(2330 S. K. m. 1, 2, 3, 10) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 1, 2, 19)
Davacılar vekilleri 17 Ocak 2002 tarihinde kayda geçen dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin oğulları .........................in askerlik hizmetini ifa ederken nöbet hizmetinin bitiminden bir sonraki nöbetçi tarafından terörist zannıyla vurularak öldürüldüğünü, nakdi tazminat ödenmediğini, bu işlemin hukuka uygun olmadığını, birliğin konuşlandırıldığı yerin teröristlerin sızma yapabileceği bir bölgede bulunduğunu, tutulan nöbetin olağan nöbetin dışında her türlü baskın ve sızmalara karşı koyacak şekilde hazırlanan mevzilerde tutulan özel bir nöbet olduğunu, davacıların yakınının bölücü örgüt mensuplarının açtıkları ateş sonucu ölümü ile terörist zannı ile mevzi nöbetçisi tarafından öldürülmesi arasında farklılık bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerden davacıların yakınının askerlik hizmetini ifa etmekte olduğu birliğinde 17.03.2001 tarihinde nöbetinin bitimini takiben birliğe dönmekte iken A-4 mevzii nöbetine giden sanık J. Er......................... ve J. Er......................... ile karşılaşıp selamlaştıkları, nöbet yerine gelen sanık .........................in mevziinin batı tarafındaki iki kapının arasına geçerek nöbetini tutmaya başladığı, diğer nöbetçi .........................ün ise tuvalet ihtiyacını gidermek üzere mevziinin güney kısmına gittiği, saat 23.10 sularında gece kullanılmayan yoldan geçen karartıya dur ihtarında bulunduğu, ihtara uyulmaması üzerine o günkü parolayı yüksek sesle söylediği, karşı tarafta işareti alamayınca emniyet mandalını açıp namluya mermi sürerek yat komutu verdiği, bunun üzerine sahsın ben ......................... dediği, sanığın bunu duymasına karşın olayın heyecanı içerisinde havaya ateş etmek isterken davacıların yakınının başından vurularak ölümüne sebebiyet verdiği, yapılan yargılaması sonucunda tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan hapis cezasıyla mahkûm edildiği anlaşılmaktadır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
3.11.1990 tarih ve 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığı altındaki 1 nci maddesinde, bu kanunun amacı Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir . Şeklinde belirtilmiştir. Kanununun ikinci maddesinde ise, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek kanun kapsamında bulunan personel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 1 nci fıkrasında; Kanuna göre verilecek Nakdi Tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ile bu kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Yasa uyarınca çıkartılan Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik 20 Mayıs 1981 gün ve 17345 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş, bilahare yapılan değişikliklerle bu yönetmelik yürürlükten kaldırılarak 18 Ocak 1993 gün ve 21469 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik yürürlüğe konulmuş, bilahare Bakanlar Kurulunun 13 Şubat 1996 gün ve 22553 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 9 Ocak 1996 tarih ve 96/7821 sayılı kararıyla bazı maddeleri değiştirilmiştir.
Yönetmeliğin 1 nci maddesi Bu Yönetmeliğin amacı; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen hallerde ölen, yaralanan ve sakat kalanlara, bu kanunlara göre nakdi tazminat verilmesi, aylık bağlanması ve yapılacak diğer yardımların esas ve usullerinin düzenlenmesidir. şeklindedir.
Kapsamla ilgili 2 nci maddede, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde, Nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasti sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır.
İlgili hükümlere göre nakdi tazminat ödenebilmesi için:
1) İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakini bulunulması,
2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması,
3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kasti bulunmaması, koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Davacıların yakini J.Er .........................in askerlik görevini ifa etmekte olduğu birliğin 2330 sayılı Kanun kapsamında sayılan birliklerden olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, nöbetini bitirip devreden davacıların yakininin anlaşılmayan bir sebeple yeniden mevzie dönerken o sırada nöbetçi olan J.Er......................... tarafından silahla vurularak öldürülmesi nedeniyle davacılara 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenip ödenmeyeceği hususundadır.
Davacıların yakını J.Er .........................in nöbet hizmetinin bitiminden sonra karakol kuralları gereği geceleri kullanılmayan bir yoldan nöbet mevziine dönmesi esnasında o mevziide görevli nöbetçi er tarafından terörist zannıyla vurularak öldürülmesi olayında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelikte açıklandığı şekilde müteveffanın iç güvenlik ve asayişin korunması görevi esnasında ve görevden dolayı vefat ettiğinin kabulü mümkün değildir. Olay nedeniyle davacılara nakdi tazminat ödenmesini zorunlu kılacak yasal şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacıların nakdi tazminat ödenmesi yönündeki taleplerinin reddi yönünde tesis edilen işlemin tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy