(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri 28.01.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.10.2000 tarihinde inşa edilen tuvaletin fayanslarının temizlenmesi esnasında görevlendirilen arkadaşı J.Er ...................... temizliğin kolay yapılması için garajdan getirdiği benzin ile temizlik ifa edilirken J.Er ...................... müvekkilinin ikazına rağmen sigara içmek için çakmak yakınca benzin buharının parlaması sonucunda müvekkilinin vücudunda sabit eser kalacak şekilde ağır surette yaralandığını, GATA Haydarpaşa As. Hst. Sağlık Kurulunun 31.10.2001 tarih ve 274 sayılı Opere %44 alev yanığı teşhisi ile B/25 F2 Askerliğe Elverişli Değildir. Hayati tehlike geçirmiştir. Yüzde sabit eser kalmıştır. Vücut fonksiyon kayıp oranı %20dir kararı verildiğini, müvekkili hakkında Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığınca KYOK verildiğini, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle 50.000.000.000 TL. maddi ve 5.000.000.000TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 17.10.2001 tarihinde saat 16.10 sıralarında Karargah ve Servis Bölük Komutanlığına bağlı Bakım Takım Komutanlığı tuvaletinin fayans ile kaplanması ve beyaz kireç boya ile boyanmasını müteakip, Bakım Takım Komutanı J.Oto. Tek. Kd.Üçvs. ...................... tarafından, komutanlıkta görevli oto tamircisi, J.Er ......................e tuvalet zeminin su ile temizlenmesi emri verildiği, I.Er ......................in tuvaleti temizlemeye başladıktan sonra, ayni bölükte oto tamircisi olarak görevli J.Eri ...................... ve J.Eri ......................nun adi geçen ere yardıma geldikleri, J.Eri ......................nun daha çabuk ve etkili temizlik yapmak maksadıyla hiçbir üstünden izin almaksızın garaja giderek bir ambulansın deposundan, şoförünün izni ile 1/2 litre benzin aldığı, benzinle yapılan temizlik esnasında J.Er ......................nin sigara içmek istemesi üzerine davacı ve diğer erin itiraz ettikleri, bunun üzerine temizlik yapılan mekandan ayrılan adı geçen erin 10 dk. Sonra içeri girerek sigarasını yakmaya çalıştığı, tekrar aynı uyarılarla karsılaşınca benzin buharının uçmuş olması nedeniyle bir şey olmayacağını söyleyerek çakmağını yakması sonucu oda içerisinde bulunan benzin buharının alev aldığı, meydana gelen patlamada; davacı J.Er ......................in vücudunun üst ve ön kısımlarında % 40a varan 2 nci derecede, J. Eri ......................nin vücudunun ön ve arka kısımlarında % 20ye varan 1 nci derecede yanıklar oluştuğu, J.Er ...................... ile dışarıdan müdahale etmek isteyen J.Eri ......................nun ise sol ellerinden hafif şekilde yaralandığı, davacı hakkında GATA Haydarpaşa Askerî Hastanesi Sağlık kurulunun 31.10.2001 tarih ve 274 sayılı raporu ile Opere % 44 Alev Yanığı (Opere Yüzde Yanık Skari) teşhisi ile B 25 F2 Askerliğe elverişli değildir. Yaralanmadan dolayı hayati tehlike geçirmiştir. Yüzde sabit eser kalmıştır. Vücut fonksiyon kayıp oranı % 20dir kararı verildiği, yapılan adli soruşturma sonucunda davacı hakkında Güney Deniz Saha Komutanlığı Askerî Savcılığının 26.12.2001 tarihli ve 2001/139 Esas, 2001/937 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği ve olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının yaralanması sonucunu doğuran maddi olayın askerlik gibi ve özellikli bir kamu görevinin ifası sırasında davalı idarenin hizmette ajan olarak istihdam ettiği ......................in kusurlu hareketleri sonucu meydana geldiği, hizmet ile eylem arasındaki illiyet bağının kesilmediği, bu nedenle zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak ajanın görev kusuru nedeniyle idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 28.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi zararlarının bağlanan aylıklarla fazlasıyla karşılandığı maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna süresi içerisinde taraflarca itiraz olunmamış olup ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacının yüzünde ve vücudunda meydana gelen yanık nedeniyle uzun süre tedavi ve ameliyata maruz kalması ve halen yüzünde ve vücudunda sabit eser bırakacak şekilde yanık izleri bulunması nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kurulumuzca kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi davacının isteminde haksız oluşundan değil, haklı görülen isteminin dava tarihinden sonra T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan vazife malullüğü aylığı ve ödenen tütün ikramiyesi ile karşılanmış bulunmasından kaynaklandığı, Emekli Sandığı işleminin beklenmesi halinde dava açma süresinin geçirilebilecek olduğundan, dava açılmasının hukuki zorunluluk olarak belirtilmesi karşısında, maddi tazminatla ilgili olarak reddedilen miktar üzerinden Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı ......................in maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2- Takdiren davacıya 3.000.000.000.TL. (üç milyar TL.) manavı tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmolunan manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 16.10.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy