(1602 S. K. m. 43)
Davacılar vekili 23 Ocak 2002 tarihinde İstanbul Dördüncü İdare Mahkemesine verdiği ve bu kanalla 28 Ocak 2002 tarihinde AYİMde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını olan Lv.Er ....................ın askerlik hizmetini yaptığı 70. Mknz.P.Tug.Dst.Kt.Lv.BL.K.lğı ile birlikte Kuzey Irak da yapılan sınır harekatına katıldığı 22 Haziran 1997 tarihinde arkadaşı Lv.Er ....................ın kendisine bir arkadaşı tarafından verilen Silahlı Kuvvetler envanterinde bulunmayan bir silahı gösterdiği sırada patlaması sonucu ölmesi nedeniyle toplam 20.000.000.000 TL. maddi ve 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası AYİM Genel Sekreterliğinin 21 Mart 2002 tarih ve 2002/127 İd.Ks. sayılı yazısı ile ilk incelemede dava açma süresinin geçirilmiş olması nedeniyle bu hususta bir karar verilmek üzere Dairemize intikal ettirilmiştir. Davada görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle işin esasına geçilmeden önce davanın AYİM. nin görevinde olup olmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı Kanunun 43 ncü maddesinin birinci fıkrasında İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler denilmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını Er ....................ın askerlik hizmetini yaptığı 70.Mknz.P.Tug.Dst.Kt.Lv.Bl.K.lığı ile birlikte Kuzey Irakda yapılan sınır harekatına katıldığı, 22 Haziran 1997 tarihinde arkadaşı Lv.Er ....................a kendisine bir arkadaşı tarafından saklanmak üzere verilen ve Silahlı Kuvvetler envanterinde olmayan bir silahı gösterdiği esnada silahın patlaması sonucu öldüğü anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin 1602 sayılı AYİM Kanununun 43 ncü maddesine göre müteveffa ....................ın ölüm tarihinden itibaren bir yıl içerisinde idareye başvurması, başvurmadan sonra yasal süreler içerisinde davasını açması gerekirken 09.10.2001 tarihinde idareye başvurduğu, 22.10.2001 tarihinde eksiklerin giderilmesi yönünde cevap verildiği ve istenen evrakların davacılar tarafından 12.11.2001 tarihinde idareye gönderildiği, 23 Ocak 2002 tarihinde İstanbul Dördüncü İdare Mahkemesine verilen ve 28 Ocak 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dilekçe ile dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davacılar vekilinin zararın doğduğu müteveffa ....................ın ölüm tarihi olan 22 Haziran 1997 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde idareye başvurmayıp, bir yıllık mecburi idari müracaat süresi geçirildikten sonra 9.10.2001 tarihinde idareye başvurduğu ve yasal süre geçirildikten sonra dava açıldığı anlaşıldığından davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy