(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Sabah sporu sırasında halata tırmandıktan sonra sağ kolunu kaldırarak halat demirine dokunmak istediği sırada düşerek ayağı kırılan davacının, tedavisini müteakip 06 Ocak 2001 tarihinde normal şekilde terhis edildiği, dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gibi objektif sorumluluk ilkesi uyarınca da idarenin sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacıya T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev malullüğü aylığı bağlanabileceği ve tütün ikramiyesi ödenebileceği, Devletçe sağlanan bu yararların hüküm altına alınması gereken maddi zararlardan mahsubu gerektiği, olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğu, hükmolunacak maddi ve manevi tazminatın takdirinde bu hususun göz önünde bulundurulması ve Borçlar Kanununun 47 nci maddesi hükmünün dikkate alınması gerektiği belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının işgücü kaybına uğrayıp uğramadığının kati bir sağlık kurulu raporuyla tespitinden sonra, işgücü kaybı bulunması halinde mevcut zararının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece tazminine, aksi takdirde yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hv.Hak.Yzb.Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 20 Aralık 2001 tarihinde Kocaeli Vergi Mahkemesine verdiği ve 25 Aralık 2001 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; İstanbul Merkez Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa eden davacının eğitim sırasında sakatlandığını belirterek, davacı lehine 5.000.000.000 TL maddi ve 10.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İstanbul Merkez Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa eden davacının, 07 Temmuz 2000 tarihinde sabah sporu esnasında halata tırmandığı, halata tırmandıktan sonra sağ kolunu kaldırarak halat demirine dokunmak istediği sırada dengesini kaybederek yere düştüğü ve sağ ayağının kırıldığı, olayı müteakip GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine kaldırılan davacıya ameliyatını müteakip GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 04 Ağustos 2000 gün ve 4473 sayılı raporuyla SMKlı iki ay hava değişimi verildiği, hava değişimini müteakip İzmit Asker Hastanesine müracaat eden davacıya Hastane Sağlık Kurulunun 04 Ekim 2000 gün ve 803 sayılı raporuyla yeniden SMKlı bir buçuk ay hava değişimi verildiği, müteakiben 15. Kolordu 100 Yataklı Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 23 Kasım 2000 gün ve 369 sayılı raporuyla kendisine 30 gün daha istirahat verilen davacının hava değişimi süresi sonunda birliğine katıldığı ve 06 Ocak 2001 tarihinde normal olarak terhis edildiği anlaşılmıştır.
İdarenin Hukuki sorumluluğunun dayanağı Anayasa'nın 125. maddesidir. Bu maddeye göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa Prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak gerek Anayasa'da gerekse 1602 Sayılı Kanunda idarenin sorumluluğunun hangi esaslara dayanacağı belirlenmemiştir. Bu meselenin halli doktrin ve yargı içtihatlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayansın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için, bir zararın mevcudiyeti ile zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Zararın meydana gelmesinde idareye atfı kaba bir hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de; davacının, bir kamu hizmeti olduğundan şüphe bulunmayan askerlik hizmetini yaparken eğitim sırasında tırmandığı halattan düşerek yaralanması olayının hizmetten soyutlanamayacağı, meydana gelen zarar ile hizmet ifası sırasındaki eylem arasında illiyet bağının bulunduğunun kabulü gerekir. Zararın sadece zarar görenler üzerinde bırakılmayıp kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca kamu hizmetlerinden yararlananlara dağıtılması hakkaniyet gereğidir.
Davacının mevcut haliyle yedekte askerliğe elverişli olmadığının tespiti için Mahkememizce alınan bir ara kararı ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevkine karar verilmiş, anılan Hastane Sağlık Kurulunun 06 Kasım 2002 gün ve 3003 sayılı raporundan, davacının yedekte askerliğe elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Askerliğe elverişli olan davacıya 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu uyarınca vazife malullüğü maaşı bağlanması yasal olarak mümkün olmadığından Mahkememizce bu hususun araştırılması cihetine gidilmemiştir.
Davacının uğradığı maddi zararın tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 18 Ekim 2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat hakedişinin 7.912.664.563 TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ olunun bilirkişi raporuna itiraz olunmamış, Mahkememizin tespit ettiği kıstaslara, yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun olan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle çektiği ve ömür boyu çekmeye devam edeceği acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli ve tarihi, davacının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı İsmail FİLİZ'e 5.000.000.000 TL. (BEŞMİLYAR TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Davacı İsmail FİLİZ'e takdiren 1.000.000.000 TL. (BİRMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği kabul olunan 22 Ocak 2001 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %65 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi dan 07 Temmuz 2000 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafının peşin yatırılan 206.340.000.TL (İKİYÜZALTIMİLYON ÜÇYÜZKIRKBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 81.000.000.TL,(SEKSENBİRMİLYON TL.) posta masrafının davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 90.000.000.TL.(DOKSANMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı nispi olarak hesap edilen 720.000.000 TL. (YEDİYÜZYİRMİMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy