(2709 S. K. m. 125) (5435 S. K. m. 12)
Davacı vekilleri 01 Şubat 2002 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetini yaptığı sırada 23.02.2001 tarihinde yakmaya çalıştığı sobanın alev alıp patlaması sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, sağ kol ile sol elinin parmaklarının koptuğunun, yüzünün tanınmayacak hale geldiğini, her iki kulağının yanarak yok olduğunu, yüzü maskeli olarak dolaştığını, en zaruri ihtiyaçlarını bile bir başkasının yardımı ile giderebildiğini, bu olay nedeniyle nişanının bozulduğunu ve bir daha evlilik yapma şansının kalmadığını, intihar etme eğilimine düştüğünü, denetim ve kontrol noksanlığı nedeniyle odada tiner bulunmasının ve sobanın daha önce de defalarca tiner dökülerek tutuşturulmasının engellenemediğini, bu yüzden idarenin kusurlu bulunduğunu, ayrıca kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince de zararlarının tazmininin gerektiğini belirterek 150.000.000.000 TL. maddi ve 200.000.000.000 TL.manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; Karabük 1/125.J.Er Eğt.A.Kh.Srv.Bl.K.lığında askerliğini yapmakta olan davacının 23 Şubat 2001 günü saat 06.00 - 06.15 sıralarında görev yeri olan levazım II.Kademe Komutanlığına ait barakada bulunan malzeme ve soyunma odasına geldiği, burada bulunan ve sorumlu olduğu sobayı tinerle tutuşturmak isterken sobadan çıkan alevin parlayarak ateş alması sonucu tiner tenekesinin patladığı ve yangın çıktığı, binanın dışındaki nöbetçilerin müdahalesi sonucu yangının söndürülerek yanmaya başlayan davacının kurtarıldığı, ağır şekilde yaralanmasından dolayı tabur ambulansıyla derhal Ankara Mevki Asker Hastanesine sevk edildiği, yapılan tetkik ve tedavi işlemleri ile operasyonlar sonucu GATA Hastanesi Sağlık Kurulunun 23 Mayıs 2001 gün ve 4867 sayılı raporu ile hava değişimi verildiği, ikinci hava değişiminin ardından 20 Eylül 2001de hastaneye yatırıldığı, son olarak GATA Asker Hastanesinin 26 Eylül 2001 gün ve 11206 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile Eski %33 2nci ve 3ncü derecede alev yanığı tanı ve 1. Hayati tehlike geçirmiştir. 2. Altmış gün iş ve gücünden kalır. 3. Uzuv zafiyeti ve tadili vardır. 4. Çehrede sabit eser mevcuttur. 5. D/65 F-7 Askerliğe elverişli değildir. Kararı verildiği, davacının terhis edildiği, yapılan idari tahkikat neticesi davacı hakkında emre itaatsizlik süsünden dolayı Alay Disiplin Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin 27 Eylül 2001 gün ve 2001/40-122 sayılı ilamı ile davanın zaman aşımından dolayı düşmesine karar verildiği, ayrıca görevde astını gözetim görevini ihmal suçundan dolayı kusurlu bulunan Bölük Komutanı Vekili ve Kademe Komutanının disiplin amirleri tarafından hapis cezasıyla tecziye edildikleri anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 125 nci maddesi gereğince; İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Soba yakmakla görevli olan davacının soba yakarken tiner kullanması nedeniyle sobanın alev alıp patlaması sonucu yaralanması olayında idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak yaralanma olayının meydana gelmesinde, davacının tinerle soba yakılmamasına ilişkin emir ve talimatlara aykırı hareket ederek sobayı tinerle yakmaya çalışmasının rol oynadığı bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacıya T.C.Emekli Sandığınca Emekli Sandığı Kanununun 12 nci maddesinin (k) bendi uyarınca bağlanacak aylık ve ödenecek tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilmektedir. Zira askerlik hizmetini ifa ederken yaralanıp sakatlanması nedeniyle maaş bağlanan davacının askerlik öncesinde emekli sandığına bağlı kişiler gibi prim ödemesi bulunmamaktadır. Bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 29 Ocak 2003 tarihli yazısından Genel Müdürlüğün 03 Haziran 2002 tarih ve 576510 sayılı işlemi ile 01 Kasım 2001 tarihinden itibaren davacıya 367.670.000 TL. 1nci derece TSK.Vazife Malüllügü aylığı bağlandığı, en son olarak 01 Ocak 2003 tarihinden itibaren 641.820.000 TL.ye yükseltildiği, 2001 yılı için (2 aylık) 202.000.000 TL., 2002 yılı için (12 aylık) 1.372.000.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacının zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 14 Nisan 2003 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacının maddi zararının 135.712.610.379 TL., toplam maddi yararının 173.455.672.014 TL. olduğu, davacının zararlarının maddi yararlarla fazlasıyla karşılandığı, maddi tazminat hak edişinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, Mahkememizin yerleşik kararlarına, tespit ettiği kıstaslara, içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duymaya devam edeceği acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı .................in maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2. Takdiren ve müterafık kusuru nazara alınarak davacıya 2.000.000.000 TL (İKİMİLYAR TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 23 Şubat 2001 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzde elli beş), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz) yasal faiz yürütülmesine,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 60.000.000 TL (ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan 1.229.960.000 TL (BİRMİLYARİKİYÜZYİRMİDOKUZMİLYONDOKUZYÜZALTMIŞBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 40.000.000 TL. (KIRKMİLYON TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE
8. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesaplanan 200.000.000 TL. (İKİYÜZMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
25 Haziran 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy