(2955 S. K. m. 44) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 131)
Davacı 19 Mart 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Haziran 1999 tarihinde dahil olduğu bir olay nedeniyle Ankara adliyesinde hakkında bir dava açıldığını, devam etmekte olan bu dava sebebiyle TUS sınavına girmesine müsaade edilmediğini, 2000 yılındaki müracaatı onaylandığı halde 2001 ve 2002 yılı müracaatlarının onaylanmadığını, mesleğinde ilerlemesine, bilgi ve tecrübesini arttırmasına müsaade edilmediğini belirterek, Tıpta Uzmanlık Sınavına giriş izni verilmemesi işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM İkinci Dairesinin 01 Mayıs 2002 gün ve Gensek No: 2002/474 Esas No: 2002/201 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun Lisansüstü öğretimin usul ve şartları başlıklı 44 ncü maddesinin (a) bendi , lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yüksek lisans, doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler, Üniversitelerarası Kurulca tespit edilecek esaslar dikkate alınarak hazırlanacak yönetmelikte belirtilen ilkelere göre Gülhane Askeri Tip Akademisi Komutanlığınca açılacak sınavla seçilirler hükmünü amirdir. 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununa istinaden hazırlanan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin Tıpta Uzmanlık Eğitim - Öğretimi başlıklı 131 nci maddesinin ikinci fıkrasında; sınavlara girebilmek için birinci, ikinci ve üçüncü sicil amiri tarafından nitelik belgesi düzenleneceği, müracaat eden subayların sınavlara girip giremeyeceği hakkındaki nihai kararın, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığındaki şahsi dosyalarının ve nitelik belgelerindeki kanaatlerin incelenmesinden sonra Kuvvet Komutanlıklarınca ve Jandarma Genel Komutanlığınca verileceği belirtilmiştir.
2955 sayılı GATA Kanunu ile; tıpta uzmanlık eğitimi yapmak isteyenlerin yönetmelikte belirtilen ilkelere göre sınavla seçilmeleri esası getirilmiş, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 131 nci maddesinde ise, müracaatta bulunan subayların sınava girip giremeyeceği hakkındaki nihai kararın şahsi dosyalarının ve nitelik belgelerinin incelenmesinden sonra Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığınca verileceği belirtilmiş, dolayısıyla bu konuda bu makamlara takdir yetkisi tanınmıştır.
Takdir yetkisi, genellikle idari makamların belli olaylar karşısında şu veya bu kararı almakta özgür olduğu, bu kararlar arasında seçim hakkına sahip bulunduğu şeklinde anlaşılmaktadır. Kamu hizmeti, kamunun yararına olacak şekilde yürütülür. Hizmetin hangi ve ne nitelikteki personel eliyle yürütüleceğini seçmede takdir hakkı hiç kuşkusuz idareye ait ise de; kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı, arasında bir denge kurulması zorunluluğu takdir yetkisinin sınırlarını oluşturmaktadır. Takdir yetkisinin bulunduğu hallerde dahi bunun amaca uygun objektif ve gerçek kıstaslara bağlı olarak kullanılması gerekmektedir.
Dava dosyası ile davacıya ait Kuvvet özlük ve sicil dosyasının incelenmesi sonucunda; davacının 30 Ağustos 1998 tarihinde tabip teğmenliğe naspedildiği, Tunceli 4 ncü Komando Tugay Komutanlığı emrinde görev yaparken Nisan 2002 yılı Tıpta Uzmanlık Sınavına girmek için müracaat ettiği, hakkında birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirlerince usulüne uygun olarak düzenlenen nitelik belgesinin, Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderildiği, Kuvvet şahsi dosyasında yapılan inceleme sonucu; 1999 yılında işlediği para karşılığında A.B.D. Büyükelçiliğinden vize almak amacıyla sahte evrak düzenlemek eyleminden dolayı Ankara Adliyesinde açılan ve devam etmekte olan bir davasının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine davacının sınava girişinin uygun görülmediği ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının 18 Şubat 2002 gün ve PER:9453-113-02/Muh.Hiz. Ds.Snf.Atm.S. (Sağ.Ks.) sayılı yazısı ile bu hususun davacıya bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacının Tıpta Uzmanlık Sınavına girmesinin uygun görülmemesi işleminin, evrakta sahtekarlık gibi yüz kızartıcı bir suçtan yargılanması nedeniyle tesis edildiği, 2955 sayılı GATA Kanununun 44 ncü ve GATA Yönetmeliğinin 131 nci maddeleri uyarınca nihai karar mercii olan Kara Kuvvetleri Komutanlığınca tesis edilen bu işlemin idarenin takdir yetkisi sınırları içinde bulunduğu, dolayısıyla tesis edilen işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy