(1602 S. K. m. 66)
Davacının 18 Haziran 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; oğlu ..............'ın Hv. Er olarak askerliğini yapmakta iken 5.9.1997 tarihinde Akhisar Havaalanı yakınında geçirdiği bir trafik kazası sonucu öldüğünü, bu nedenle 1.500.00.000 TL. manevi, 500.000.000 TL. maddi tazminat istemi ile dava açıldığı, Dava dosyası ilk inceleme aşamasında iken; Davacının dava açarken bildirdiği adresinde tanınmadığının ve anılan yerde böyle bir adres bulunmadığının belirtilerek tebligat yapılamadığının belirtilmesi üzerine AYİM 2 nci Dairesinin 20 Ekim 1999 gün ve 1999/1113 Gensek, 1999/664 Esas nolu kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde adres bildirmek suretiyle yeniden işlemi konulması istenmediğinden AYİM. İkinci Dairesinin 1 Kasım 2000 gün ve 1999/664 Esas, 2000/672 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kararın 6 Aralık 2000 tarihinde davacıya tebliği üzerine davacı 14 Aralık 2000 tarihinde Batman Asliye Hukuk Mahkemesi kaydına geçen dilekçe ile adresinin tebligat için yeterli olmasına rağmen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş, isteme ilişkin dilekçe davalı idareyi tebliğ edilmiş, davalı idare yukarıda belirtildiği üzere bunun yeni bir dava dilekçesi sayılması gerektiğini, davanın öncelikle süre yönünden, bu yönden olmadığı takdirde esas yönünden de reddi gerektiği ileri sürmüştür.
Başsavcılık ise yukarıda belirtilen 5 Haziran 2001 tarihli mufassal düşünce yazısının da davanın süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Öncelikle gerek davalı idarenin savunmasında ve gerekse Başsavcılığın düşünce yazısında yapılan bir hataya değinmekte yarar görülmektedir.
Şöyle ki; davacı tarafından verilen ve 20 Aralık 2000 tarihinde Batman Asliye Mahkemesinde kayda geçen dilekçede; Dairemizce 1.11.2000 gün ve 1999 / 664 Esas, 2000/672 karar sayısı ile verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararımıza karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuş ise de; gerek davalı idarece bu konuda yapılan savunmada ve gerekse Başsavcılık düşüncesinde davacının ölen oğlundan dolayı vazife malullüğü aylığı bağlanması isteminin iptaline ilişkin olarak AYİM. 1 nci Dairesinde açılan ve Anılan Dairenin 5.10.1999 gün ve 1999/871 Esas, 1999/863 karar sayılı olup davanın süre yönünden REDDİNE dair karar dayanak alınmış, savunma ve düşünce bu karara göre yapılmıştır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere davacının 1.11.2000 tarihli kararımıza karşı kanun yoluna başvurduğu kuşkusuzdur.
Yapılan bu açıklamalardan sonra konuya dönüldüğünde; Dava dilekçesinde tebligat adresi olarak ............. adresi gösterilmiş ise de; dilekçe ekinde yer alan belgelerden söz konusu adresin GÖRCÜŞ İlçesinde bulunduğunun kolayca ve açıkça anlaşılabilir olması ve tebligatın bu adrese yapılması gerekir iken Batman adresine yapılması ve buna dayalı olarak bildirilen adrese tebligat yapılamadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve daha sonra Davanın açılmamış sayılması kararı verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan davacı her ne kadar yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş ise de; kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal karar düzeltme süresi içinde istemde bulunulmuş olması, dilekçesinin içeriği ve davacının yönelimi itibariyle isteminin yargılamanın yenilenmesi olmayıp, kararın düzeltilmesi istemi olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla davacı tarafından ileri sürülen sebepler yerinde görülmekle 1602 Sayılı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, AYİM. 2 nci Dairesinin 1 Kasım 2000 gün ve 1999/664 Esas, 2000/672 karar sayılı Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Dava dosyasının bulunduğu aşama itibariyle tebligat işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Genel Sekreterliğe İADESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy