(1111 S. K. m. 2, 10) (403 S. K. m. 7)
Davacı vekili, 11.02.2002 tarihinde İstanbul 1 nci İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 14.02.2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 1992 yılında bir günlük ziyaret için geldiği İstanbulda Bulgar gemisine dönmeyerek Türkiyede kaldığını, bir ay sonra da anne ve babasının resmi yoldan İstanbula geldiklerini, babasına reşit olmayan çocuğun var mı? denildiğinde reşit kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediği için var dediğini ve müvekkilinin ismini verdiğini, ancak ilgililerin resmi yoldan gelmediği için geri gidip pasaportla gelmesi gerektiğini bildirdiklerini, davacının resmi yoldan Türkiyeye gelebilmek için Bulgaristana gittiğini, pasaport almak için müracaat ettiğinde askerlik yapmadan dönemeyeceği bildirildiğinden Bulgaristanda kaldığını, 30.03.1995 tarihinde askerlik hizmetine başlayarak 30.09.1996 tarihinde terhis edildiğini, terhisinden sonra evlendiğini ve bir çocuğu olduğunu, 16.10.1997 tarihinde ailece Türkiyeye giriş yaptığını ve kendisine nüfus cüzdanı verildiğini, askerlik durumunu bildirmek için Küçükçekmece Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaatta bulunduğunu ancak Bulgaristanda yaptığı askerliğinin geçerli olmadığının yeniden askerlik yapması gerektiğinin bildirildiğini, askerlik işlemlerinin 21.02.2002 tarihine kadar ertelendiğini, davacının ikinci defa askerlik yapma durumunda kalmaması ve yeniden askere alınmaması için idareye başvurduğunu, davalı Milli Savunma Bakanlığının 30.01.2002 tarihli yazısı ile Bulgaristanda yapılan askerliğin Türkiyede yapmış sayılması için henüz bir anlaşma yapılmadığı, bu sebeple yürürlükteki mevzuata göre bunun mümkün olmadığının bildirildiğini, davacının Bulgaristanda askerlik yaptığını ve gerekenleri öğrendiğini yeniden askere alınmasının maksat yönünden hukuka uygun olmadığını belirterek işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 17 Nisan 2002 tarih ve GENSEK NO:2002/255, ESAS NO:2002/124 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait nüfus kaydı ve askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinden; .................... oğlu, ....................dan olma, Isperin-Bulgaristan 18.04.1976 doğumlu davacı ....................nin 1992 yılında Bulgaristandan Türkiyeye geldiği, Türk vatandaşlığına alınmak için 28.07.1994 tarihinde müracaatta bulunduğu, Bakanlar Kurulunun 07 Ağustos 1997 tarih ve 97/9769 sayılı kararı ile Türk Vatandaşlığı Kanununun 7 nci maddesine göre göçmen statüsünde Türk vatandaşlığına alındığı, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Tevfik bey Mahallesi Cilt No:18, Hane No:1068de nüfus kaydına alındığı, tescil tarihinin 30.08.1998 tarihi olduğu, aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı olduğu, 1992 yılında Türkiyeye gelen davacının Türk vatandaşlığına müracaatta bulunduktan sonra Bulgaristana döndüğü, 30.03.1995 tarihinde Bulgaristanda silah altına alınıp askerlik hizmetine başladığı, 18 aylık askerlik hizmetini yaptıktan sonra 30.09.1996 tarihinde terhis edildiği, terhis edildikten sonra yeniden Türkiyeye döndüğü, Küçükçekmece Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 02.07.1998 tarih ve 1074 sayılı kararıyla yoklama kaçağı olarak cezasız askerliğe elverişli olduğuna karar verildiği, göçmen statüsünde olduğundan 1111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince askere sevkinin 31.12.1999 tarihine kadar ertelendiği, Kasım 1999 celbi için davacının 1 nci Piyade Er Eğt.Tuğ.8.nci Avcı Er Eğitim Alayı Manisaya sevk edilmek üzere tertip edildiği, 02.01.2000 tarihinde celbe icabet etmediğinden bakaya takibine alındığı, davacının Bulgaristanda yaptığı askerlik hizmetinin sayılarak askere sevk edilmemesi yönünde yaptığı müracaatı üzerine Milli Savunma Bakanlığının 20.03.2001 gün ve ASAL:0526-08-01/Er İşl.S.Vat.İşl.Ks. 1689 sayılı yazısı ile adı geçen yükümlünün durumunda bulunan Türkiye ile Bulgaristan çifte vatandaşlarının sorunlarını çözebilmek maksadıyla Bulgaristan hükümetiyle anlaşma yapmak üzere görüşmelere devam edildiği, bakaya olarak aranan davacının askerlik işlemlerinin 21.02.2002 tarihine kadar ertelendiği, davacının yeniden askere sevk edilmemesi ve Bulgaristanda yaptığı askerlik hizmetinin sayılması için yaptığı müracaatına Milli Savunma Bakanlığının 30.01.2002 tarih ve ASAL:0526-1-02/Er İşl. S.Vat. İşl. Ks. sayılı yazısıyla Bulgaristanda yapılan askerliğin Türkiyede yapılmış sayılması için henüz bir anlaşma yapılmadığı, bu sebeple yürürlükteki mevzuata göre bunun mümkün olmadığı şeklinde olumsuz yanıt verilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu ihtilaf; Bulgaristan vatandaşı iken 1992 yılında Türkiyeye gelen ve 28.07.1994 tarihinde Türk vatandaşlığına geçmek için müracaatta bulunduktan sonra henüz Türk vatandaşlığına alınmadan yeniden Bulgaristana dönerek askerlik hizmetini yapan ve bilahare 1997 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Göçmen statüsüyle Türk vatandaşlığına alınan, aynı zamanda Bulgaristan vatandaşlığını da devam ettiren davacının Bulgaristanda yaptığı askerlik hizmetinin Türkiyede sayılıp sayılmayacağı ve askerlik hizmetine tabi tutulup tutulmayacağından ibarettir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi; Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmi bir sene sürer. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, Milli Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulu kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilir veya kısaltılabilir. Yerli nüfus kütüklerinin birinde yazılı olmayan kimselerin yabancı kütükleri yerli kütükleri gibi sayılır.
Muhacirlerin askerlik çağlarının başlangıcı, geldikleri yılda nüfus kütüklerine geçen yaşlarına ve bu esasa göre hesap olunur. Nüfus doğum kağıtlarında doğumlarının ay ve günü yazılı olmayanların doğum günleri yılın temmuzunun birinci günü sayılır.
Geldikleri yıl ikinci kanun birinde 22 yaşını bitirmiş olanlar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirilirler. Bu gibilerin her ne sebeple olursa olsun nüfus kütüğüne yazılmalarının gecikmiş olması, geldikleri zaman yaşlarına göre başlayacak olan askerlik çağlarını geciktirmez. Bunlar nüfus kütüğüne yazıldıkları tarihten başlayarak iki yıl geçmedikçe talim, manevra ve başka iş için silah altına çağrılmazlar.
Kanunen muhacir tanınmayan mülteciler ve ecnebilerden Türk vatandaşlığına girenler vatandaşlığa alındıkları tarihte hangi yasta iseler o yastaki yerli erbaş ve er gibi askerliklerini yaparlar hükmünü amirdir. Yine Asker alma Yönergesinin göçmen vatandaşların askerlik işlemlerinin düzenlendiği 5inci bölüm 4üncü kısım 2inci madde (g) fıkrasında Türkiyeye geldikten sonra, öğrenim ticaret, ziyaret vb. bir nedenle Bulgaristana giderek askerlik yapanlar bu hizmetleri Türkiyedeki askerlik hizmetinden sayılmaz hükmü mevcuttur. Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 10 ncu bendinde; Türkiyeye geldikleri tarihte yirmi iki yasini doldurmuş veya geldikleri memlekette askerlik yapmış oldukları anlaşılan, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna girmiş göçmenler asker edilmezler. hükmünü öngörmüştür.
Bulgaristan vatandaşı olan davacı ....................nin resmi kayıtlara göre 1992 yılında Türkiyeye geldiği, bu tarih itibariyle henüz askerlik çağına girmediği, 22 yaşın altında bulunduğu ve askerlik hizmetini yapmadığı, 28.07.1994 tarihinde Türk vatandaşlığına alınmak için müracaatta bulunduğu, Bakanlar Kurulunun 07.08.1997 tarih ve 97/9769 sayılı kararıyla göçmen statüsünde Türk vatandaşlığına geçirildiği dikkate alınarak yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Türkiyede askerlik hizmetine tabi tutulacağı kuskusuzdur. Davacının Türk vatandaşlığına alınmak için yaptığı müracaatından sonra Bulgaristana giderek askerlik hizmetini yapmış olması ve ayni zamanda Bulgaristan vatandaşı olmasının yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre durumu etkilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Cumhuriyeti Arasında Çifte vatandaşlık durumunda Ulusal Askerlik Yükümlülüğüne ilişkin Anlaşmanın da henüz imzalanmadığı dikkate alınarak davacının Bulgaristanda yapmış olduğu askerlik hizmetinin sayılmayarak Türkiyede yeniden askere sevk edilmesine ilişkin işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ....................nin Bulgaristanda yaptığı askerlik hizmetinin sayılmayarak askere sevk edilmesi işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy