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ancak davacının istemiyle bağlı kalınmıştır. Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli, yasal faizin işlemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve askerlik statüsüyle sosyal durumu gözönünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı .................a 30.000.000.000 TL. (OTUZMİLYAR TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren ve istemi gibi davacıya 2.000.000.000 TL. (İKİMİLYAR TL. ) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına, davacının yeniden gelir elde edeceği varsayılan 21 Temmuz 2000 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 24 Nisan 2000 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Dava adli yardımlı görüldüğünden 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6. Dava adli yardımlı görüldüğünden davalı idare tarafından resmi posta pulu kullanmak suretiyle sarf edilen posta giderlerinin DAVALI İDARE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
8. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesabedilen 2.100.000.000 TL. (İKİMİLYARYÜZMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
03 Aralık 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy